Açığa alma...

06 Kasım 2017 Pazartesi

Diyanet İşleri, Samsun yöresinde görevli bir hocayı, kadınların, özellikle talebelerin son zamanlarda içten ve candan benimsedikleri giyim kuşam tarzıyla ilgili konuşmasından ötürü, delillerin karartılmasını önleme amacıyla “açığa almış”…

Gazeteyi kullanma hızımız, yer darlığından ötürü, haftada iki günle sınırlı olduğundan, aniden zuhur eden önemli  olayları gününde zamanında takip edemiyoruz. Bu itibarla, İhsan Şenocak’ın Diyanet’in narına yanışı-yakılışıyla ilgili kalemimizde de biraz geciktik…

Hükümeti taşlayanlar genellikle bütçe tahsisatlarında Milli Eğitim’e nispet Diyanet’in korunduğu görüşü üzerinden giderler. Cami sayısına göre okul sayısının düşüklüğüne karşın tersine, camiler boş, okullarda ise adım atılacak yer bulunmuyormuş…

Bu terslikteki amaç ve gaye ise, padişahlığa geri dönüş ve laikliği de ilgaya teşebbüs…

Halk arasında çok yaygın bir kanaattır. “Eğer trafik polisi size bir makbuz yazmayı kafalamışsa, arabanızda ve sizden mutlaka bir gerekçe üretir”, 

Hükümeti taşlayanlar gibi…

Senesi geliyor galiba, Ankara’ya, Devlet Başkanlığı Saray Bahçesine gökten bir Mercedes düşmüştü. Devlet Başkanları Tayyip Erdoğan da, sarayın otoparkında yeteri kadar Mercedes bulunduğu gerekçesiyle onu, Diyanet Başkanlığı’na lütfetmişlerdi..

İyi hoştu da, sonunda kabağın Şenocak’ın kafasında patlayabileceğini kimseler akledememişti...

Eskiden asker kişiler halkla iç içe yaşardı. Mahallenin bakkalından alışveriş eder, berberinde tıraş olur, dolmuşta otobüste askerle sivil birlikte itiş kakış yolculuk ederdi…

Sosyal hayatında askeri kozaya dönüştürülmüş kışlaya çektiler. Hacı nineler ve hacı babalarla ilişkileri kesilince, hep bildiğimiz acı gerçekler, memleketin topyekûn hayatını kararttı...

Başörtüsü!..

Diyanet personeli de asker misali halkın içinde olmalı. Meseleye imam muhtar kerterizinden bakarsanız öyle yaşıyorlar gibi görünür. Oysa bunların icra yetkileri yoktur. Diyanetin üst derece yetkilileri halktan kopunca, pantolonlu kız ve kadın manzaralarından da yoksunlaşıyorlar.

Yarınki günlerde Şenocak’ın Diyanetten muvakkaten alınmasının, kamu hizmetlerinden de sürekli yasaklanışına döneceği, çevrileceği muhtemeldir…

Şimdi bu kararda etkinlik gösteren Diyanet bürokrasisinin sokağa çıkmaları, otobüs duraklarında çevreyi gözlemeleri, okul yolundaki yeni yetme ve yetkin kızların cepheden ve geriden görüntülerini inceden inceye değerlendirmeleri vicdan borcudur…

İhsan Hocaya reva gördükleri muamelenin, Allah’ın indinde kendi hesaplarına nasıl derkenar edilebilirliğini düşünmeleri gerekir, Sanırım… 

 

  • Ahmet HassanAhmet Hassan17 gün önce
    Atilla ağabey bu maçta siz neden topa girdiniz ki.. Hiç iyi olmadı ..Diyanet olsun,Şenocak, Sifil ,Karaman ,N.Yıldız gibiler olsun,Allah aşkına bir kere olsun,yolsuzluk,imar rantı,ihale ,Y.I.D, TOKİ,TSMF.yoluyla belli kesime sermaye transferi yapılırken,cemaat yurtlarında tecavüzler,uyuşturucu kullanımı, boşanmalar %38 olmuş, cezaevleri dolmuş ...bu konularda bir itiraz yazıları oldu mu..Allah Resulü (sav ) mekke de milletin açığı saçık ile mi uğraştı.. Mesala bir vekil öğretmen bir de vekil imam ların maaşına bakın.. Gün de 40 rekat namaz kaç dakika sürer?...Dürüst olmamız lazım..