Dini istismar etmek...

14 Kasım 2017 Salı

Değerli Akit okuyucusu kardeşlerim:

Bildiğiniz gibi Akit gazetesi çok zor ve çetin bir mücadele vererek ve nice mahkemelerle uğraşarak, göğüsler gererek, korku ve ümitsizliğe kapılmadan, endişeye düşmeden, verilen samimi gayretler sonucu hem gazete, hem de Akit TV olarak bugünlere gelebilmiştir.

Her zaman ve her yerde doğruların, haklıların yanında oldular. Mazlumların haklarını savundular. Hem ülke içi, hem de tüm dünyadaki zalim ve ceberut idarecilere ve insanlara karşı bayrak açtılar, İslam dinini ve Müslümanları bir terör gurubu gibi veya terörist olarak gösterenleri teşhir etmeye çalıştılar. En güzel hususlarından biri de; Basın, yayın yolu ile bu hizmetler yapılırken hiçbir surette dini celili islam’ı istismar etmediler. Kendi çıkarları ve menfaatları uğrunda kullanmadılar.
Şeriat-ı Garrayi Muhammediyeyi, ehli sünnet yolunu her ortamda taviz vermeden savuna geldiler. Bu hizmetlerde emeği geçen herkesten Rabbim razı olsun.

Dini istismar etmenin çeşitli yolları vardır. Kısadan söyleyecek olursak;

Şahsi çıkar, siyasi menfaat veya nüfuz sağlamak için dini veya şeriatı alet etmeye din istismarı denir. Her devirde olacağı gibi, günümüzde de bazıları koltuk kapmak için, kimileri alkış toplamak için maalesef dini istismar edebilmektedirler.

Kimi insanlar da, dine hizmet ediyorum diyerek hem dini, hem de bulunduğu mevkii din adına istismar edebilir. Cenabı Hakkın rızasını tahsilden başka niyetle yapılan her iş dini hizmet te olsa riyadır, dini istismardır. Mübarek dinimize, Kuran-ı Kerim'e, şeriata, resulullah efendimizin sünnetlerine, müminlere Allahın (CC) rızası düşünülmeden yapılanlar istismardır.

Alemlerin efendisi mübarek peygamberimiz (SAS) bir hadisi şerifinde şöyle buyurmaktadır: “Ahir zamanda dünya menfaati için dini alet eden riyakarlar çıkar. Sözleri baldan tatlıdır. Bunlar kuzu postuna bürünmüş birer kurttur.” (Tirmizi)

Bütün hak dinlerin olduğu gibi, son ve hak din olan İslam dininin sahibi de HZ. Allah (CC), tebliğ eden ise; Son peygamber Muhammed (AS) efendimizdir. Dinimiz; Allah'ın (CC) dinini şahsi çıkar ve menfaatı için kullanmayı yasaklar. Hiç bir surette dini istismar etmeyi uygun görmez.

Peygamber efendimiz (SAS) bu hususu ifade eden bir başka hadisi şerifinde ise şöyle buyurmaktadır; “Yazıklar olsun ilmini ticarete alet eden ilim sahibi kötü kimselere ki, devlet adamlarına yaklaşır ve kazanç temin ederler. Allah onların ticaretlerine kesatlık versin.” (Hakim)

Bir kısım insanlar dine hizmet ediyorum derlerken, dine zarar verdiklerinin, dini istismar ettiklerinin farkında bile değillerdir. Resulüllah efendimiz bir hadisi şerifinde şöyle buyurmaktadır.” Allahu Teala Adem Aleyhisselam’a bin çeşit sanat öğretip buyurdu ki: Çocukların ve neslin, bu sanatlardan biri ile rızkını talep etsin, sakın ola ki dini geçim aracı yapmasın.. Dini kullanarak dünyayı talep edenlere yazıklar olsun!” (Hakim)

Hafta içinde bir mail aldım. Çok düzgün ifadelerle yazılmış duyuru mahiyetinde bir metin. Hizmet ehli bir hoca efendinin ziyarete gittiği veya gideceği yerde bulunan talebelerin veya cemaatın kendisini nasıl karşılayacakları ile alakalı. Şayet sohbet ediyorsa o sohbetin nasıl dinleneceği ile alakalı maddelerden oluşan bir yazı.(…….)

