“Paşam, siz öyle sevilmişsinizdir ki, hangi köylünün göğsü̈ yarılsa yüreği üstünde ‘Mustafa Kemal’ yazılıdır.” sözlerine, Atatürk: “Bilirim onu... Ama ben iki saat ötedeki hocanın o cahil köylü göğsünü yarıp Mustafa Kemal ismini silerek dilediği adı yazdıracağını da bilirim.”(Falih Rıfkı  ATAY -Atatürk Ne İdi? Sf. 93-94 )

“Cebimizdeki paranın gerçek olup olmadığını anlamak için nasıl ışığa tutuyorsak, insanı da ışığa tutalım. Eğer içinden Erdoğan geçiyorsa gerçektir, değilse sahte…”

“Ne saçmalıyorsun?” diyorsunuz değil mi?

Kullandığım mantık, muhakeme ölçüsü size çok tuhaf gelmiştir eminim.  

Belki de delirdiğimi düşünüyorsunuzdur.

Öyle ya, nasıl olur da bir insanın “gerçek” yani, doğru insan olup olmadığını anlamanın yolu onu bir başka insanla değerlendirmekten geçebilir?..

Bu satırları Uğur Dündar okusa ne varoşluğumuz kalır, ne köylülüğümüz!

Ertuğrul Özkök, “Öyle cahiller ki dünya CERN’i konuşurken bizimkiler hala lidere tapınıyorlar.” diye diline dolar konuyu.   

Nihat Genç, “Bu memleketin bulgurunu yiyip de lidere tapınmayı nasıl haysiyetinize yediriyorsunuz?” diye döktürür gider herhalde…

Ekşi sözlük ahalisi sövgüden sayfalar dizer…

Hürriyet cephesi işi ballandıra ballandıra manşete taşır…

Hatta böyle bir cümleyle Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısına konu olmak bile mümkün.

Ama çam deviren bu muhakemenin sahibi biz değiliz. Densizliğin sahibi, evlere şenlik ölçüsünü tam olarak şöyle izah ediyor:

“Cebimizdeki paranın sahte olup olmadığını anlamak için ışığa tutarız.

Eğer içinde Atatürk varsa…

O para gerçektir.

Yoksa Sahtedir.

Ne mal olduğunu anlamak için insanları da ışığa tutmak gerekir.

İçinden Atatürk geçmiyorsa sahtedir. “

Aynen böyle söylüyor, Yılmaz Özdil 18 Nisan’daki yazısında.

Öyle bir ölçü ki…

Ciddiyse çok komik, şakaysa hiç komik değil…

Ona göre  gerçek insanın ölçütü,

Akıl değil!

Vicdan değil!

İman değil!

Edep değil!

Bilgi değil!

Erdem değil!

Oysa gerçek insanın özü,

Yunanlı bilge Anaksogaras’a göre us’tu.

Sokrates’e göre “iyilik”

Konfüçyüs’e göre “insanseverlik”.

Hz. Muhammed’e göre “iman”.

Descartes’e göre “düşünce”.

Marks’a göre “toplumsallık”.

Nietzsche’ye göre “güç”.

Tolstoy’a göre “anlam”dı.

Yılmaz Özdil’e göre ise Atatürk

Akıl bunu söylemiş, vicdan şunu emretmiş kimin umurunda…

Ultra aydınlanmış Özdil’in böyle şeylere ihtiyacı yok ki.

Onun gerçek-sahte, iyi-kötü ölçütü net!

Özetle “Biz, lider kültü’nün itaatkar müminleriyiz.” diyor Özdil, kitlesini kastederek. 

Bildiğiniz gibi Özdil, Adam adlı bir kitap yazmıştı. 

“Adam”lara(!) atfettiği kitabının kapak yazısında (ne tür adamları kastettiğini az sonraki örnekle daha iyi anlayacaksınız) şöyle söylüyordu:

“Türkiye, bugün hâlâ ayakta duruyorsa... İşte bu adamların ortak karakteri, ortak zihniyetinin sırtında duruyor.”

