BESLE KARGAYI...

29 Eylül 2017 Cuma

Güzel bir atasözümüz vardır; ''Besle kargayı oysun gözünü'' Tam da Barzani'nin günümüzde bütün dünyayı karşısına alarak sergilediği dünya hukukuna ters düşen ileride neler doğuracağını düşünmeden yapmaya kalkıştığı referandum hareketine denk düşen bekle de asırlar önce şerefli ecdadımızdan bize miras kalan bir atasözü. Evvela şunu belirteyim ki; Biza hiçbir zaman Kürt düşmanı değiliz.

 

İnsanları cenabı hakkın yarattığı şerefli mahluk olmaları sebebiyle severiz. Üstelik benim biraderimin gelini de Kürt'tür. Zaten, Kürt, Türk ve diğer gruplar birbirimizden kız alıp kız vermedik mi? Etle tırnak birbirinden ayrılabilir mi? Binlerce yıl biz bir arada aynı devlet çatısı ve aynı bayrak altında kardeşçe yaşamadık mı? Beraber üzülüp beraber gülmedik mi? Sakarya'da, Dumlupınar'da, Çanakkale'de aynı kaşıkla yemek yiyip aynı mataralardan su içmedik mi? Allah-u Tealal hazretleri inanan müminleri Kuran-ı Kerim'inde kardeş ilan etmedi mi?

 

Zihinlerimizi lütfen biraz yoklayalım: Yıllar öncesi bir kış mevsimiydi. Saddam'ın zulmünden kaçan Kürtler bizim hudut boylarımıza akın etmiş ve yığılmışlardı. Hava oldukça soğuktu. Binlerce insan kadını, erkeği, genci, ihtiyarı, çocuk ve hastaları ile huduttaydılar. Kalacak çadır veya binaları yoktu.

 

Açtılar açıkta idiler. Yağmur ve yağan karın altında tir tir aç ve sefil titriyorlardı. Bazıları naylonlardan çevirdikleri üzerine yağmur yağmayan ancak şiddetli soğuk olan o sözde çadırlarda hayatlarını çok zor şartlar altında yürütmeye çalışırken Necip milletimiz harekete geçti. (Her devirde, her zaman olduğu gibi.Bugün de Arakan için) onlara çadır, battaniye, yiyecek, yakacak (katalit sobalar), ilaç ve çocuk bezleri giyecekler yetiştirdiler. Hasta olanları alıp gelip Türkiye'de tedavi ettirdiler. Türkiye genelinde ve yurt dışındaki biz gurbetçiler de o zamanlar kampanyalar tertipleyerek mazlum durumda olan, vatanlarından sürülen Irak'lı Kürt kardeşlerimize yardımcı olduk. Tabiri caizse yaralarını sardık. Tam bir kara gün dostu örneği olduğumuzu gösterdik. Kavmiyet, din, dil farkı gözetmeden herkese bu yardımları yaptık.

 

Hale dünya genelinde de yapmaya devam ediyoruz. Hatırlarsınız; hemde Talabani hem de Barzani adeta bölgelerinde hapis edilmişlerdi. Merhum Özal, her ikisine Türkiye Cumhuriyeti'nin kırmızı diplomat pasaportları vererek dünyaya açılmalarını sağlamışlardı. Yine hatırlayınız; Yıllarca Barzani ve Talabani aşiretleri kavga halindeydi. Her iki taraftan nice insanlar ölüp gitmişlerdi. Türk devletini idare edenler araya girerek barışmalarını sağlamış, kan dökülmesini önlemişti. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı nice iş adamlarımızın o bölgede iş yerleri, taahhüt ettikleri işler vardır. Keza başta Barzani olmak üzere oradaki Kürt iş adamlarının da Türkiye'de işleri, iş ortaklıkları vardır. Barzani yanlış yaptığını anlayacak ancak işten geçmiş olacaktır. Uzun yıllar Barzani ve kendi soydaşları bu yüzden hem maddi hem de manevi sıkıntılar çekecekleri aşikardır.

 

Türk devletinin, Türk hükümetinin, TBMM sayın üyelerinin az sayıda istisnaları bir kenara bırakarak iktidarı ile muhalefeti ile referandum dolayısı ile dosta, düşmana çok güzel bir örnek oldular. Kendilerini; iktidar ve muhalefete mensup millet vekilleri olarak gösterdikleri bu ferasetten, birlik ve beraberlikten dolayı tebrik ederiz. Milli meseleler olunca iktidar ve muhalefet hesapları yapılmaz. Devletin, milletin bekası ve menfaatleri önde tutulur. Bizim meclisimizde onu yaptı. yazımı şerefli ecdadımızdan bizlere miras kalan bir atasözü ile bitirmeye çalışayım; ''Uzaktaki dostumdan, yakındaki düşmanın daha iyidir.'' Barzani gün gelecek bel bağladığı, dost zannettikleri uzaktaki yeraltı servetleri ve petrol avcıları tarafından menfaatları bittiğinde nasıl terk edilip satılacaklarını anlayacaklardır. ABD'nin bir zamanlar en yakın dostu olan Saddam ne oldu? Kaddafi ne oldu? Yemen'de oynanan oyun ne? Pakistan'da oynanan oyun ne? Mısır'da sergilenen rezalet ne? Niçin seçilmiş bir insanın zorla indirilmesi ne?

 

Demnokrasi havarisi başta ABD ve batılı ülkelerden bir ses çıkmadı. Hatırlar mısınız ABD bir zamanlar dostumuz ve komşumuz Irak'a demokrasi getirecekti. Gerçekten demorkasi komşumuz Irak'a sahiden geldi mi? Ne yazık ki, Barzani bu çok yanlış hareketiyle yüzlerce kilometrelik sınır komuşusu olan Türkiye'yi darıltmış, incitmiş olacaktır. Daha vakit vardır. Eskilerimiz; ''Zararın neresinden dönülürse kardır'' derlerdi. Türkiye ve İran Irak tarafından ''ke en lem yükün'' sayılan referandum sonrası Barzani'nin kesin bir dönüş yaparak referandum ve sonuçlarını rafa kaldırarak kenilerine asırlar boyu hamilik yapan, dara düştüğünde elini uzatan, yaralarını saran, gerçek dostlarından özür dilemelidirler. Tabii; ''Kendi düşen ağlamaz'' diye bir atasözümüz daha cür.. Gerisi Barzani'ye kalmıştır. Yazımı bitirirken gerçekten birşeyi merak ediyorum; Barzani'nin etrafında hiç akıllı insan yok mudur? İlim adamları yok mudur? Sivil toplum kuruluşlarının liderleri yok mudur? Neden Barzani'yi uyarmaz ve ikaz etmezler.

  • Mikâil okuroğlu Mikâil okuroğlu 1 ay önce
    İsmimiz de öyle kaynakki bir harf baş veya sonda aynı geliyorTürkKürt kardeşliğine dokundurtmayalım.