ABD’nin yaptığı haydutluktur

15 Eylül 2017 Cuma

E

ski Ekonomi Bakanımız Zafer Çağlayan hakkında, Türkiye’de gerçekleştiği iddia edilen bir suçlama nedeniyle ABD de dava açıldı ve hatta tutuklama kararı verildi.

İlginçtir. İran’a uygulanan ambargoları delmekle suçlanıyorlar ama davanın sanıkları arasında hiçbir İranlı yok.

Bu karar gösteriyor ki, söz konusu Amerika ise konuşacağınız son şey hukuktur.

Hiçbir kimse hatta ABD’nin azat kabul etmez köleleri bile bu tabloyu akılla, mantıkla, taktikle, strateji ile yakın orta ve uzun vadeli çıkar ilişkileriyle hatta herhangi bir mantıklı bakış açısıyla açıklayamaz.

Amerikalı savcılar ve hakimler, egemen bir devlet olan Türkiye’nin yargılama yetkisini ellerine alabilecekleri iddiasındalar.

Yargılama yetkisi devletin egemenliğinin en temel göstergesidir. Bir devletin yargılama yetkisini elinden alırsanız geriye zaten bir şey kalmaz. Veya geriye kalan şeyin adı devlet olmaz.

Amerikan yargı organları özet olarak dediler ki; Nerede bir suç işlenirse işlensin, hatta nerede bir suç işlendiği iftirası olursa olsun suçlanan kimseler hakkında Amerikan devleti yargılama yetkisine sahiptir.

Amerika’nın yargı yetkisi dünyanın tamamını kapsıyor ise, sınırların, ülkelerin devletlerin bir önemi kalıyor mu?

Amerikan devleti bu kararla sadece Türkiye’nin egemenliğine bir saldırıda bulunmadı. Dünyanın geriye kalanına verilmiş bir mesajdır bu. Amerikan devleti, kendi topraklarına meydana gelmemiş bir olay ile ilgili yargılama yetkisine sahip ise, dünyanın geriye kalanı Amerikan istilasına girmiş demektir.

Hiçbir devlete egemenlik alanı tanımayan bu saldırganlık çok çok çok açık bir şekilde ABD’nin dünyanın geriye kalanını sömürge olarak gördüğü anlamına da geliyor. 

Bu davranış bir sınamadır. Bir test çalışmasıdır. Bir emsal yaratma arayışıdır. İstedikleri emsali yaratırlarsa, dünyanın hiçbir yerinde Amerikan saldırısından korunaklı alan kalmaz. Artık hiçbir devlet bundan sonra egemen bir devlet gibi davranamaz ve hukuktan bahsedemez. Amerika modern dünyanın temelini oluşturan milletlerarası hukuku zehirli iğne ile idam etmiştir.

Amerikan yargı organlarının bu kararı, insanlık tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir. Amerikalılara göre bu saatten sonra milli devlet yoktur.

Türkiye’nin bakanı hakkında tutuklama kararı verenler yarın Alman başbakanı hakkında da, Fransa Cumhurbaşkanı hakkında da, hatta İngiltere Kraliçesi hakkında da tutuklama kararı verme yetkisini kendisinde görüyor demektir.

Dünyanın birçok yerinde, Almanya ve ABD gibi ilkel devletler dışında kalan devlet sistemlerinde siyasi iktidarlardan bağımsız çalışan yargı organları, uluslararası siyasetin yeni tayin edici merkezleri haline getirilmiştir. Bunun hangi sonuçlara yol açtığını göreceğiz.

Ama şunu akıllarından çıkarmasınlar ki, bu saldırganlık en büyük zararı da Amerikan devletine verecektir.

Yarın dünyanın bir yerinde, savcının biri Amerikalı bir siyasetçinin, Amerika’daki bir davranışı için tutuklama talep eder ve hakimin biri de bu tutuklama talebini kabul ederse göreceğiz bakalım neler olacak.

Aslında Amerika’nın açtığı bu yolun faydaları da olacak. Demek ki haydutlar dünyanın her yerinde yargılanabilecek. Dünyanın geriye kalanını yaşanmaz hale getirenler hakkında bir şey yapılması için demek ki ait oldukları ülkelerin harekete geçmesini beklemek zorunda değiliz.

Amerikan devletinden maaşlı haydutların dünyanın her yerinde terör örgütleriyle, çıkar amaçlı suç örgütleriyle, insan kaçakçıları ile, uyuşturucu kaçakçıları ile, fuhuş çeteleri ile, kumar çeteleri ile, kara para patronları ile suç baronları ile kurdukları her ilişkiyi Türkiye’de yargılama yetkisine sahip olduğumuz da anlaşılıyor.

Onlar madem bizim ülkemizden istediklerini hakkındaki suçlamanın ne olduğuna bakmadan yargılama yetkisine sahip olduklarını düşünüyor.

Demek ki aynı yetkilere biz de sahibiz.

Bu yönüyle de aslında çok iyi oldu.

 

  • Fatih Fatih 2 ay önce
    Biz de Feto yu istiyoz ama vermiyorlar Bizde bakanımızi vermeyiz o kahpelere yedirtmeyiz