Özdil’e göre ülkeyi “sırtında” tutan kahramanlardan biri de kitabın 181. sayfasında kendisine yer verilen Tarkan’dı…

Hayır, yıllar önce Kartal Tibet’in perukla canlandırdığı çakma kahraman değil, bildiğiniz Tarkan…

Kim adamdır, değildir bayağılığı Özdil’in olsun.

Ancak geçmişten bugüne bunca insan birikimi olan bir toplumda adı geçen şahsı adam diye allayıp pullamanın, ideal olarak toplumun önüne koymanın nemenem bir uğraş olduğunu varın siz takdir edin.  

Ee, “Adam”lık ölçüsü “o” olanın, insanlık ölçüsü de “bu” olur, diyorsunuz ya, doğru söylüyorsunuz.

 MODERN HERZECİLERİN GÜNCESİ 

Bir takım basının her gün imza attığı sövgüler bununla bitmiyor ey okur… Yılmaz Özdil’in “lider kültü”ne sınıf atlatan yazısıyla aynı gün Soner Yalçın da referandumu yorumlayan bir sövgü kaleme almış.  

Yalçın referandumda “Evet” oylarının en yüksek çıktığı doğu illerindeki sosyolojiyi açıklarken “Evet”çiler için “eğitimsiz, içe dönük, katı milliyetçi, muhafazakar, hala lider kültüne boyun eğiyorlar.” demiş…

Yalçın süper eğitimli Özdil’in “Bizden ala lider fanatiği var mı?” yoklamasını görmemiş olmalı ki “bunlar eğitimsiz, içe dönük ve muhafazakar oldukları için lider kültüne iman ediyorlar” diye klinik psikiyatriyi hayretlere gark eden bir analiz çemkirivermiş. 

Özdil ve Yalçın’ın eğitimden kastı; matematik bilmez, fizik bilmez, felsefe bilmez, Türkçe bilmez, dinini bilmez, kültürünü bilmez, Sinan’ı bilmez, Itri’yi bilmez, Katip Çelebi’yi bilmez, Cevdet Paşa’yı bilmez “işte benim stilim” tarzı eğitimliler, yani “on yılda yarattıkları” o nesil olmasa gerek…  

Pekiyi, bu analizlere şaşırdık mı? Hayır!

Bu, neredeyse kurumsallaşmış, yüzyıllık bir refleks… Kurucu ideolojinin sözcüsü Falih Rıfkı: “Bir milletin medeniyet meselesinin oy toplayarak halledildiği görülmemiştir.” demişti. “Bize göre millî irade hür değildir. Millî irade, bâtıl fikirler ve inançlarla paslanmış ve ortaçağ müesseseleri kadrosunun köleliği altında idi. Her şeyden önce bu irade, kara inançlardan(!) temizlenerek saf kılınmalı ve hürriyetine kavuşturulmalı...”şeklinde devam ederek halkı ne kadar rasyonel(!) ele aldıklarını ortaya koymuştu.

O günden bugüne bir şey değişti mi? Özdil ve Yalçın herzecilerine bakarak bile, hayır demek mümkün!

Değil son 15 yıl, serbest yapılmış her seçimde yenilginin türlü biçimini tatmış bu elitist sınıf halkı daima kendileri tarafından kurtarılmayı bekleyen kimliksiz, eğitimsiz bir yığın olarak gördü.

Yakup Kadri, yönetici elitin halkla iç içeliğini veciz bir şekilde özetlemişti: “Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak... Haydi, bunların hepsini yapayım. Fakat onlar gibi nasıl düşünebilirim? Nasıl onlar gibi hissedebilirim...”

Hani şimdi CHP’lilerin başını çektiği “Hayır”cılar “Belki seçmene kendimizi iyi anlatamamış olabiliriz.” diyorlar ya, endişe buyurmasınlar, vatandaş onların 90 senede yaptıklarını, nasıl otoriter eğilimli bir klik olduklarını, yani ciğerlerini iyi biliyor…

1908 -25 arasındaki çok partili sistem işte bu zihniyet yüzünden rafa kaldırılmıştı. Yoksa Yakup Kadri ve Yalçın’ın vurguladığı gibi eğitimsiz(!) kitlelerin kime oy verecekleri belli olmazdı.

