Mahmurluktan mıdır aceb?..

09 Kasım 2017 Perşembe

Dadaloğlu Dadaloğlu, yarın kavga kurulur,

Öter tüfenk, davlumbazlar vurulur,

Nice koç yiğitler yere serilir,

Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir…

   Sümmaniyem oldum tal’an,

   Nice gurbet elde kalam,

   Bir küçücek şevk’i balam,

   Dadaş der de ağlar mo’la?

Dadaloğlu ve Sümmani’ler ve daha nicelerini orta mektep birinci sınıflardayken okuyup hocalarımızdan da anlam ve yorumlarını öğrendiğimiz, kimisi  eşkıya kimisi de Evliya olan bu can dostlarıyla gıyaben tanımıştık…

Şimdilerde devletlüler maarifi ayaklarına çarşaf misali dolaştırdıklarından, yeni yetmeler, bırakın bu değerlerle tanışmayı, iki satırlık bir istida bile yazamıyorlar…

Her neyse, kafa şişirmeyelim…

Eskinin parlamenter sisteminde hükümetler bir tasarı hazırlar ve Meclis’e gönderirlerdi. komisyon ve Genel Kurulda uzun boylu kavgalı döğüşlü tartışmalar sonucu bu tasarılar kabul edilirdi…

Edilirdi edilmesine de, beğenilsin benimsenmesin, millet de bunun aslını astarını iyi kötü öğrenirdi…

Şimdi torbalı günlerde yüze yakın meseleler torbalanıyor ve bir iki gecede kanunlaşıveriyor. Kavga döğüş tartışılmadığından, nedir, ne değildir kimselerin pek haberi yok…

Meclis terzisi büyükçe bir torba hazırlıyormuş. Zonguldak Havzası, bunun içine sığdırıldığında mevcut faal ocaklarla, ocak açımı için uygun araziler  özelleştirilecek. Gerektiğinde taşerona da devrolunacakmış. Söylentilere göre devlet bu işlerden de elini ayağını çekecek…

Devletin taş kömürü ocaklarında çalışan işçileri de, isyan anlamında değil, bu torbalamayı protesto anlamında maden ocaklarından bir süre çıkmadılar…

Atatürk, Cumhuriyet’in ilk fabrikalaşma döneminde Sümerbank’ı kurarken, bu gibi işler için büyük sermayeden bahseder. Özel kesim henüz fukara olduğundan büyük yatırımlara devlet teşebbüs eder, bilahare özel kesim zenginleştiğinde onlara devredilmesini ister. 

Kısacası, özelleştirme, Atatürkçülüğün omurgasıdır…

Kırklı yıllardaki sıkıyönetimli rejim, kısmen de olsa Sümmani ve Dadaloğlu’nu tanıtırken, sola da sağa da şiddetle karşı idi ve bu değerleri es geçti…

Halk ise Müslüman olduğundan, Kiramen Katiplerinden mülhem, kendinin sağcılığına hükmetti. Akşamcı beynamaza da solculuğu bıraktı. Bu yanılgı hâlâ devam edip gider…

Sonraları servet düşmanlığıyla nikah kaçkınlığı, solculuğundan ötürü komünistlik sayıldı ve kundura tamirciliğiyle mahalle bakkallığı da helalinden kazanç sahası…

Her devirde devlet büyükleri, çevresindeki bazı kişileri ellerinden tutarlar. 20’li yılların Dadaloğlu ile Sümmani’lerin pek tanıtılmadığı günlerinde göze girmiş bir kısım bakkalların ellerinden tutulunca, bunlar, İzmir İktisat Kongresinin desteğiyle hadsiz hesapsız sermaye biriktirdiler… 

Kendinin sağcılığına hükmeden muhafazakar halk, bilgisizliğinden olacak, bu birikim sahiplerini kundura tamircisi Ahmet Amca ile eş tuttu. “Allah Yürü Ya Kulum! demiş, helal olsun” temennisiyle, elinden tutulan Bakkal ve Bakkalları kutsayıverdi…

Artık özel sektöre devredilecek devlet işletmelerinin devir zamanı, gelmişti.. Özelleştirmeler birbirleri ardından sıraya giyotine verildiler…

İlk zamanlar, Musallinin iktidar sahasından uzak tutulduğu ilk zamanlar, vasat muhafazakar kendini sağcı ve akşamcıyı da solcu bilirdi ya, sonra onlar da anladı ki, bu tasnifte bir terslik var!..

Bu sıralarda da İdris Küçükömer, bu kabil anlayışlardaki tersliği açıkça belirtti… 

Solcular sağcılaştı, sağcılar da solcu olup çıktılar….

Peki, “Ya Atatürkçülük ne oldu?”…

2002’den bu yana yapılan özelleştirmeler, Atatürkçülüklerine toz kondurtmayan asker-sivil politikacıların devrinde yapılan özelleştirmeleri üçe beşe katlamış… 

Aynı terslik Atatürkçülükte de söz konusu olmalıydı…

 

  • DURMAK YOK YOLA DEVAMDURMAK YOK YOLA DEVAM7 gün önce
    Demokrasi bu hocam. Nereye kıırsan esnerve uyar. Atam sen rahat uyu. İzindeyiz. İzin yapa yapa mahmurlaştık. Durmak yok yola devam. Allah hidayetten ayırmasın. İnna lillahi ve inna ileyhi raciun. İsteyene cennet, isteyene cehennem. Buyrun alın.Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • Ağlayana Sümerbank MendiliAğlayana Sümerbank Mendili7 gün önce
    Atatürk.., Sümerbank.., gözlerim dolu dolu hatırladım o mutlu günler! (Yaş elli, ama boşver, at gitsin)