ÇEKİNMEDEN CANLARINI FEDA EDERLER…

04 Ekim 2017 Çarşamba

Ülkemiz şu an iç ve dış düşmanlarımızın kurdukları, tezgahladıkları hile ve tuzaklarla karşı karşıyadır.

O yüzden Sayın Cumhurbaşkanımız “Ülkemiz Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi şu an da çetin bir mücadele vermektedir” diyor. Düşmanlarımız hiçbir şekilde Türkiye’nin kalkınmasını istemiyorlar, bizleri bölüp, parçalamak, kardeşi, kardeşe kırdırmak için ellerinden geleni arkaya koymuyorlar.

Her türlü hileli, insan haklarına aykırı ve demokratik olmayan çirkin oyunlara başvuruyorlar. Ne yazık ki, yıllarca dost dediklerimiz, müttefik (!) dediklerimiz de;

Türkiye’nin kalkınmasını istemiyorlar. Türkiye’yi bölmek için ellerinden gelen tüm destekleri perde arkasından yapıyorlar, vakıflar, yardım kuruluşları adı altında tüm desteklerini veriyorlar. Çeşitli yollarla aleni denebilecek şekilde teröre destek verdiler.

15 Temmuz alçak kalkışmasında dost ve müttefiklerimizin (!) sergiledikleri samimiyetsiz tutumlarını milletçe gördük. Adam gibi kalkıp darbe teşebbüsünü kınayamadılar bile. Aradan birkaç gün geçtikten sonra bazı iki yüzlü devlet başkanları cılız ifadelerle darbe teşebbüsünü kınar gibi gözükseler de, Türkiye’den kaçan bütün darbecilere, Fetoculara daha doğrusu teröristlere kucak açmadan da geri durmadılar.

Tarih uzmanlarınızın alanlarına fazla girmeden izin verirseniz tarihi bir hadiseye burada kısaca değinmek isterim: Bilindiği gibi Kıbrıs’ın Osmanlılar tarafından alınması Avrupa’da bir haçlı donanmasının hazırlanmasına sebep oldu. Don Juan komutasındaki Haçlı donanmasına; Venedik, İspanya, Malta, Papalık ve diğer İtalya ülkeleri destek verdiler.

7 Ekim 1571 yılında İnebahtı Körefezi’nde yapılan şiddetli çarpışmada Kaptan-ı Derya Ali Paşa ve yanındakiler şehit düşerek mağlup olmuştuk.

Sokollu acilen yeni bir donanmanın yapılmasını ister. Donanmanın acilen yapılabilmesi için çok malzemeye ihtiyaç olduğunu, kolayca donanmanın yapılamayacağını söyleyen Uluç Ali Paşa’ya Sokollu tarihi bir cevap verir: “Bütün donanmanın demirlerini gümüşten, halatlarını ibrişimden, yelkenlerini atlastan yapabiliriz. Hangi geminin malzemesi yetişmezse gel benden al.” der. Hem Osmanlı’nın gücünü hem de azmini gösterir. Daha sonraları Sokollu’nun huzuruna çıkan Venedik elçisine;

Sokollu Mehmet Paşa İnebahtı Deniz Savaşı ile ilgili olarak şöyle der; “Biz Kıbrıs’ı almakla sizin kolunuzu kestik, siz İnebahtı’da bizi yenmekle sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kokun yerine yenisi gelmez, fakat kesilen sakalın yerine daha gür sakal çıkar.”

Türkiye’den kaçan teröristlere kucak açan batılılar, teröristleri birer kahraman gibi ülkelerinde ağırlayan sözde müttefikler (!) hiçbir zaman Türk milletini asla! tam olarak tanıyamamışlardır. Milletimiz gerektiğinde vatanları için canlarını hiç çekinmeden, korkamadan feda eder şahadet şerbetini içer, ya da gazi olur. Milletimiz; “Vatan sevgisi imandandır.” diye inanır. Vatanı uğruna her şeyini feda eder. Bu mevzuumuzla alakalı olarak tarih boyu milletimizin sergiledikleri sayısız örnekler vardır.

Tarihi bir çok olay ve son 15 Temmuz’da milletimizin sergilediği örnek tutumlar, çekinmeden kendilerini tankların altına atmaları, mermilere hedef olmaları bunun için en canlı ve taze örneklerdendir. Geçmişte bazı Avrupalı ünlülerin Türkler hakkında söylediklerinin birkaç tanesine göz atalım:

“Türkler kahramandırlar, dostlarına zarar vermezler. Yüce Türk milleti tuttuğu eli bırakmaz, sözünden dönmez, iyi ve kötü günlerde dostundan ayrılmaz. Böyle bir ulusla el ele vermek yeryüzünde her zorluğu yenmek için sonsuz bir güç ve yetenek kazanmak demektir.” (COMENİUS- Çek Bilgini)

Bir diğeri ise şöyle diyor: “İnsanları yücelten iki büyük meziyet vardır erkeğin cesur kadının namuslu olması. Bu iki meziyet yanında hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir meziyet vardır. İcabında tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak. İşte Türkler, bu meziyetlere ve faziletlere sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki, Türkler öldürülebilir lakin mağlup edilemezler.” (NAPOLEON BONAPARTE) Necip milletimizin evladında birlik, beraberlik, iman ve vatan sevgisi olduğu müddetçe bu millet yırtık lastik giyer. Yırtık, yamalı elbise giyer. Üç vakit yemek yerine iki hatta, bir vakit yemek yer, vatanını Asla böldürmez!. İstiklalden vazgeçip köle hayatı yaşamaz. Vatanımız için iç ve dış düşmanlarımızın tertipledikleri bütün hile ve tuzaklar;

Cenabı Hakkın izni ile inşallah boşa çıkacaktır.

Mevlam milletimizin yardımcısı olsun. Bizleri fitne ateşinden korusun. Birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin. Amin… cümleniz Cenabı Hakka emanet olunuz.

TEŞEKKÜR

Yayın hayatına başladığından günümüze kadar daima zalimin karşısında mazlumun yanında iman ve cesaretle yer alan Akit Gazetesi’nde zaman, zaman (Okur postası) köşesinde yazılarım yayınlanıyordu. Nasip olursa bundan böyle Akit Gazetesi’nin değerli yöneticilerinin uygun gördükleri köşede yazılarım yayınlanacaktır. Şunu ifade etmeliyim ki.; Akit Gazetesi’nde mesleğinin zirvesinde, engin tecrübeleri olan ihtisas sahibi muhterem yazarlarımız vardır. Şimdiden yazılarımda olabilecek eksiklikler için bu muhterem zevat ve okuyucu kardeşlerimden özür diliyorum. Yazılarımı değerlendirmeye alıp neşrine imkan veren böylece beni Akit Gazetesi’nin vefakar okuyucuları ile buluşturan Akit Gazetesi’nin muhterem sahip ve yöneticilerine de en kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Dualarınızı beklerim. Rabbim cümlemizin yardımcısı olsun.

 

  • umit emirumit emir1 ay önce
    muhteşem bir yazıolmuş.Ellerinize saglık saygılar