İnsan Hayvanın Cehennemidir

16 Eylül 2017 Cumartesi

Adı Haydut. O bir Amerikan Eskimo köpeği…Yoğun keder ve tarifsiz bir yalnızlığın telafisi için bir pet shoptan satın alındı. Bütün yaz, eşinden ayrılan hanımefendinin en yakın arkadaşı olarak bir yazlıkta yaşadı. Alanya’nın gün batımında yürüyüşler ve sevilmek için şaklabanlıklar yaptı.

Adı Mişa.  Literatürdeki adı Amerikan Cocker Spaniel… Çocuklarla iyi anlaşan bir cins olduğu için evin küçük beyine karne hediyesi olarak alındı. Bir jip’in arka koltuğunda Bodrum’a kadar aileyle yolculuk yaptı. Koca tatili küçük beyin etrafında koşturarak geçirdi.

Adı Paşa. Bir  Airedale Terrier… Bütün yıl üniversite sınavına hazırlanarak yorulmuş küçük hanımı sevindirmek için sahiplenildi. Bir araçla Fethiye’de kiralanan yazlığa götürüldü. Sıcak kanlı ve atılgan tavrıyla bütün ailenin maskotu oldu. Sıcak yaz gecelerini küçük hanımın odasında, yatağın yanı başında geçirdi.

Köpük, Baron, Gölge, Bella isimli köpekler…

Ve Chinchilla, Birman, İran cinsi kediler…

Bu hayvanlar, yaz tatili süresince sayısız selfie için poz verdiler. Kimileri eğlence düşkünü sahiplerinin İnstagram hesaplarında sevimli videolarıyla boy gösterdiler. Zengin sofralarda yapılan bir yığın sohbete kulak misafiri oldular. En kaliteli yemeklerden yediler ve muhteşem peyzajlı bahçelerde doyasıya oynadılar. Sevgi dolu bir sahibe, sıcacık bir aileye sahip oldukları hissiyle dolu bir yaz geçirdiler…

Mişa Eylül başında, boynunda pahalı bir tasmayla yol kenarı bir çalılıkta, Paşa otoyola çok uzak bir orman yolunda, Haydut tatil beldesinin 150 km uzağındaki köyün otobüs durağında, İran cinsi kedi ise yöresel bir takı dükkanının kapısında bulundu.

Mişa çakalların saldırısından dolayı yaralanmıştı, Haydut ise açlıktan ölmek üzereydi. İran kedisi merhametli bir teyze sayesinde kurtulabilmişti ancak Paşa diğerleri kadar şanslı değildi… Orman yolunu kullanan avcılar onu iki parça olarak buldular.

(Hayatta kalanlar tecavüz ve işkenceden kurtulup yaşamaya devam edebildiler mi bilmiyoruz…)

Onlar tatil kültürünü dizilerden, hobi sahibi olmayı magazin programlarından, hayvan severliği ünlü takımından öğrenen taklitçi bir toplumun masum kurbanları…

Her yıl tatil bittiğinde tatil beldelerinin etrafındaki  ormanlara bırakılan, sahiplerinin arkasından kilometrelerce koşan, ağlayan evcil hayvanlardan yalnızca bir kaçı onlar.

Aynı magazin programlarındaki gibi bir tatil fotoğrafı çekip paylaşabilmek için bol sıfırlı ödemeleri göze alan görgüsüz bir güruhun mevsimlik işçileri

Onlar, hayvan severliği kimseye bırakmayan ve kurban bayramlarına ateşli tiratlarla karşı çıkanların hayvanlara karşı samimiyetlerinin delilleri. 

Bu artık ülkemizin bir rutini.

Tutkulu yaşam tarzımız, özenti hayatımız ve cehalet dolu popüler kültürümüzün sevgisizliğinden, sahtekarlığından, yüzeyselliğinden hayvanlarda nasibini alıyor.

Kültürümüz zevk ve eğlenceye bağımlı hale geldiği için ekranlarda çocuk oynatmak da evcil hayvanları ölüme terk etmek de mubah görülüyor.

Yalnızca genç ve güçlünün saygı gördüğü o kadar nefret dolu bir toplum haline geldik ki güçsüz gördüğümüz her şeyi duygularını hiçe sayarak zevkimizin oyuncakları haline getiriyoruz. Buna hayvanlar ve çocuklar gibi, yaşlılar ve kadınlar da dahil…

Diktiğimiz binalarla yeşili yok ediyor, her yaz sektirmeden ormanları yakıyor ve ayrım gözetmeksizin hayvanları öldürüyoruz. Evrene yayılmış kanser hücresi gibiyiz…

Ama sorsanız ya modern, ya laik, ya da dindarız…

  • CabirCabir2 ay önce
    Rabbim o insanların tezasini versin. Ben bir kanaryam öldü diye 3 gun kendime gelemedim be yazık. Bu hayvandan asagi olan insanlar daha kac masum cani yakacaklar acaba