Cahil halkı oy verebilecek kıvama getirene dek çok partili sistem de her türlü muhalefet de bizzat cumhurbaşkanının imzasıyla yasaklanmıştı.

Referandumda oylanan anayasa değişikliğinin aldığı yüzde 51 için“ geniş katılım, oy birliği, konsensus” yok diye çığırtkanlık yapanlar; 24 Anayasasında konsensus sağlanmış mıydı acaba? Söyleseler de bilsek!

Muhalefete,  özellikle herzeci Özdil’e bakılırsa harf, kıyafet gibi devrimler de zaten halka danışılarak yapılmıştı! 1925’de Rize Ulu Camii önünde halkın üzerine ateş açıp 17 kişiyi öldüren jandarma, talim; Rize kıyılarını bombalayan Hamidiye zırhlısı da tatbikat yapıyordu herhalde. Olayların şapka kanunuyla ilgisi olduğu emperyalistlerin zırvası olsa gerekti…

Oysa ne diyordu Mustafa Kemal:  “Cumhuriyetimizi ve çağdaş̧ medeniyet seviyesine ulaşmak isteğimizi köstekleyecek herhangi bir referanduma gitmek, yalnız cehalet değil, hıyanet olur. Yüzde seksenine okuma yazma öğretilmemiş̧ bir memlekette inkılaplar plebisitle olmaz!...”

Demek ki neymiş, Cumhuriyeti kuran irade kritik konuları okuma yazma bilmeyen halka danışmayı “hıyanet” kabul ediyormuş. 

Şimdi benzer bir ifadeyi Erdoğan kullansa, İttihat Terakki artığı elitistlerimizin cam çerçeve indirmesi için ağaç mağaç bahane etmesine de gerek kalmaz ya neyse…

Ama referandum sonuçlarını, CHP olarak başa kimi geçirirseniz geçirin yüzde 25’i geçemeyeceğinizi ve Türkiye’nin mahut sosyolojisini kabul etseniz siyasal istikbaliniz için iyi olur… Hayır siz etmezseniz, halk evire çevire, paşa paşa ettirecek yani, bizden söylemesi… 

YORUMLAR
600

Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Vatanperver

Sadece sunu aciklayin kurt pacavrasi gondere cekildiginde ve siz bu rezaleti gordugunuzde neler hissettiniz

Cevapla

Gökmen CİHANGİR

Çok güzel bir yazı ellerine sağlık üstadım

Cevapla

Ozan

AKİT'den de böyle bir yazı beklenirdi..

Cevapla

Kaan

Çok güzel bir cevap. Ama bunu cahil halkı kandırmak için kasıtlı yapıyor. Bunun böyle olmadığını oda biliyor.

Cevapla

Kaan

.. Beyler kendinize gelin şu bu o diye ayrıştırılmayın evette bizim hayırda bizim. Ama şu bir geçekki Atatürk tüm özellikleri üzerinde barındıran birisi olduğu için, sadece Atatürk olup olmadığına bakmak yeterli.

Cevapla

Kaan

Sen önce Muhammed yazmasını öğren. Cahilliğini dışarı vurma.... yusuf can

Cevapla

ALP

OKU KARDEŞİM OKU AKILLI OL ONLARI OKUMADAN OKUMUŞ OLAMAZSIN NASIL OLSA GÖRÜŞÜ BELLİ DEME ÖYLE ALLAH,KİTAP DİYEN HERKESİ DOĞRU SANMA OKU,DİNİMİZİN GEREĞİ VE İLK VAHİY OKU OKU Kİ ÖĞREN

Cevapla

Kamil devran

.....akit yazarı kardeşim bu ülkede sizin gibiler ben dinim icin..... diyor ve sayımız oldukça çok olay bu yılmaz Özdil olayı değil

Cevapla

pizzacı

ne alaka yani hitleri stalinide vs.tüm dünya anladı yunan halkını toplayıp bu topraklara yerleştirip sonrada efendisi haline getirmek pekte minnet duyulacak bişey değil.

