Başbakan Erdoğan’a, Dolmabahçe’de Sarayın direksiyon minderine oturmuş, özel imal aynasıyla “Bahçe tipi” vapurlardaki kadınları dikizliyor iddiasında bulunuluyor.

Erkek milletine “dikizci”lik suçlaması yapılır da..

Hiçbir erkek, akşamları ailecek gittikleri lüks restoranları  bulaşıkhane ve mutfaklarını dikizleyecek erkekliği gösteremez...

Bulaşık yıkamada kullandıkları temizlik malzemesi nedir, deterjan mıdır, yoksa  ninemizin kullandığı mis kokulu beyaz kalıp sabun mu?!  
    
“Dolmabahçe”nin dikiz aynasını “Paşabahçe”nin güvertesine ayarlamak mümkün müdür sizce!...

“Dolmabahçe” dolmuş arabası mıdır ki, direksiyon başındaki Erdoğan, arka koltuktaki kadınları dikizlemeye kalkışa..

Dolmuş şoförü arkada oturan kadınların suratından başka bir yerine aynasını ayarlayamazken, nasıl olur da, arada derya deniz, karadaki köşk minderinden vapur güvertesindeki kadının bedenine hulul eyleye...

Keskin nişancının tüfeğindeki gece görüş dürbünü görüntüye yakaladığı objenin çeperinden öteye nüfuz edemezken, yine nasıl olur ki, Erdoğan’ın röntgeni, gemilerin çelik yapısını delip geçe?!...

Erkek milleti sivil itaatsizliği kendine yol edinen isyankar bir millettir.

Yüce Allah’ımız emretmiştir  kullarına, “birbirlerinize kaş göz eylemeyin”. Yine aynı şekilde emretmiştir ki, “ölçü ve tartıda ahlaksızlık etmeyüp, adaletten sapmayın”...

Erkek milleti bu, kaş göz yarışında rakiplerini öldürmeyi erkeklikten sayarken, kul hakkını gasp söz konusu olduğunda, “adil hırsız”lıkta eline su döktürtmez...

Başbakan’ın “Dolmabahçe”den “Paşabahçe gemisi”nin mahremiyetine dalıp çıkması mümkün değil ise de, adil hırsız rolünü başarıyla oynayan karşındakilerin el pençe divan durdukları bazı “sayın”larımızı isim isim bizler bilemesek de, maliye bakanlarımızın cümlesince malumdur...

Politik tarihimizde “Dikiz Aynası” patalojik olduğu kadar da psikolojik bir göstergedir de...
turbobitturbobit premiumletitbitletitbit premium