Falan hoca efendi ( isim mahfuz) Her hangi bir yerdeki öğrencileri ziyarete geleceği zaman; oradaki görevlilerin dikkat edecekleri önemli hususlar şu şekildedir;
“Terliğinin önceden hazır edilmesi, 44 numara terliklerin korunması ve ayakkabılarının bir kişiye zimmetlenmesi, kapısının mutlaka personel tarafından açılması, arabadan inerken kapısını bildik bir personelin açması, hoca efendiye ziyaret edilen yerde ayrı bir lavabo tesis edilmesi, bu lavabonun başkaları tarafından kesinlikle hiçbir zaman kullanılmaması, tuvalete kağıt peçete ve kağıt havlu konulmaması, hiç kullanılmamış temiz muhafaza edilen normal havlu bulundurulması, sıvı sabun konulmaması, kalıp sabun bulundurulması, Yönetim kurulu dahil tüm personelin kravat ve takım elbiseli olması, kravat, çorap takım elbisenin uyumlu olmasına dikkat edilmesi, yemekler tuzsuz, baharatsız, domatessiz, biber salçasız, bakliyatsız olması, hoca efendiye yapılacak çayın mutlaka erikli suyundan olması, başka bir sudan çayın kesinlikle yapılmaması.”

Daha bir çok maddelerin bulunduğu hepsini buraya almaktan haya ettiğim iki daktilo sayfasından oluşan yazı. Dine hizmet ediyorum diye tabir caizse etrafına karşılama, uğurlama yemeğim şöyle olsun, çayım şu sudan yapılsın ifade eden talimatlar. Peygamberan-ı izam efendilerimizden, enbiyaullah, evliyaullah efendilerimizden, mübarek dine binbir çile ve zorluklar içinde, bazen hapishanelere atılarak, bazen tabutluklara konularak, bazen sürgünlere gönderilerek hizmet eden Allah dostları varisi resul gerçek alimlerden kendileri için böyle talepte bulunmuşlar mıdır? Ne asrı saadette, ne tabiin ne de tebei tabiin devrinde ihlas ehli gerçek alimler dini asla! istismar etmezler, sadece ve sadece ihlas ve samimiyetle karşılığını HZ. Allah'tan beklemek üzere yaparlardı. Hiç utanmadan böyle emirnameler yayınlayanlar dini kendi çıkarlarına alet etmiyor, dini istismar etmiyorlar da ne yapıyorlar?!....Akli selim bir Müslüman kendisiyle alakalı böyle bir emirname yayınlayabilir mi? Bunlar akıl dışı, edep dışı, mantık dışı İslam dini ve tasavvuf geleneklerine kesinlikle uymayan istekler değil de nedir? Bu istekler sadece zalim nefs-i emmarenin hoşuna gider, o kadar.

Bu hususla alakalı olarak peygamber efendimiz (SAS) şöyle buyurmaktadır: “Dini bilgilerini dünya menfaati için öğrenenlere, ilmini paraya değişenlere kıyamette ateşten gömlek giydirilir.” (Deylemi)

Bazı kendini beğenmiş, kardeşlerine üstten bakan, herkesi kendinden aşağı köle gibi gören insanlar Asla! resulullah efendimizi, ashabı kiramı ve hak resulün varislerini temsil edemezler.

Hep birlikte peygamber efendimizin hadisi şerifini okuyalım:

“ İnsanların en şerlisi kimseye ikram etmeyen, yalnız yiyen ve hizmetçisini dövendir. Bundan daha kötüsü, insanlara kızan, buğz eden ve insanların kendisine buğz ettiği kimsedir. Bundan daha kötüsü, şerrinden korkulan ve kendisinden hayır beklenmeyen kimselerdir. Bundan daha kötüsü, dünya karşılığında ahiretini satan kimsedir. Bundan daha kötüsü, din ile dünyayı yiyen yani dini dünya menfaatlarına alet eden kimsedir.” (İbni Asakir)

Pek tabi niyetimiz kimseyi incitmek değildir. Allah'ın dinine, İslam şeriatına, peygamber efendimizin sünnetlerine, memleketimize, milletimize art niyeti olmadan ihlas ve samimiyetle, ilmiyle, kalemiyle, maddi imkanları ile her ne sürette olursa olsun istismar etmeden hizmet edenlerden Rabbim razı olsun.
Cümleniz Cenab-ı Hakka emanet olunuz.

  • faturani keserimfaturani keserim16 sa önce
    o kadar konu var bunumu kaleme aldin saftirik
  • Rasim KaramanlıRasim Karamanlı19 sa önce
    Selamünaleyküm hocam Tevbe Estağfirullah.... Bu herif-i nâşerif kim imiş teşhir edin. Ümmet-i Muhammed bilmiş olsun.... Bu ne haldir. Rabbim ıslah eyleye... Selam ve dua ile....