Aklımızı başımıza alma zamanındayız

29 Eylül 2017 Cuma

Hafta başında Viranşehir Adliyesinde gözaltında olan müvekkili ile görüşmeye çalışan ve Baro Başkanı olan avukata polisin şiddet uyguladığı ifade edildi.

Baro başkanına kelepçe vurulduğu da iddia ediliyor. Olaylar hakkındaki farklı beyanlar var ama en hafifine göre bile en azından iteklenerek uzaklaştırılmış yani sürüklenmiş olduğu anlaşılıyor.

Hukukçular Derneği açıklaması ile iddialar doğrulanmamış olsa, kaynağında ayrıca bir doğrulama yapmadan bu iddiaları dikkate almazdım.

Hukukçular Derneği son derece saygın bir sivil toplum kuruluşudur.

Yani sağlam kaynaktır.

Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu her süreçte sahadaydılar ve ihanete karşı ne zaman duvar örülmesi gerekse bu duvarın temeli oldular.

Spontane geliştiği anlaşılan olayda polis memurunun veya amirlerinin ilgili savcılıktan talimat almadan bir avukata zor kullanması yanlış bir davranıştır.

Ceza yargılamasına hakim olan ilkeler herhangi birinin kafasındaki fantezilerden yola çıkarak çalakalem yazdığı kurallar değildir.

İnsanlığın binlerce yıllık tecrübelerine dayanan milyonlarca deneme yanılmanın sonucunda ortaya çıkan sonuç ölçülerdir.

Bazen bu ilkelerin ortaya çıkan tehdidi bastırmada yetersiz kaldığı zaman olur. O zaman da tehlike ile orantılı olarak kuraldan sapma olabilir.

Ama her olayı hatta sıradan bir olayı bile olağanüstü koşullar için gereken davranış şekilleri ile karşılarsak doğru davranmış olmayız.

Bir adi suç soruşturmasında avukatın davranışı derhal önlenmesi gereken vahamet derecesinde değilse ilgili savcının onayı olmadan avukata güç kullanılmamalıdır.

Örneğin avukat silahı çekmişse eylem tamamlandıktan sonra sonuçları ortadan kaldırılamayacak kadar vahim bir durum varsa hiç kimseden talimat almadan müdahale edilebilir.

Veya ihanet örgütü adına avukatlık kisvesine bürünerek sanıklar manipüle edilmeye çalışılıyorsa müdahaleyi anlarım.

İddia adi bir suç soruşturmasında avukatın gözaltındaki müvekkili ile görüşmek için ısrar ettiği yönünde.

Ne var bu davranışta sert müdahale etmeyi gerektiren.

Velev ki; iddia doğru olsa bile bu davranış derhal müdahale edilmesi zorunlu bir davranış mı?

Avukatlara soruşturma işlemlerinde imtiyaz ve münhasırlık tanıyan kural savunma hakkının özünü korumayı amaçlayan bir kuraldır.

Burada korunan avukatın mesleki statüsü değil avukatın mesleki statüsü aracı kılınarak korunmaya çalışılan kişi özgürlüğü ve haklarıdır.

Avukata karşı zor kullanılamaz mı? Elbette kullanılabilir. Ama derhal müdahaleyi gerektiren vahim durumlar dışında bu kararı polis veremez ya da vermemelidir.

Bahsedilen saldırgan davranışları gösterenler ve buna izin verenlerin yaptığı yanlıştır.

Ben şahsen Viranşehir Emniyet Müdürünün ve Viranşehir Başsavcısının bu saldırganlığa hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak bir hız ve etkinlikte müdahale etmesini beklerdim.

Bir tolerans gösteriyorlarsa şunu bilsinler ki, gösterdikleri tolerans yarın kendilerine yapılacak hukuk dışı davranışların zeminini oluşturur.

Polis kardeşlerimiz bizim canlarımız. Ama bilmemiz lazım ki kurallara sadık kalınmazsa ve eline yetki alan bunu kafasına göre genişletirse hiçbirimiz rahat yüzü göremeyiz.

Türkiye’nin yüz yüze olduğu ihanete karşı konulması için sağlanan genişliği ilgisiz alanlara doğru genişletme arayışında olanlar FETÖ mücadelesine en büyük zararı verirler.

Mücadelenin itibarını tehlikeye atanlara karşı açık ve net bir şekilde karşı çıkabilmeliyiz.

FETÖ mücadelesi için kullanılması gereken araçlar amacı dışında kullanılmamalı.

Yargı ve emniyet teşkilatında yetkilerin amacına uygun kullanım oranı çok çok yüksektir.

Emniyet teşkilatı algıda zedelenmeye yol açma potansiyeli taşıyan bu tür arızi davranışlara herkesten önce tepki vermeli.

Olayların iç yüzünü ayrıntılı olarak bilemiyoruz.

Olayları yakından izlemekte zorlandığımız zamanlarda da referans sivil toplum kuruluşlarının üstlenecekleri fonksiyon çok önemli ve çok değerli oluyor.

Hukukçular Derneği çok doğru bir adım attı ve uzaktan anlamakta zorlandığımız bir konuyu sağlam bir kaynak olarak önümüze koydu.

Bu misyon çok önemlidir.

Kamu yönetiminin dışardan denetimi en az içinden denetimi kadar önemli bir konudur.

Bu zamana kadar dışardan denetim misyonunu siyasi karşıtlık için araç haline getirenler dışardan denetimin ciddiyetini ve inandırıcılığını yerle bir ettiler.

Siyasi karşıtlığa dayalı ideolojik saldırganlıktan sıyrılmış dışardan denetim misyonuna sahip çıkmamız ve desteklememiz gerekiyor.

Kamu yönetimi hiyerarşisine tabi olmayan ama olayları siyasi karşıtlık temeline hapsetmemiş dışardan denetim misyonunun ayağa kaldırılması gerekir.

Hukukçular Derneği’nin açıklaması aynı zamanda bu misyonun ayağa kaldırılması için çok çok önemli bir adımdır.

 

  • Günaydın. Saklambaç. Gırgır. KelebekGünaydın. Saklambaç. Gırgır. Kelebek1 ay önce
    Günaydın.