Metro İstanbul

Asgari ücret...

07 Aralık 2017 Perşembe

İşverenin çalıştırdığı işçisine emeğinin karşılığı olarak ödemek zorunda olduğu ücretin en düşüğü bu isimle anılıyor. 1951 yılına kadar bunun meblağ olarak resmen tespiti yapılmamış...

Laiklikten arındırılmış Müslümanlar asgari ücreti belirlerken işçi ile işverenin hayat standartlarını zımmen nisbetlendiriyorlar.... İşveren, çalıştırdığı işçisine yediğinden yedirecek, giydiğinden giydirecek ve borcunu öderken, işçinin de teri henüz kurumamış olacak...

Tabii, itibari nispetlemede kullanılan referans araçlarında noktası noktasına mutlak benzerlik ve eşitlik bulunmayabilir. Çünkü taraflar arasındaki sosyal pozisyon ve asabiyet farkı, eşyanın tabiatından olup, tarafların giyim kuşamlarında kalite ve marka faklılığı olacaktı ve öyle de olmuştur hep...

Laik uygulamadaysa, ahlak ve görenek kuralları asgari ücretin tespitinde çalışırken şöyle bir formülde karar kılınmış...

İşverenler, çalıştırdıkları işçilerine insanca yaşama ve çalışabilme imkanı sağlamalı. Tabii ki kabaca.

Keşke gerçekleşmiş olabilseydi!..

Asgari ücret denildiğinde ilk akla gelen kanuni asgari ücret olmaktadır. Bunlar yargı organları, idare ve toplusözleşmelerle tespit edilmektedir...

Emek arzının çok bol olduğu dönemlerde ki, genelde, az gelişmiş ülkelerde görülmektedir ve bir anlamda da işçinin süresiz mahkumiyetidir bu hal, 

Ücretler düşük tutulur. Mesela, zaman zaman Türkiye’de hep böyle olmaktadır...

Bu gibi hallerde asgari ücretlere kanun yoluyla müdahale edilerek sosyal adaletin sağlanması sık sık gerekiyorsa da, maalesef bu gibi müdahaleler hem yetersiz hem de etkisiz kalıyorlar...

Yazımızın şuracığında anti parantez birkaç satırla asgarisiyle birlikte genel ücretlerdeki bereketsizliğe sebep, politik ve ideolojik noktalara temas edelim...

Teknolojik gelişmelerin ivme kazandırdığı işsizlik atakları sermaye patronlara birikim imkanı sağlar. Bunun içindir ki, mahallin küçük işverenlerinden ziyade seri üretim yapan büyük tarım ve imalat sanayinin aktif unsurları, menfaat saikasıyla kendilerini kemalizmin gönüllü askerleriymiş gibi lanse ederler...

Kadınlar sahaya yayılsınlar ki, verim / maliyet ilişkisinin istismarıyla, ücret artışlarının önü kestirilsin...

Yaşasın Kemalizm!..

Oysa,  Kadın emek pazarına açıldıkça, semt pazarında fiyatlar, emek pazarında işsizlik, maaş ve ücretlerde de bereketsizlik yükselir...

60’lı yıllardan sonra hükümetler iş kanunlarını değiştirip, asgari ücret konusunda birtakım yeni prensipler vazettiler. Emek tarafı, sermaye tarafı ve idare tarafından yetkili temsilciler bir araya gelecekler... 

Bunlar oturup kendi aralarında memleketin şartlarına uygun ücretin asgarisini belirleyecekler...

Öyle de oluyor. Her yılın son ayında sendikaların şahsında işçilerle işverenler ve bir de hükümetin temsilcileri toplanıyorlar. Tepeden nurunu ya da zifirini ülke ekonomisinin üzerine yağdıran iktisadi ve sosyal şartların elverdiği ölçüde işçiler için, patronların standartına eşit olmasa da, insanca yaşama ve çalışma imkanını sağlayacağına inandıkları ölçüde bir ücret tesbit ediyorlar...

Edildiği sanılıyor, ettiklerini sanıyorlar...

