Cam Filmi Yasağı Neye Hizmet Ediyor?

06 Kasım 2017 Pazartesi

Hatırlayacaksınız, Ekim 2016’da Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü “Yönetmelikteki esaslara uygun olmak kaydıyla onaylı cam filmi takılması araçlarda serbest oluyor.” demişti.

Ancak geçtiğimiz günlerde aynı bakanlık tarafından fabrika çıkışlı olanlar (Lüks sınıf kastediliyor) hariç otomobil cam filmlerinin yasaklandığı açıklandı.

Daha bir yıl geçmeden…

Üstelik yüz binlerce araç cam filmi taktırmışken.

İnsanlar “serbest” açıklamalarına güvenip dükkanlar açmışken…

Yapılan uygulama cam filmlerini sökmeyenlere 427 TL’lik cezayı öngörüyor…

Cam filmlerini söktürmek ise apayrı bir maliyet…

Yani devlet görevlisinin beyanına güvenerek hareket eden ve aracına cam filmi taktıran  vatandaş ve cam filmiyle ilgili yatırım yapan esnaf neden alındığı belli olmayan bir kararla mağdur ediliyor.  

Kıyamet kopsa ortaya çıkmayan trafik polisleri “yasak” sonrasında, mahalle girişlerinde bile görünür hale geldi.

Üstelik aynı polis araçlarının %90’ında cam filmi mevcut…

Sadece onlarda mı? Bürokrasimizde filmsiz cam yok desek yeridir…

Yasak hem yapılış şekli hem de vatandaşı uğrattığı zarar boyutuyla ciddi anlamda öfkeleri çekmiş durumda.

Yasak sonrasında tarafımıza konuyla alakalı pek çok şikayet ulaştı.

Vatandaş itirazında haklı.

Bu kadar mağduriyete neden olan uygulamadan devletin nasıl bir fayda temin ettiği, cezanın neden bu kadar yüksek belirlendiği yetkililer tarafından acilen açıklanmalıdır!

Otomobil statü olarak tıpkı konut, işyeri gibi bir özel alandır

Bireysel alanın dokunulmazlığına müdahale kabul edilemez.

Araç kullananların aile mahremiyeti, sürüş konforu ve kaza sonrası güvenliği gibi kaygılarını hiçe sayan bu uygulamadan acilen dönülmelidir.

Bürokratlar vatandaşın mahremiyet kıstaslarına karışamaz, bu mahremiyet ölçülerini hiçe sayan yönetmelik düzenleyemez, düzenlememelidir…

Araç içlerinin görünmesine kalan bir ulusal güvenlik açıklamasıysa, trajiktir…

 

Bu uygulama hareket noktası itibariyle problemlidir… Yetkililer vatandaşın canını sıkan bu yönetmeliği bir an önce değiştirerek ekonomik mağduriyetlerin ortadan kaldırılmasını sağlamalıdır. Yönetmelik yapma yetkisi vatandaşta huzursuzluk oluşturmak için kullanılmamalıdır. Yoksa zaten sıkıntı içindeki vatandaşın daha da ezilmesinin siyasi bir maliyetinin olması kaçınılmazdır.

ABD’de Bu Yılın 377. Silahlı Saldırısı…

ABD'nin Teksas eyaleti San Antonio şehrinde kiliseye giren bir kişi, ibadet eden insanların üzerine ateş açtı. Saldırıda en az 27 kişi öldü ve 30 kişi de yaralandı. Bu, ABD’de bu yıl gerçekleştirilen 377. silahlı saldırı… Yakın zamanda YPG ve PKK’ya 3500 tır dolusu silah hibe eden, halihazırda iki ayrı kıtada yedi ülkeyi bombalayan ABD’nin şok edici terör eylemleri için ithal canilere ihtiyacı yok. Kendi ürettiği kültür ABD’yi neredeyse Suriye’den sonra en çok silahlı eylemin yapıldığı yer haline getiriyor.  

 

 

Ak Parti’den Muhalefeti Çatlatacak İcraat… 

Hemen Kurban Bayramı öncesinde beslenme konusunu “Bir Türk Kaç Tanzanyalıya Bedel?” adlı yazıda kaleme almıştık.

Ülke ülke protein tüketiminin miktarını ve bu ülkeler arasında Türkiye’nin yerini, rakamlarla ortaya koymuştuk. Sonuç skandaldı. En çok et tüketen ülke olan ABD ile Türkiye arasında 120 kg’a 25 kg gibi bir nispet söz konusuydu. Bununla birlikte Türkiye, sahip olduğu hayvan sayısı dikkate alındığında Avrupa’da neredeyse birinci ülkeydi…

Tüketim türlerine ve oranlarına bakıldığında ülkemizde insanlar et yiyemiyor bunun yerine bulgur ve ekmekle doyuyorlardı.

Bu yazı siz okuyucularımızdan çokça mesaj almıştı.

Bir süre sonra Show haber başta olmak üzere çeşitli televizyon kanalları ve gazeteler de aynı konuyu ele alan haberler yaptılar.

Ardından bakanlıktan et fiyatlarına müdahale edileceği yönünde bir açıklama geldi. 

Geçtiğimiz hafta başlayan uygulamayla da BİM ve A101 marketlerinde kıyma ve karkas et 29-31 TL’den satılmaya başlandı…

Bu uygulamayı gerçekleştiren Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızı tebrik ediyoruz.  Sayın Bakanımızın bu konuyu acil olarak gündemine alması ve ilan edilen rakamlardan Türkiye’nin her noktasına temel besin maddesi olan eti ulaştırması takdire şayan bir icraat.     

RTÜK Üç Maymunu Oynamaya Devam Ediyor

Bir önceki yazıda RTÜK yetkililerine, evlilik programına ceza verirken öne sürdükleri gerekçeler üzerinden ikazda bulunmuştuk.

6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinde TV yayımları için belirtilen "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka aykırı olamaz." hükmünün niçin diziler için söz konusu edilmediğini, evlilik programı için süratle kesilen cezanın niçin diziler için kesilmediğini sormuştuk. RTÜK bütün önemli şeyler karşısında sergilediği o alışıldık sessizliğini sorularımız karşısında da bozmadı.

RTÜK, milyonlarca izleyicisi olan dizilerdeki içerik problemi kendisinin alanına  girmiyormuş gibi tüm haftayı bu anlamda bir kayıtsızlıkla geçirdi.

Halbuki 6112 sayılı Kanun’un 8. maddesi orada, öylece duruyor…

RTÜK açık bir görev ihlali yapıyor.

Gerektiğinde süratle işletebileceği kuralları diziler söz konusu olduğunda çalıştırmayarak keyfi davranıyor. 

İlla her konuda Cumhurbaşkanlığından bir işaret mi gelmeli…

Cumhurbaşkanından talimat gelmeden hareket edemeyecek kadar görev ve sorumluluklarından bihaber bürokrasi bizim hangi meselemizi çözebilir?.. 

Biz, yani söz konusu dizileri izlemeyen ve izlemediği gibi izlenmesinde de sakınca görerek bu aleni çirkinliğe eliyle, diliyle mani olmaya çalışanlar… Bizler gücümüz yettiğince hem RTÜK’e kişisel olarak şikayetlerimizi iletmeye devam edeceğiz hem de bu mühim konunun her platformda takipçisi olacağız.

  • Antalya kısa metrajlı filim festivaliAntalya kısa metrajlı filim festivali9 gün önce
    Ben filim yapımcılarının işi diyorum!