Magazin Postmodern Büyüdür

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Küçük bir okurumun sorusuyla durumu fark ettim.

“Ünlü bir model, bir Türk yazarla birlikteymiş, haberin var mı?”

Küçükler, büyüklerle mukayese edilemeyecek kadar dürüst olurlar. Küçükler tarafından yönetilseydik daha ilginç ama kesinlikle daha dürüst bir dünyada yaşıyor olurduk. Küçükler ne izledikleri ve ne dinledikleri konusunda açık yüreklilikle konuşmaktan hiçbir zaman çekinmezler. O da öyle yaptı ve bana bu olaydan instagram hesabı dolayısıyla haberdar olduğunu söyledi. “Ne sanıyorsun? Bütün sosyal medya bunu konuşuyor.” diye de ekledi.

Günümüz toplumunda internet kullanıyorsanız tam olarak farkına varamadığınız bir magazinel cezaevinin içinde yaşıyorsunuzdur. İnternetten haber okurken, alış veriş yaparken, yemek siparişi verirken, gideceğiniz güzergahı saptamaya çalışırken bile magazinin nefesini ensenizde hissedersiniz. Magazin bütün şehvetli kışkırtıcılığıyla okuduğunuz mühim haberin hemen bitişiğinde sizi baştan çıkarmak için beklemektedir.

Pekiyi, magazinel tutsaklığın boyutları nedir? Veya magazin nedir?

Aslında magazin, ülkenin yüksek standartlara sahip kent soylu sınıfının yaşam tarzıyla kitleyi büyüleme uğraşıdır. Bu nedenle dünyanın neresine giderseniz gidin, magazinde daima, toplumdışı kişisel ve ahlaki ölçülere sahip popüler tiplere yer verilir.

Mesela, magazin basınında bir inşaat işçisinin hayatına dair bir şeyler izlemeniz mümkün değildir.

Çünkü, işçinin işine nasıl gittiği,

bir ev hanımının iş prensiplerinin ne olduğu,

temizlik elemanının stresini nasıl attığı,

oto kaportacının uğurlu iş kıyafetlerini nasıl seçtiği,

tezgahtarın hobilerinin neler olduğu kimsenin umurunda değildir.

Çünkü bütün bu sıkıcı, önemsiz, eğlencesiz(!) detaylar adeta izleyicinin kendi dünyasını andırmaktadır. Söz konusu meslek sahipleri de izleyicinin kendisi gibi geleneğe, aile ilişkilerine, geçim sıkıntısına, toplumsal yasalara bağlıdırlar. O nedenle sosyolojik gerçekliğin bir ürünüdürler. Şayet, işyerinde elektrik akımına kapılmamış, yüksek tonajlı prese kol kaptırmamış veya cinnet geçirip patronun ofisini kurşun yağmuruna tutmamışlarsa hayatlarında dikkate değer hiçbir fevkaladelik yoktur.

 

Kendi hayatının rutin girdabında boğulan izleyici hiçbir kışkırtıcılık barındırmayan işçinin, ev hanımının, şoförün rutin hayatını izlemeye katlanamaz. Magazin, talihin kendinden daha fazla güldüğü kişilerin mahrem dünyalarıyla izleyicinin önünde yaptıkları bir resmi geçit gibidir.

Orada fark edilmek için soyunmaktan, utanç verici hareketler yapıp bayağı durumlara düşmekten çekinmeyen, sıradan ahlaki prensipleri bile hafife alan, para ve haz tutkunu kişilerin sahte kişilikleri pazarlanır. Magazin haberlerinde aşk, aile, örf adet gibi değer yargılarının tümü sistemli bir şekilde aşağılanır. Mesela, ünlünün aşk serüvenlerindeki çeşitlilik, değişkenlik, heyecan, ihtiras izleyicinin takibini cazip kılmaktadır. Evlilik ise bu oyunu bozmakta ve izleyici, ünlüyle ilişkilerine tek taraflı son verilmiş̧ olduğu hissine kapılarak kendisini ihanete uğramış̧ gibi görmektedir. Bu durum ünlünün ekran ve iş kredisinin düşmesine neden olmaktadır.