Normal istikrarlı ekonomilerde fiyatlar genel seviyesiyle maaş ve ücretler, birleşik kaplar nazariyesine göre paralel hareket ederlerse de, çalışan kişinin yaşlanarak edindiği tecrübe, gençliğine nisbet yüklendiği ailevi sorumlulukların getirdiği ilave masraflar. birleşik kaplar sistemini haylice zorlar. Amma olsun. Usul ve teamül gereği yapılan rütbe ve kıdem zamları, çalışma hayatının istikrarını biraz olsun koruyabilir...

Teğmenlikten yüzbaşılığa, binbaşılıktan yarbaylığa terfi zamları misalinde olduğu gibi...

Lakin istikrarsız ekonomilerde fiyatlar genel seviyesi ekseriya kısa süreli artışlar göstermektedir. Bu iniş çıkışların yıllık ortalamasıyla maaş ve ücretlerdeki sabit artışlar denge tutturamayınca, maaş ve ücretler, yarış parkurunda geriye kalır. İşçi-memur ve emekliler olarak sabit gelirliler için hayatta hiç kurtuluş ümidi kalmamıştır...

Toplum, yoksullaşmaya başlar...

Böyle durumlarda, hükümetler kendilerini bir yol çatağında bulurlar... Ya yoksulluk tazminatları adı altında sabit gelirli vatandaşlara ek ilave, ya da Hazinenin vergi gelirlerinde artırma...

Hükümetler, yakaladıkları ördeklerin, hem de insafsızcasına, tüylerine asılır...

Şimdilerde belli bir seviyenin üstüne çıktığında maaşlara eklenen enflasyon farkları da aslında, adının çirkinliğinden ötürü sakladıkları,

Yoksullaştırma tazminatıdır...

Şimdi gelelim asgari ücrete...

Asgari ücrette sürekliliğin ahlakta, vicdanda ve insanlıkta yeri olmamak gerekir. Asgari ücret, emek yoğun sektörlerde özellikle de genç emeğin başlangıç ve deneme ücretidir. İşçisini sittin sene asgari ücretle çalıştıran bir patrona, adam denilmez...

Bir insan adam olmayınca, Müslüman da olamaz...

Sermaye tarafı asgari ücretin tek kişinin aylık geçim harcamalarının karşılığı olduğunu söylerken, çaktırmadan gizlice, bunun emek yoğun sektörde aile boyu mutfak tahsisatı olduğunu, bal gibi de bilmektedir... Ayrıca sadece asgarisi değil, hangi seviyede olursa olsun ücretin tamamiyle kendisidir, maliyet unsuru sayılan emek faktörü. Bundan ötürü işveren cephesi, asgari ücretin yükselmesine daima karşı çıkar. Bunun sebebi, özünde tek ise de üslubunda ikilidir..

Ya bunlar, işçilerinin hemen hepsini asgariden çalıştırarak kendilerine gökdelen dikiyorlar, ya da, birkaç normal ve yüksek ücretli işçilerin dışındakilerini asgari ücretli gösterirken vergi hırsızlığı yapıyorlar...

Günümüzün asgari denilen ve hemen hemen yüzde on beş yirmisi hariç genel işçi ücreti 1500 liralarda...

Yetmiyor... Çünkü adam evli, iki üç de çocuğu var. Dört çocuk emri nereden gelirse gelsin, itirazlı. Sanırım kirada oturuyor. Ne kadar cehdetse, sigarayı da bırakamıyor.

Ne olacak bu işlerin sonu?..

Devlet oturacak işyerlerinin aylık sigorta beyanlarını tetkik edecek. Asgari ücretlileri isim isim incelemeye alarak kaç yıllık olduklarını tespit edecek ve sermayenin haksız birikim yollarını ölümüne kapatacak...

Yoksa, asgari ücret beş yüz, bin beş yüz olsa ne yazar ki. İt ürür ve kervan da, şimdiki gibi utanmazcasına koşar adım yürüyüp gider... 

