Adalet yürüyüşleri...

09 Ekim 2017 Pazartesi

Kemal bey işin kolayını buldu. Nerde adaletsizlik, orda Kemal bey, yürümekte…

Yürüyüşlerin geriye dönüşü yok. Demek istediğimiz, geçmişe de kabili tatbik olabilseydi, şüphe götürmez, mevti yollarda olurdu. Hele hele seleflerinin adına kazaya kalmış adalet yürüyüşlerinin toplam fitre bedelleri, Kemal beyi evindeki yumuşak koltuğunda hücceten götürürdü.… 

Öyle ya, nereden karşılayacaktı seleflerinden ödenmesi kazaya kalmış toplam maddi tazminatlarını?.. 

 Gerçi her taş yerinde ağır olup kendi şartlarında tartılırsa da, adaletsizlik, yine de adaletsizliktir. İtalya’dan kopyalanan İş Kanununda işçilere teşkilatlanma hakkını tanımadılar. Bir yürüyüş borcu buradan…

Cemiyetler Kanunu, ortak menfaatlara dayanan cemiyetlerin kurulmasını kesinlikle yasakladığından, siyasi partilerin kurulmasına izin verilmiyordu. Seleflerinin hesabına alsana bir borç daha…

Öyle ya canım, Neresi adil oluyordu bu işin? Hem parti kurmaya izin yok, hem kurdutma, hem de kalk “bizim parti Atatürk’ün partisidir, Cumhuriyet’i kuran parti” havasını atarak, yasakta adaletsizliğin rantını torbala. Bunun yürüyüşü de, kazaya kalmış üçüncü borç yükü…

Erken Cumhuriyet’in Halk Partisi, Avrupa’daki totaliterizmi gördükçe onları taklide yönelmişti. Esasen kanunlaşırken restorasyonlarla onlarla benzeşmedik miydi, daha işin başında. Ayrıca devlet de, “parti devleti” haline getirilmişti…

Atatürk’ün, Cumhuriyet’i istenilen hedefe doğru yavaştan yavaşa tedrici bir şekilde götürme felsefesini üstlenen Recep Peker, bunu zorlayarak değiştirme felsefesiyle ikame etti. CHP’nin bu yeni felsefesine göre, eskiye ait geri, kötü ve zararlı ne varsa hepsinin sökülüp atılmasına geçildi. Geçmiş kültürümüzle aramızdaki bağlar bıçakla koparılıverdi…

CHP, parti kurma yasağının son demlerine doğru parti devleti olarak iktidarda ve Recep Peker de başbakandır. Sınıf esası üzerinde dernek kurma yasağının kaldırılmasını takiben kurulan sendikalarla altı gazete kapatılmıştır. Sebep, kanunlara karşı gelmek, açıkçası komünizme yan yol açma suçlaması…

İçişleri bakanı Şükrü Sökmensüer bir konuşma yapar.

Türkiye’deki komünizm faaliyetlerinden bahseder.

Celal Bayar ile Adnan Menderes’in, solcu ve komünist oldukları söylenen Zekeriya Sertel’lerin dergi ve gazetelerine yazı göndereceklerine dair (doğru-yanlış) vaadleri …

CHP’nin sözcüsü anlamındaki organı Ulus Gazetesinin Fevzi Çakmak’ın resmini Zekeriya Sertel ve arkadaşlarının arasında gösterirken solculara selam gönderiyor imajını verişine kadar geçen sürede gerçekleştirilmesi unutulmuş ya da gerekli görülmemiş daha yüzlerce adalet yürüyüşleri…

Fakat bunların bir kısmı ters yönlü…

Adaletsizliğin de adaletsizleri…

Hakim kararına karşı yürüyüş, toprağın ve mevsim şartlarının fındıktaki verim artışına bağlı arz talep eğrisini protesto yürüyüşü, eğitimdeki Atatürksüzlük, vs,vs, gibi günümüzdekilerine ilaveten son ödeme tarihleri haylice geçmiş diğerleriyle birlikte Kemal bey, daha çok uzunlarını yürüyecek…

İnşallah… 

Kamyon yazılarından birisi şöyledir;

Nazar etme ne olur,

Çalış, senin de olur…

Valla Kemal bey, yollar yürümekle bitmezmiş,

Yürü be aslanım, senin de olur…

Ne olurmuş, olur olacakolan?..

İktidar yahu, iktidar işte!

Şimdiden tebrikler…

 

  • MiLLETMiLLET1 ay önce
    Atila abicim kemal bileğinin haki ile iktidara gelmiyeceğini biliyor onun ićin gayri meşru yollari ariyor oda zor atila abi bu chp yi siz bizden daha iyi tanirsin biz o zaman çocuktuk mehrum adanan menderes idam olunca biz dogmuşuz ama ölü topragi üzerimize dökülmüs