İhanet üzerine…

02 Kasım 2017 Perşembe

Devlet Başkanları Tayyip Erdoğan geçenlerde bir vesileyle konuşurken “İstanbul’a ihanet ettik, hatalarımız olmuştur” havalı cümleler kurmuştu. Bunun üzerine Kemal Kılıçdaroğlu karşılık verircesine, “ihaneti”, vatan hainliği anlamında yorumlayarak, açıvermişti ağzını…

Hainlerin cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturmaya haklarının bulunmadığı, bulunamayacağı” haykırışının üzerine bir de, “erken seçim” restinin, kendisini kan ter içinde bırakan yıpranışını seyretmiştik…

Eşyaya bakışlar sabit bir hat üzerinden tek yönlüdür. Namludan fırlayan mermi de, gez-göz-arpacık hattı üzerinden ve tek yönlü ilerleyip gider. Ne zaman ki, ilk hızı düşer ve yer çekimi de barutun tazyikini amortisör misali düşürmeye başlayınca, merminin düz hattı da aşağıya doğru kıvrılacağından, en sonunda takattan kesilerek yere çakılır…

İnsan da böyledir işte. İlk görüp işittiğinde, ya memnuniyetinden patlayarak kabuğundan sevinçle fırlayıp bayram etmeye başlar, ya da, ne yapacağını bilemez halin perişanlığıyla çöküp yığılıverir kıçının üzerine. Umudunu geleceğin fırsatlarına bağlayarak sesini keser ve teselli bulur…

Siyasetin de ilk hızı ile yer çekimi arasındaki etki tepki ilişkileri aynen böyledir. Savrulan salvolar hedefine isabet etsin ya da karavanaya toslasın, cephenin bir tarafını coştururken, karşı tarafını da çöktürür...

Tayyip Erdoğan’ın “İstanbul’a ihanet ettik, yanlışlar yaptık’ sözlerini göklerden gelen bir destekmiş gibi algılayarak geriye salvolayan Kılıçdaroğlu, iki cephe arasında meydana gelen mütarekeye benzer kısa sessizliğin süresini uzatmaya yatınca, anlaşıldı ki, savaşın bu cephesinde Kılıçdaroğlu’na ekmek yok

Komutan Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın tevazuen kullandığı “yanlışlık ve ihanet” kavramlarına dört elle sarıldı. Ele geçirilen silahları tekrar karşı tarafa kullanmaya kalkıştığında, bunları vatan hainliğine dönüştürmekte bir sakınca görmedi…

Vatan hainlerinin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturmaya hakları yoktur” haykırışıyla sandı ki, “savaşı kazandı”!...

Oysa, “ Şehre ihanet ve yanlış hizmetten murad”, şehrin mimari hizmetlerinde üslup olarak ufki gelişme yerine şakuli üslubun kullanılması imiş…

AKP Grup Başkan Yardımcısı Bülent Turan’ın yaptığı fil tarifine göre, şehrin dikine yükselmesi hariç, İstanbul’da her şey fevkal beşer, memnuniyet verici bir tarzda sürüp gidiyormuş…

Yaşayan her sınıftan insanın kendine göre bir fil tarifi vardır. Kişinin çıkarı, tarifini şekillendirir… İçme ve kullanma suyumuzu temin amacıyla haftada bir, sabahın kör karanlığında yola çıkar ve Çubuklu’da sıraya girip bidonlarımızı doldurduktan sonra Boğaz’ı aşarak Yedikule’ye geri dönerdik…

Kızımıza gidelim dediğimizde de, Samatya’dan Okmeydanı, kırk dakikamızı alırdı….

Şimdi Elhamdülillah, belediyenin musluk suyunu kullanıyorum. Kırk dakikalık yol da on beş dakikaya indirilmiş idi. Evet, maalesef indirilmiş idi…

Lakin şimdiyse, Dört-dörtbuçuk saatlik Şişli-Bursa arasının, Şişli’den Köprü girişine kadar olan iki üç kilometresi, bir saatimizi alıyor…

Polis olsun sivil olsun, arabasına kırmızı-mavi üstünlük çakarını taktırıp da yollara düşen saygısızlara göre, mutluluğun ölçüsü yok. Meclis lokantasından taam edenler de, damdan düşmediklerinden, İstanbuldamzedelerinin hallerinden anlamazlar. Anladığını söyleyenler çıkarsa, onlar da, laf olsun torba dolsuncudur, laflarına itibar edilmez…

Bu itibarla deriz ki,

Devlet Başkanlarıyla CHP başkanlarının kendi aralarında sürdüregeldikleri meydan atışmaları, millete etkisi bakımından, faydasız kayıkçı polemiğinden başkaca bir şey değildir… 

Farkındasınızdır, et meselesini deli güllabiyeciliğine çevirdiler. Şimdiki Tarım Bakanımız da zincir mağazalarında karkas et satışına başlayacakmış… 

Besiciden okkası 25 liradan alınacak yerli ırk sığırlar, devlet salhanelerinde kesilecek ve büyük mağazalarda otuz lira civarında halka satılacak (mış)…

Yesin de semirsin halk…

Nerede bu yerli sığırın bolluğu, yahu…

Allah’ınızı severseniz, milletle değil, halkla dalga geçmeyin…

 

  • Ali MertoğluAli Mertoğlu21 gün önce
    Sizleri tebrik ederim. Gönülden. Bu dönemde hükümeti korkmadan eleştirebilen nadir medya kuruluşlarından birisiniz.