 

  • teomanteoman7 gün önce
    Asgari ücret kanunlarla güçlü birşekilde korunmalıtayyip 15 yıldırrbizim umutlarımızıköreltti..buseneona oy yokk
  • Bir insan adam olmayınca, Müslüman da olamaz... Mı?Bir insan adam olmayınca, Müslüman da olamaz... Mı?7 gün önce
    Tersi doğrudur: Bir insan Müslüman olmayınca, Adam da olamaz... "Bir insan adam olmayınca, Müslüman da olamaz" tezi "laik" tezidir, amca! Sen kendi kendinin bile farkında olmayan laiklerdensin; ama haberin yok!
  • <><>7 gün önce
    Biliyom Kayseri yüksek islam meznu bu divane Kamal' a tapıyor!
  • AkiAki8 gün önce
    Hiç bir emek sarfetmeden 7 milyon dolara yalı alan ROk ve eşi ümmeti savunuyor savunulan ümmetin çoğunluğuda ya sosyal yardımla yaskeri ücrete şükrediyor , insanca yaşam istemek isyan değil haktır hak olanı istemek te Allah'akulluktur
  • AkıncıAkıncı8 gün önce
    Milletvekili maaşlarını asgari ücrete endeksleyin... Mesela, asgari ücretin 7 katı... Bakın Nasıl çözüm buluyorlar... Fazla düşünmeye hesap. Yapmaya gerek yok... Onlar çözümü bulur...
  • vatanvatan8 gün önce
    zenginin daha zengin fakirin daha fakir olmadığı bir dönem gördünüz mü Türkiyedemaalesef laf ve sözlerle bu işler olmuyor halen 3. yada 4.sınıf dünya ülkesiyiz..
  • AKINCIAKINCI8 gün önce
    ABİ bütünyazarlarçizerler insanhaklarısendikalar siyasetin başlarıneredeler sendenRABBİMDAİMRAZIOLSUNasgari geçimolsunbilmiyorlarmıbiliyorlar. ONLARADUAMVARRABBİMHEP SEVONLARI AYIRMAPARALARINDANCEHENNEMDEDEBİRİBİRİNDEN İNŞAALLAH.Bualem kısaöbüralemsonsuz,RABBİMEHAVALEEDİYORUZ BİZ. ABİHÜRMETLER...
  • ÇOK YAZMAK BAŞARI DEĞİLDİRÇOK YAZMAK BAŞARI DEĞİLDİR8 gün önce
    Yapılması gereken ASGARİ ÜCRET = 8 SAAT ÇALIŞMA KARŞILIĞIDIR.Bunu uygalayın yeter.Bu kadar yazmanada gerek yok.Net ol.Allahc.c yolunda ol.
  • mhmtmhmt8 gün önce
    Hani kölelik kalkmıştı? Bunun adı modern köleliktir? Zaten öleceksin, bari bahanen olsun der gibi?Ya bu deveyi güdeceksin ya da bu diyardan gideceksin. Zaten elinde yoksa birinciye mahkumsun. Ne dersek yapacaksın. Çünkü asgari ücretli işi bile bulmak zor ise yapılacak başka bir şey yoktur. Köleliğe devam. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu: “ÜCRETLİYE/İŞÇİYE HAKKINI, TERİ KURUMADAN ÖNCE VERİN!” (İbni Mace 2/817, Albânî Sahihu’l-Cami 1493).Allah için yaşamıyor,Allah'tan korkun muyor, kul hakkı bilinmiyorsa neci olursak olalım, bunun dini imanı olmuyor köleliğe devam edilecektir. Ya sabra devam. Ağızlara bir parmak balı kim iyi söylerse ona güvenmeye devam. Suya düşen YILANA(şeytana) sarılır ve herşeyi de yaptırırsın. İsterse ağzını bir açsın, kapıyı gösterirsin, olur biter. Ağzı açmak herkesin haddi değil. Paran kadar konuş zamanına devam. Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • Asgari ücret tavan yapacaadı da, işteh..Asgari ücret tavan yapacaadı da, işteh..8 gün önce
    Ahhh, âbicim sen bu işi Haydar Baş' a bırak bak, nassı koyuyo hepimizin cebine 5000' i! Seçmedik ama; vefasızız behh! (2019' da 7499.99 yapabilir; umarım bu sefer akıllanırız!)