Adiliğin de bir sınırı var

01 Aralık 2017 Cuma

Bu Zarrab denilen şarlatanı kukla haline getirenlerin oynadıkları tiyatronun aslında bazı iyi tarafları da var.

En azından Amerika denilince aklınıza gelmesi gereken en son şeyin hukuk devleti olduğunu, Amerika’nın Türkiye’de yaşayan azat kabul etmez köleleri söz konusu olunca aklımıza gelmesi gereken en son şeyin zeka olduğunu, ana muhalefet söz konusu olunca da aklımıza gelmesi gereken son şeyin akıl ve vicdan olduğunu net olarak görmemizi sağlıyor. 

Hiç taraf gözlüğü ile bakmaya falan gerek yok. Zarrab davasındaki tiyatroya da bakın, bizim en acımasız şekilde eleştirdiğimiz davaların yargılamalarına da bakın. Yan yana koyun akıl ve vicdan süzgecinden geçirin. Amerikan yargı sistemi bizimkinden daha ileri diyebiliyor musunuz?

İnternetten canlı yayınlanan tiyatronun benzeri bir yargılama Türkiye’de yapılsa elektrik şoku yemiş gibi zıplayacakların sesi niye çıkmıyor. Veya sesi çıkanlar bu yargılamayı Amerika’ya bırakmamalıydık gibi, sanki belirli durumlarda bizim vatandaşlarımızın Amerikan yargısı tarafından yargılanması meşru ve hukuka uygunmuş gibi davranıyor. 

Modern yargılama ilkelerinin bir tekinin bile korunmadığı bir yargılama biçimini ya anlamayacak kadar gerzekler, ya anladıkları halde bundan bir fırsat doğar mı diyecek kadar alçaklar, ama her iki halde de ülkelerinin egemenliğine yapılan bir saldırıyı bile çıkar aracı olarak görecek kadar hainler.

İngiliz Muhipler Cemiyeti bile bunlar kadar aptal, bunlar kadar vicdansız ve bunlar kadar hain değildi.

Ama bilsinler ki, maşeri vicdan denilen bir kavram var ve vicdan devreye girince bütün kumpaslar çöküyor.

Ana Muhalefet Partisinde bir siyasi akıl olsaydı, öncelikle kendi vatandaşı, kendi ülkesinin eski bir bakanı hakkında Amerika’da yargılama yapılmasını kendisi için bir onur meselesi yapardı.

Amerika’da yapılan yargılama, Türkiye’nin egemenlik yetkilerine yapılmış çok çok açık bir savaş ilanıdır. Hiç kimse farkında değil ama Amerika’nın yaptığı haydutluk uluslararası hukukun bilinen tüm değerlerini ayaklar altına almıştır.

Şu anda yapılmakta olan bir denemedir. Yakın zamanda göreceksiniz Amerikalı savcılar, dünyanın her yerinden insanlar hakkında Amerika’da soruşturma yapmaya başlayacak.

Dünyanın geriye kalanının tamamı yakın zamanda Amerika’nın post modern işgal planının vahametini ve Türkiye’nin mücadelesinin değerini görmeye başlayacaktır.

Yargılama yetkisi egemenliğin en temel parçasıdır. İşgal dediğimiz şey, devletin egemenlik yetkilerinin bir başkası tarafından gasp edilmesidir. Eğer egemenlik yetkilerinden bir kısmı yabancı bir devlet tarafından hukuka aykırı olarak kullanılmaya teşebbüs edilmişse, bu çok çok çok açık bir işgal girişimidir.

Türkiye’nin yargılama yetkisinin Amerikan mahkemeleri tarafından kullanılabileceğini iddia eden kim varsa da açık bir şekilde vatan hainidir.

Ana muhalefet partisinin öncelikli görevi kendi ülkesinin anayasal nizamına ve devletinin kurucu unsuru olan egemenlik yetkisine, bu yetkinin münhasırlığına yapılan saldırıya karşı çıkmaktır.

İddiaların doğru olmadığı da açık. Velev ki de iddiaların tamamı doğru olsun. Yine de Amerika’daki tiyatroyu meşru görmek vatan hainliğidir.

Çünkü yapılan iş kendi aklına göre doğru çalışmadığını iddia ettiği yargı organlarının yerine Amerikan yargısını göreve çağırmak ve yasadışı bir şekilde durumdan vazife çıkaran Amerikan yargı güçlerinin müdahalesini meşru görmektir.

Türk polisi yerine FBI’ı yani Amerikan polisini davet edenlerin yaptıklarının, Türk askeri yerine Amerikan askerini göreve çağırmaktan ne farkı var.

İnsanda biraz onur şeref ve milli duygular olur. Amerikancı vesayet odaklarının kılavuzluğunda varacağınız yer milletin gönlü ve vicdanı olamaz.

İleri sürdüğünüz hiçbir gerekçe, Türkiye’nin post modern yöntemlerle işgal edilmesi çağrınızı meşru kılmaz.

Hiç kimse Recep Tayyip Erdoğan’ı sevmek ve desteklemek zorunda değil. 

Ama adiliğin de bir sınırı var.

 

  • İsokaptanİsokaptan1 ay önce
    Sade vatandaş! Yazar diyor ki; bu dava ile Türkiyenin egemenliğine saldırı var. Bunun neyini anlamıyorsun?