 

Bu nedenle seyirci uyuşmak, kendi dünyasının gerçeklerinden kaçmak ve başkalarının hayatlarına imrenerek acı çekmek için magazin haberlerini takip eder. En konforlu ve en ucuz kaçıştır bu…

Ayrıca nasıl evlilik teklif edileceğinden balayına nereye gidileceğine, nelerin giyinilip nelerin kesinlikle giyilmemesi gerektiğine kadar sürü kültürüne ait donelerin kitleye telkin edilmesi için izlenen başlıca yollardan biri de magazin haberleridir.

 

Seyirci magazinle Hollywood’un arka sokaklarından Maldivler’de gün batımına,  kimi zaman da asla konuk olamayacağı lüks mekanlara, görkemli sofralara tanık olur… Seyircinin gerçeklerden kaçma isteğinden dolayı gündemin şehit haberleriyle sarsıldığı dönemlerde dahi magazinin ivme kaybetmediğini gösteriyor istatistikler.

 

Magazin dedikodunun örgütlenmiş, kurumsallaşmış halidir aslında…Onu ahlakdışı yapan da budur.

Magazin,

ünlünün tatile kiminle gittiği,

alışveriş için hangi mağazayı tercih ettiği,

dizi çekiminden edinilen gelirle yatırımın neden o semtte yapıldığı,

neden o kadın değil de diğerinin tercih edildiği,

bu kadar hızlı yeni bir aşka yelken açmanın doğru olup olmadığı gibi konularla ilgili tartışma (gıybet) ortamı sunar…

 

Eğer bir magazin takipçisiyseniz bir başkasının hem de hiç tanımadığınız, belki tanıma şansınızın da olmadığı bir kişinin hayatının en mahrem, en özel anlarını izliyorsunuz demektir. Eğer bir magazin takipçisiyseniz bunun yüksek sınıfın yatak odasında bir locanız olmasından farkı yoktur . Her şeyi o mesafeden izler ve görürsünüz…

 

Ve magazin giderek sizi yakinen tanımadığınız bu insanların özel hayatındaki tercihleri yorumlamaya; bu tercihlerin doğruluğunu, ahlakiliğini, mantıksızlığını sorgulamaya sevk eder. Magazine kayıtsız kalamazsınız…

Bu kadarla da kalmaz şöhretlerin kişilikleri, giyim kuşamları, saç biçimleri ve hatta bedenleri hakkında değerlendirme yapmaya kadar sürükler izleyiciyi. Bu o kadar fark edilmez biçimde gerçekleşir ki dikkat ettiğinizde bir insanı karşı cinsten (ve dinen kendisine haram olan) bir ünlünün bedensel özellikleriyle ilgili gayet şehevi değerlendirmeler yaparken bulursunuz. Bir sektörden daha ne  kadar şeytanilik beklenebilir ki?

Oysa magazinin bu durdurak bilmeyen dedikodu ve merakına karşılık Hucurat Suresi 12. Ayette:  “Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?” deniyor açık bir şekilde… Magazinin “dedikodu” diyerek yumuşattığı gerçekler doğrudan “gıybet”in sahasına giriyor.

Taha Suresi 131. Ayette  : “Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme.” deniyor. Ancak magazinin bütün iddiasını başkalarının kirli sırları hakkındaki merak oluşturuyor. Magazin sadece başkalarının yaşamlarına göz dikmiyor, takipçisini o hayatlara imrendirmeye de soyunuyor. Bunun için izleyicinin kıskançlık duygularına sesleniyor. Uzmanlara göre bu duygu acı verici olabiliyor. Bu anlamda magazin, “kazanmak için her yolu mübah” kabul eden Amerikan rüyasının bir benzerini sunuyor izleyicisine. Bir kazananlar, varlıklılar, anlı şanlılar kulübü yaratıyor ve izleyiciyi baş edilmez bir haset duygusuyla baş başa bırakıyor.

 

İyi de bütün bu tartışma ve merakın izleyiciyle ne alakası vardır?

Kendi amca veya teyzesini dahi tanımayan, aile ilişkileri yerle bir olmuş izleyicinin ünlü olarak tanımlanan bu kişilere en yakın dostuymuş muamelesi yapmasının mantıklı bir nedeni var mı?