Cevapla

Dogan

ATATURK un 90 yıl önce yaptıklarını bu gün bile hayal edemiyorsunuz. Hala o günlerle bu günü kıyaslama 

Cevapla

Leyla

Tebrikler cok amacına ulaşmış bir yazı. Yorumlara bakıldığında okuyucuların çoğununozdil hayranlarından oluştuğu görülüyoreebüyük bir başarı tam da olması istenen .. uyandırmadan devam :)

Cevapla

Halktan Biri

Her kafadan bir ses o zamanla bu zaman birmiydi diye? Haklısınız bir değildi... Atatürk milletin efendisiydi, bu sebeple kimse ona ses çıkaramıyordu. Şimdi millet efendi ama maalesef; efendilik verilenlerden bazıları (chp) cahillik edip havlamaktan geri durmuyorlar... Ya o değilde bu CHP genel itibariyle yozlaşmış yaşlıların partisi ya hani.. bunlar ölüp giderse kim oy verecek size... Üzülüyorum size...

Cevapla

ATIF

O dönemin şartlarıyla bu dönemin şartları aynı değil diyen arkadaşlar! Günümüzde o dönemin şartları geçerli olsaydı yapılacak olan dayatmalara, hukuksuzluklara razı mıolacaktınız. Yani şunu mu diyorsunuz; Şartlara göre bir insana, insanlık dışı muamele yapılabilir. Arapça ezan okunmasının yasak edilmesinin döneminin şartlarıyla nasıl bağdaştırıyorsunuz. Ya da bir insanın şapka takmadığı için öldürülmesine "o dönem öyleydi"mi diyeceğiz. Milli Mücadeleyi sanki uzaydan gelenler kazanmış bu devleti Anadolu insanı kurmamış gibi konuşan arkadaşlar! Osmanlı yıkıldıktan sonra Anadolu insanı ,düşmanlara "10 yıl bekleyin. Biz önce bir aydınlanalım ondan sonra vatanımızı kurtaracağız" mı dedi. Ülkeyi kurtaran meclisin (1.Meclis)başarısını kendi halkını zorbaca yöntemlerle dönüştürmeye çalışan sonraki meclislere mi mal edeceğiz. İstiklal Marşı Şairinin yurt dışında yaşamak zorunda kalmasını nereye koyacağız. Sürgün edilen, hapislerde türlü çileler çektirilen dönemin aydınlarına ne diyeceğiz. O dönem hakkında konuşmaktan çekinen günümüz aydınlarına ne gözle bakalım. Futbol maçında slogan atar gibi sislendirilmiş dönemden bahsedenlere cevap verilir mi. Kendi geçmişini yeterince ve doğru öğrenememiş bir insana ne anlatılır.

Cevapla

Yusuf can

Kula kul olan Kemalistler Anıtkabir ağlama duvarına cevirdiniz,ulan Allah birdir,onun Resulü Hz,muameddir buna inanmiytan kafirdirdinimiz İslam dır,gümbür gümbür geliyormuş ulan bir tane cumhurbaşkanın adayı cukaricak kapasitenin yoknsizin zavallılar,hadigot,......yiyorsa reisdin karşısına bir aday gösterin,ülke dışında bir tane devşirme turknbulur getirirler alır tz yy zu koşa koşa peşine gider sonra Anıtkabir de ağlaşır durursuunuz

Cevapla

Bülent

Istikbalde en gür sada islamiyetin olacaktır İNŞALLAH

Cevapla

Erdem

Tamam siz kendinizce doğru olduğuna inandığınız için hayır demiş olabilirsiniz ama gel gör ki CHP yüzde 49' un hepsini CHP' li ve kemalist olarak değerlendiriliyor. Yani keklendiniz azizim!

Cevapla

Sedat

Bütün dünya Mustafa Kemal 'i anlamış,sen hala ..diyorsun bir de onun kurduğu bu cumhuriyet de yaşıyorsun...

Cevapla

A.Gören

Neden Internette hep sahte basılan EVET OYLARI video varda,HAYIR video suyok.Osmanlı da halkın yüzde kaçı okuma yazma biliyordu da o zamanki eğitimsizligi cumhuriyet e bağlıyorsun.

