THY - Konya

Survivor Gençliği Okulları Cehenneme Çeviriyor

12 Şubat 2018 Pazartesi

Çorlu Ahi Evran Meslek Lisesi…

Bir öğretmen ders anlatmaya çalışıyor…

Ancak…

Karşısındaki öyle bir sınıf ki, öğretmenle edepsizce dalga geçiliyor, hoyrat kahkahalar atılıyor, meydan okur gibi ayakta dolaşılıyor…

Hatta bir öğrenci öğretmeni kucaklayıp götürüyor.

Derste oluyor bütün bunlar…

2018’in Türk eğitim sisteminden bir kare bu…

Kimse kusura bakmasın ama günümüz eğitim sisteminde öğretmen, instagram gençliğinin adeta şamarlayarak eğlendiği bir mizah malzemesine dönüştürülmüş durumda.

Bu video bunun en açık göstergesi.

Okullar önceden de iyi sayılmazdı evet ama şimdi bu türden rezaletlerin yaşandığı yerlere dönüştü.

İyileri de var elbette…

Dizilerde görülen arsızlığın, terbiyesizliğin, cahilliğin, ukalalığın, özentiliğin, şiddetin, vıcık vıcık ilişkilerin benzerleri okul sıralarında da görülüyor artık.

Şaka değil, gerilim o kadar yüksek ki okulların kapılarında polis otoları bekliyor.

Öğretmenlerden eğitim değil yalnızca öğrencileri sınıfta tutmaları bekleniyor. 

Çünkü bu tip şımarık çocuklara değil ders anlatmak 40 dakika boyunca sıralarında kalmalarını sağlamak bile olağanüstü bir başarı.  

Ve biz bu akıl dışılığa; okulu, öğretmeni, kitabı, yakıtı, servisi ile ülke olarak en büyük harcamalarımızdan birini yapıyoruz her yıl.

Aileler büyük beklentilerle adeta yatırım yapar gibi finanse ediyorlar çocuklarını.

Peki sonuç…

Öğrencilerin sosyal medyada paylaşacağı videoların maskotu haline getirilmiş, aşağılanmış bir öğretmenlik müessesesi ve sınıfta kendini kapana kısılmış gibi hisseden, öfkeli, depresif, sorunlu bir gençlik…

POLYANNACILIK OYNAMAYI BIRAKALIM…

Eğitim sistemimiz, öğretmen ve öğrencileri anlamsızlıktan delirtecek şartlar hazırlayarak okulu bir cehenneme çevirmiş durumda. Her “eğitim” dendiğinde kurcalamak için akla ilk öğretmenlerin gelmesiyle bu müessesenin tarihi saygınlığı yerle bir edildi. Oysa saygı duyulmayan bir öğretmenden öğrenilebilecek hiçbir şey olamaz.

*****

Zorla okula gönderilen, zorla sıraya oturtulan, zorla mezun edilmeye çalışılan bir öğrencinin(!)  ıslah olmasını beklemenin beyhudeliği ortaya çıkmıştır.

*****

Suç işleyen bu tip öğrenciler için yapılabilecek hiçbir şey yok. Çünkü cezayla terbiye olmaz. Ve hiçbir terbiyesiz, okulda tedip edilemez.

Sınav sistemini değiştirmenin, öğretimi donuk bilgiye boğmanın, ezberciliği göklere çıkarmanın eğitim sisteminin asıl sorununu kamufle etmeye yetmediği anlaşılmıştır. Zorunlu eğitim sistemi öğrenciyi vurdumduymazlığa öğretmeni de itibarsızlığa mahkum emektedir.

*****

Diziler, magazin programları, instagram, facebook, youtube’la bir çocuğun ilk “öğrenim” yeri olması gereken “aile okulu” yıkılmıştır. Bu enkazdan çıkan bir çocuktan daha iyisini beklemek iyimserlik olacaktır.

*****

Bu mesele münferit bir mesele değildir. Bir kuşak, bir yaşam biçimi meselesidir. Diziler ve  internetle büyüyen, anneye babaya çemkirmeyi marifet sayan, eğlenceye tapan, kendi dışındaki herkesi rakip ya da eşya gibi görerek nefret eden survivor kuşağı büyümüş, genç olmuştur artık. Bu çocuk da tam anlamıyla bu kuşağın bir üyesidir.  

*****

Videoda görünen rezaletin asıl sorumlusu ise, “öğrenci” adında imtiyazlı bir sınıf meydana getirip onu tüm EĞİTİM SİSTEMİNİN PATRONU yapanlardır.  

EĞER DÜZELTMEK İSTENİYORSA…

Zorunlu eğitim sistemi dünyanın her yerinde kitleyi aptallaştırdığı ve sadece tüketime dönük kişilik tipi ürettiği için sınıfta kaldı. Amerika’da çocuklarını zorunlu eğitimden çekip alanların sayısında patlama yaşanıyor. Dolayısıyla zorunlu eğitim taassubundan bir an önce vaz geçilmeli.

*****

Okullar yalnızca öğrenmek isteyen, azimli, meraklı, ilgili, heyecanlı öğrencileri kabul etmeli. Okula yalnızca isteyenlerin gitmesi sağlanmalı. Notlara bağlı olarak “sınıfta kalma” tekrar uygulanmalı.

*****

Popüler kültürün hiçbir unsuru, mezuniyet törenleri de dahil okulun kapısından içeri   sokulmamalı. Eğitim kariyer ipoteğinden kurtarılmalı, manevi aydınlanma boyutu ön plana çıkarılmalı. Okullar ortalamanın değil, yüksek eğitim düzeyinin vaz geçilmez mekanları olmalı.

*****

Unutmayalım, Milli Mücadele’nin kurmay kadrosu çok yaygın olmayıp etkili olan bir eğitim sisteminde yetişmişlerdi. Dolayısıyla 16 milyonu okutmaya çalışmak yerine bilgiye, öğrenmeye hevesi olan küçük bir azınlığı okutmanın tarihsel tutarlılığı hatırlanmalı.  

*****

Öğrenmek için heyecan ve merak duyan öğrenciyle bu videodaki gibi ahlaksız, meraksız, hedefsiz öğrenciyi aynı sıraya oturtmanın büyük bir felaket olduğu anlaşılmalı ve bundan vaz geçilmeli. Bu tip bir öğrenciye bir şey öğretilemeyeceği açık. Bu nedenle öğrenmek isteyen öğrenciler artık heba edilmemeli.

*****

Türkiye gelecek hedeflerine sağ salim yürümek istiyorsa şayet, eğitim, internet ve televizyon üçlüsüne aynı anda neşter vurmalı…

Yoksa, bu videolardan daha çok izleriz...

YORUM YAZ