 

Magazin, insanlar tarafından iyi muamele görmek gibi ayrıcalıklara neden bizim değil de o şöhretli kişilerin sahip oldukları üzerine bizi düşünmeye zorlar. Magazin bizi, aslında hiçbir erdem ve gerçek başarıya sahip olmayan son derece ahlak dışı kişilikler önünde saygıyla eğilmeye davet ederek kendimizi aşağılamaya zorlar.

Daima hor görüldüğünü, insan yerine konmadığını düşünen, ebeveynleri tarafından ihmal edilmiş izleyici magazine yönelerek kendi hayatında dikkate değer bir şey olmadığını itiraf etmiş olur.Magazin haberlerine olan merakınız, amaçsızlığınız, mutsuzluğunuz, anlamsızlığınız ve şükürsüzlüğünüzle ilgili açık bir göstergedir. Modernizmin sizi nasıl da kibir ve imrenme dürtülerinizden yakaladığının kanıtıdır. Çünkü gerçek anlamda kendi hayatlarına odaklanan, sahip oldukları her nimeti lütuf kabul eden ve yaşamlarıyla ilgili tatmin edici amaçlara sahip olan insanlar, başka insanların hayatlarına ilgi duyacak zamana sahip olamazlar. Sahip oldukları daha mühim bir şeyleri vardır çünkü: Kendi hayatları…

 

Magazin basınının ürettiği şöhret tipi ve seyirciyi aldatarak oluşturduğu ekonomik döngüyle  ilgili önümüzdeki yazılarda da görüşlerimizi paylaşmaya devam edeceğiz inşallah.

 

 

  • FATİH ISTANBULLUFATİH ISTANBULLU4 ay önce
    Evetşöhret ...mevki ... makam...Dünya'ya ait meftunolunan,perestis edilenne varsa ; Kabirkapısına kadardır.
  • eylüleylül4 ay önce
    Mükemmel bir yazı aklınıza sağlık. Gelecek yazıları sabırsızlıkla bekliyoruz.
  • Ali Osman Aydın Fans ClubAli Osman Aydın Fans Club4 ay önce
    Onların hayatlarını dikkat çekici yapanlar kesinlikle magazindir. Ve onların hayatını dikkat çekici kılıp adeta bize onlar gibi olun, onlar sizden üstündür diyorlar. Yazınız muazzam olmuş, çok beğendim Ali Osman Aydın 
  • ArabistanArabistan4 ay önce
    Müthiştespitler.Allah razı olsun.keşke bu tür konular siyaset ve spor kadar ilgi görse
  • AhmetAhmet4 ay önce
    Gercek dunyada ceza evinde olacagima magazin izlerim baska da bisey izlemem. Niye kafamı yorayim bedel ödeyeyim ki?bana ne
  • yukselyuksel4 ay önce
    Bende buradan çoğunun bilmediği bir haber vereyim1999 Kocaeli depreminin yıldönümüne az kala....depremABD/İsrail ünlümucit NİKOLAJ TESLAnın tekniğini kullanarak yapılmıştır
  • pizzacıpizzacı4 ay önce
    Aslında magazin, ülkenin yüksek standartlara sahip kent soylu sınıfının yaşam tarzıyla kitleyi büyüleme uğraşıdır.Çok yerinde bi söz. İNSAN İSYAN EDEBİLDİĞİ KADAR ÖZGÜRDÜR. Ama maalesef kayıtsız boyun eğmek zorundayız sisteme
  • NevzatNevzat4 ay önce
    Aslında "magazin" başlığı altında bizim naif insanlarımızın günlük hayatı anlatılabilir.Tabii sonunda da hicv sanatı devreye girer anlayana...
  • Polis H.TPolis H.T4 ay önce
    Ahirzamanın en cazibedar fitneleri, ehli imanın iman ve ahlakını korkunç tahrip ediyor..Ali Osman bey! bahsettiğiniz mevzuların,bu müslüman topluma ne derece zarar verdiği sürekli işlenmeliki; millet manevi tahribatın farkına varabilsin..
  • ......4 ay önce
    Cok ince noktalari yakalamissiniz gercekten.kaleminize saglik
Daha fazla yorum göster (1/10)