Cevapla

Celalettin Çoban

İçinde yılmaz birde özdil bulunan hiçbir şeyi değerli ve okunabilir bulmuyorum

Cevapla

mutmaine

sıradan vatandaş sen sıradanlığın ne olduğunu bile bilmiyorsun.Neyi anlatmak istiyor bunlar..Peygamberde,halifelerde... Padişahlarda diktatördü mü demek istiyorlar? Müslümanın nasıl düşünmesi gerektiğini bilmeyen bir kesim varken...bunlardan akıllı cümleler beklemek gereksiz.Diktanın ne olduğunu tarihine baksa anlayacak ama bırak kitap okumayı! Gazete okumayı aydınlık sayar bu zihniyet.Çirkeflik ve hazımsızlık içinde yaşamaya alışmışlar. Dertleri başka milletten derman bulamıyorlar.Ne yazsak boş ...bizde kitabımıza bakıyoruz içinde herşey yazıyor..okuyan anlıyor. Okumayan sıradan oluyor.

Cevapla

Bozoklu

Guzel bir girizgahti. Ters kose yapmissiniz. Teskkurler.

Cevapla

Ekrem Can

Siz ne yaptınız Üstad? Kemalist yurttaşlarımızı kutsadığı, seküler hezeyanlarla dolu her satırını günde üç defa ibadet şevkiyle okudukları, yetmedi sosyal medya platgormlarında defaatle paylaştıkları ÖZDİL KÜLT'ünün karizmasını yerle bir ettiniz! Teessüf ederim sizeÜstad!

Cevapla

Ziya

Ali Bey,çok anlamlı bir yazı olmuş yalnızca bu adamlarin terazisi (ki bozuktur ) bu sıkleti çekmez.

Cevapla

Güney Maracı

Sayın yazar 1924 yılıyla 2017 yılının şartlarını bir tutmuşsun. Sence de adaletli mi bu? Gerçi adalet var mı o da ayrı bir konu.

Cevapla

Sm gkdg

Ağzına yüreğine sağlık

Cevapla

eynesurlu

sen verilen hayır oylarını chpkk yamı verildi sanıyorsun. sizin gümbürtünüz kendinizi oyalar bu halk bir gümbürderse o zaman kaçacak delik ararsınız. sakın sabrımızı sınamayın!

Cevapla

Numan

Bu arada gümbür gümbür gelmiş R nere koydun serkan?

Cevapla

SALİM KONCAGÜL

Hocam yazınız çok yerinde ve haklısınız.Fakat biz sizi okuyorsak onları okumuyoruz demektir.Zaten dünya görüşleri belli.Ama siz onlardan bahsederek okumadığımız halde okumuş gibi oluyoruz ve bunlara paye vermiş oluyoruz.Saygılarımla

Cevapla

Aa

Türk hissediyorsa türktür

Cevapla

emin abdulhamid

5816 sayılı m.kemali koruma kanunu 1950 yılında DP iktidarında getirildi, doğru. Kanun metnini hazırlayan kişi Dr. Ernst Eduard Hirsch isimli yahudi kökenli bir alçaktır namussuzdur. 1950'ye kadar ülkede CHP diktatörlüğü olduğundan, muhalif gazete bile çıkarılamıyordu! M.Kemal aleyhine tek laf eden kefenini giymek zorundaydı. CHP iktidarı dervrildikten sonra, CHP güdümlü derin devlet "ticaniler" adında bir örgüt çıkardı. Bu örgüt m.kemal heykellerine saldırmıştır. Bu saldırılar nedeniyle DP'yi suçlayan CHP, 5816 sayılı yasayı çıkarttırdı ve tarihi gerçekler bu şekilde sakladılar!

Cevapla

Daha Eski Yorumları Yükle (33)
Ali Osman Aydın
Ali Osman AydınTüm yazıları için tıklayın »
Yeni Akit
Gündeme dair önemli haberler ve son dakika gelişmeleri anında bilgisayarınızda!
Masaüstü bildirimlerini almak ister misiniz?