Nikahımızı Ahiret'te Hz. Muhammed (a.s.) kıyacaktır.

06 Kasım 2017 Pazartesi

Değerli AKİT okuyucusu kardeşlerim; bildiğiniz gibi son günlerde yine ülkemizin bir bölgesinden asker, polis ve korucuların şehit haberleri geldi. Birçok eve, birçok ana-babanın yüreğine ateş düştü. Milletçe üzüldük. 

Bayrak, ezan ve vatan düşmanları, Türk devletinin dış düşmanları ile birlik halinde yıllardan beri askerimizi, polisimizi ve güvenlik güçlerimizi hatta sivilleri bile acımadan kalleşçe şehit etmektedirler. Akıllarınca Türk milletini, Türk devletini dize getirip, şehit kanları ile yoğrulan bu vatanı bölüp parçalayabileceklerine inanıyorlar(!). 

Fetö teröristleri dahil, hangi isimle olursa olsun vicdanları körelmiş teröristlere tarihi bir olayla seslenmek isterim. 

İnancımız odur ki, bu vatanı asla bölemeyeceklerdir. Birlik ve beraberliğimizi bozmak için hangi hileli yollara baş vururlarsa vursunlar bozamayacaklardır. 

İşte bizim inandığımız Mehmetçik ve bizim inandığımız Anadolu kadını, kızı, gelini, aşağıda anlatacağımız gibi olanlarıdır. Onlar tarihimize altın sayfalar hediye etmişlerdir. Bizim şehitlerimiz; Şehitler sultanı Hz. Hamza (RA) yolunda olan, maddi hayatları bitmiş olsa da, manen hayatta olan ve Hz. Allah(CC) indinde rızıklanan şerefli insanlardır. 

Biz mehmetcik deyince aklımıza peygamber ocağı gelir… Kendi vatandaşını bombalayan, kadın-erkek ayırımı yapmadan öldüren hainler, katiller, satılmışlar, namussuzlar asla bizim askerimiz olamazlar. Kendi meclisini bombalayanlar nasıl Türk askeri olurlar? 

Burada geçmişte tarihimize yer alan günümüz insanına ışık tutacak bir hatıraya yer vermek isterim: Şehit kanları ile yoğrulan güzel Anadolumuzun bir vilayetinin köyünden askere giden Mehmede, köyünden nişanlısı kız bir mektup gönderir. Mektup hulasatan şöyledir: 

“Mehmedim; askerde olduğun, vatan savunmasında bulunduğun için, seninle nişanlı olduğumdan dolayı köyümüzün yaşlı erkekleri, yaşlı kadınları bana çok büyük bir değer veriyorlar. 'Askerde (Peygamber ocağı) olan Mehmedin nişanlısı' diye. Komşularımızın bana gösterdikleri sevgiyi, saygıyı, verdikleri değeri satırlarla anlatamam. Mehmedim! Hiç bir zaman düşmandan korkma! Vatan için gerekirse şehid ol.... Mehmedim! Ananın başındaki beyaz yazmayı (Başörtüsünü) düşün. Benim başımda olan inanç ve namusumun temsili al yazmalı başörtüyü düşün. Hergün beş defa minarelerimizden okunan ezan-ı Muhammedi'yi düşün ... Semalarımızda dalgalanan şehid kanlarından rengini alan, istiklalimizin sembolü, ay yıldızlı bayrağımızı düşün. Bunların korunması ve düşman çizmesi altında çiğnenmemesi için düşmanın üzerine bir kahraman gibi yürü. Korkmadan yürü Mehmedim... Allah c.c. nasip eder askerliğini bitirir, teskereni alıp memlekete dönersen emsallerimiz gibi, nikahımızı kıyar, düğünümüzü yapar, verirse Cenabı Hak; çocuklarımızı örf ve adetlerimiz, dini vecibelerimizin gerektirdiği üzere yetiştiririz. Yok; eğer mukaddes değerlerimiz uğruna, vatan uğruna şehit olur Alem-i Beka'ya göçersen, sana söz veriyorum. Hayatımın sonuna kadar bir başka erkekle evlenmeyeceğim. Alem-i Beka'da nikahımızı Hz. Muhammed( a.s.) kıyacak . Diğer peygamberler de şahitlerimiz olacaklardır. İnşaellah... Ona göre vatan için ya şehid ol, ya gazi!.... Selamlarımı ve dualarımı yolluyorum: Yüce Allah'a emanet ol. Hakkımızda hayırlı olan ne ise; Allah en hayırlısını versin diyorum."

İşte dünün Anadolusunda yaşayan kızımızın, mehmetciğimizin hali.... (Devleti Aliye-i Osmaniye ve Yunan Harbi) isimli Osmanlıca baskı kitaptan naklen) 

İkinci önemli tarihi hadise: Biliyorsunuz Çanakkale zaferinde 250 bin insanımız orada; vatan, din, mukaddesat ve bayrak uğruna şehid olmuştur.... 

Yozgatlı bir genç, askere giderken annesi başına kına yakmış.  

Komutanı genci saçı kınalı görünce sormuş; “Evladım saçın neden kınalı?" 

Asker komutanına: “Komutanım ben bilmiyorum, anneme bir mektup yazayım, cevabı gelince sana söylerim. Kınayı askere gelince, annem başıma yakmış.”

Anneden mektup geliyor: 

“Oğlum! Komutanına söyle; biz askere giden erkek çocuklarımızın başına kına yakarız; gerekirse vatan için kurban olsun diye. En iyi koyunlarımızdan birine kına yakarız; Kurban bayramında Allah için kurban etmek için. Evlenecek kızlarımızın ellerine kına yakarız; kocasına, yuvasına, gerektiği zaman beyinin yanında vatanına kurban olsun diye...” 

İşte bizim örfümüz, adetimiz bu.... Geçmişteki kızlarımızın, ablalarımızın, analarımızın halleri..... Bizim anamız bu, askerimiz bu, kızımız budur. Vatan için şehit olmaya Allah'ın (CC) rahmetine , Resulullah efendimizin şefaatına nail olmak için. Ölümden zerre korkmadan koşarak giderler. Bu kahraman anaların, bacıların ve sayısız Mehmetlerin; vatan için sergiledikleri kahramanlıkların benzerini 15 temmuz alçak ve hain darbe kalkışmasına karşı direnilirken milletçe göz yaşları ile gördük ve izledik. Rabbim bütün şehitlerimize rahmet eylesin. Gazilerimize hayırlı ömürler, sıhhat ve afiyetler ihsan eylesin. Şehit ana ve babalarına Sabr-ı Cemiller lütf eylesin. Rabbim her hal ve şartta milletimizin yardımcısı olsun. 

Cümleniz Cenab-ı Hakka emanet olunuz. 

  • vatanimvatanim15 gün önce
    Bu hainler bilsinlerki 250 sehit yetmez 250.000 sehit vermek istiyoruz bu vatan icin!