THY- Güney Avrupa Haziran

Afişler

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Cumhurbaşkanlığınca hazırlanarak gerekli görülen yerlere yerleştirilen 15 Temmuz afişlerleriyle ilgili yorum ve değerlendirmeler, askere hakarete varan aşağılama iddialarına kadar götürüldü…

Osmanlı’nın padişahlık rejimi, bilahare halk hareketine dönüştürülen tepeden bir darbe ile Cumhuriyet’e tebdil edilmişti. 20’lerden 80’lere kadar süren altmış yıllık zaman diliminde de asker, her on yılda bir kabaran tepedencilik ihtirasıyla, sivil yönetimi tekrar geri vermek üzere kendi kontrol ve denetimi altına aldı…

Bu hay huylu günlerde askerdeki periodik disiplin suçlarının uzun soluklu krizlere yol açmaması düşüncesiyle olsa gerek sivil yönetim, halka demokrasisini koruma çağrısında bulunmadı…

Asker de verdiği söz üzerine Kemalist sistemin belli başlı ana mafsallarındaki birkaç rot başı değişiklikleriyle yönetimi tekrar sivillere terk ederek çekti gitti, kışlasına…

Giderken de arkasında memleketi iktisadi ve sosyal bir harabeye çevirdiği gibi,  dünyanın en zengin generallerinin isimlerinin yer aldığı Guines kitabına da, birkaç Türk  ismini yerleştirerek…

15 Temmuz  Darbesi, teşebbüs safhasındayken eski sivillerin akledip cesaretlenemedikleri bir yola saptı ve Cumhuriyeti savunma görevini halka havale etti…

Sivil halkın, genç yaşlı, kadın erkek birlikte hareket ederek Kurtuluş Savaşında düşmanın modern silahlarına karşı kazma kürek, taş topaç ile direnişi gibi, burada da askerin tankına karşı çıplak göğsünü açtı…

Kan ve canını verme pahasına…

Sonra anlaşıldı ki, bu askerler, özlerinde Kurtuluş Savaşı’nın yedi düvel üniformalı düşman askeri imiş…

15 Temmuz Afişleri üzerindeki kara kalem çalışmalarını Türk Askerinin saygınlığı ve itibarını zedeleyici nitelikte bulanlar, darbeye ayaklanan kaptan  pilotlarla tank komutanlarının Türk askeri olabileceğini düşünmeyi içlerine sindiremediklerinden, iç alemlerinde oluşan milli utanç duygularını gayri ihtiyarı bu yolla dışa vurmuş oldular…

Esasen feto örgütünün ayaklanan eli silahlı takımına  uygun görülen “Asker elbisesi giymiş hainler” tanımlaması da, söz konusu bu utanç duygusunun eseri değil midir?

Bir de, afişlerle ilgili olumsuz tepkilerin ilk çıktığı kaynağa bakmak gerekir. Feto karargahı tarafından üretilmediği ne malum?..

Amaç, Cumhurbaşkanlığı’na bu yanlışını kabullendirip afişleri geri toplatmak yoluyla Feto’ya puan sağlamak olamaz mıydı?

Ayrıca, yapılan bunca masrafları da, istismar sakızına çevirip bol bol kullanmak…

Devlet Başkanları  afiş masalını kala bile almadı

İyi de etti…

Ha, bu arada Başbakan’a da bir çift sözümüz ola…

Diyorsunuz ki, “Söz konusu memleket, vatan, millet, bağımsızlık, demokrasi ve istikrar ise, gerisi teferruattır”…

Yanlışlar ile doğruları birlikte paketliyorsunuz. Seleflerinizle birlikte sizler de istikrarı, maaş ve ücretlerde kesinti, ses çıkarana da müeyyide usulüyle sağlamaya çalışıyorsunuz…

Günah…

Bu tarz-ı istikrardır ki, Türkiye’yi Dubaileştirdi…

 

YORUM YAZ