THY - Orta Avrupa Mayıs 2018

Yalan haber üretenler aman dikkat, cezalar çok ağır!

13 Şubat 2018 Salı

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Zeytin Dalı Harekâtı için, benim tanımlamam “savaş” değil.

Savaş olsa, karşınızdakini yendiğiniz an, o toprağı almış olursunuz, sahiplenirsiniz.

İlk günden açıklandı, “Teröristleri temizleyip, tehlikeyi ortadan kaldırıp, eski sınırlarımıza geri döneceğiz” denildi..

O zaman..

Benim tanımlamam şudur: “Teröristlere yönelik operasyon.”

Ama Tabipler Birliği “savaş” dediğine göre..

Barolar, Tabipler Birliği’ne destek çıkarak, “savaş tanımlaması”nı zımnen de olsa kabul ettiklerine göre..

CHP, kem küm ederek benzer söyleme soyunduğuna göre..

Ben onların tanımlamaları ile söyleyeyim..

Eğer Afrin’e yönelik operasyon bir savaş ise..

Bu harekatı “savaş” olarak tanımlayıp karşı çıkan herkes, ayvayı yedi demektir..

Tabipler Birliği de.. Barolar da. CHP’liler de..

Medyadaki uzantıları da..

Türk Ceza Kanunu’ndaki maddeler gereği, çok uzun süreli hapis cezaları, kapıda demektir..

Uygulaması hemen hemen sıfıra yakın olduğu için, kamuoyunda pek bilinmeyen, tartışılmayan maddelerin ana gündem maddesi haline gelmesi yakındır demektir.

Bugüne kadar uygulaması yok diye, bugünden sonra da olmayacak demek değil.

Madde orada duruyor..

Bir savcının, “Bu madde iş olsun diye buraya konulmamış” demesine bakar..

Ardından bir bakarsınız..

Tüm savcılar, patır patır bu maddeden soruşturmaları açıyor..

Mahkemeler ardı ardına cezaları kesiyor.

Ben hatırlatayım da..

“Ya kimse de bir ikazda bulunmadı. Biz nereden bilelim, yaptıklarımızın suç olduğunu” demesinler. 

¥

Nedir o tartışılmayan, pek bilinmeyen maddeler, bir bakalım..

En önemlisi..

Çok sık kullanılacak gibi olan..

“Savaşta yalan haber yayma” başlıklı 323. madde.

Madde metni şöyle:

“Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.”

Şehidlerimizle ilgili çarpıtma haberlerden tutun..

Afrin operasyonu sonrasında, Amerika’nın bizden bunun hesabını soracağı şeklinde adeta düşmanın sözcüsü olanların tehditlerine kadar..

Onlarca değişik yazı, açıklama, iddianın bu madde kapsamında olduğu açık..

Tabipler Birliği’nin, “Savaş, bir halk sağlığı sorunudur” açıklamasından..

SP’nin Diyarbakır İl Başkanı’nın, Afrin operasyonunu Kürtlere yönelikmiş gibi gösteren açıklamasına kadar, hepsi bu madde kapsamına girebilir.

Madde bu kadar da değil.

Hemen devamında şu ifadeler var:

“Eğer fiil;

a) Propagandayla,

b) Askerlere yönelik olarak,

c) Bir yabancı ile anlaşma neticesi,

İşlenmişse, verilecek ceza on yıldan yirmi yıla kadar hapistir.”

Yukarıda bahsettiğimiz somut örneklerimizin “propaganda” amaçlı olduğu dikkate alınırsa..

Cezaların ikiye katlandığını görüyorsunuz.

“Fiil, düşmanla anlaşma neticesi işlenmişse müebbet hapis cezası verilir” fıkrası da var ama..

Haydi yine iyiniyeti elden bırakmayalım..

“Bu ülkenin çocukları, düşmanla anlaşma neticesinde değil de, ahmaklığından bu tür yanlış tutumlara meyleder” diyelim..

Ama..

Yine çok sık uygulanması muhtemel diğer fıkrayı aktarayım..

“Savaş zamanında düşman karşısında milletin direncini tehlikeyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı paraların değerini düşürmeye veya itibarı amme kağıtlarının değeri üzerinde etki yapmaya yönelik hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası verilir.”

Bugüne kadar bunlar yapılmadı mı?

“Dolar şöyle oluyor.. Avro böyle olacak” propagandaları yapılmıyor mu?

Yapılıyor..

O zaman..

Yapanlar dikkat etsinler..

Türk Ceza Kanunu’nda bu madde var..

Ve bu madde ilk defa AK Parti tarafından kanuna yazılmış değil..

Değişik ifadelerle de olsa..

Taa 1920’li yıllardan bu yana, Türk Ceza Kanunu’nda bu maddeler var..

Ve..

Uygulandığında da, kimsenin “Bilmiyordum” deme imkanı yok..

Ekonomistler..

Kendini ekonomi uzmanı zannedenler..

Tahminleri bir türlü tutmayan, her gün bir önceki gün söylediklerini unutturmaya çalışan böyyük iktisatçılar..

Dikkat etsinler..

İşkembeden sallayacakları palavraları, bundan sonra biraz daha dikkatli üflesinler..

Sonra..

Üflediklerine üfleyeceklerine pişman olabilirler..

“Bugüne kadar hep böyle üflüyorduk, bir şey olmuyordu.. Şimdi ne oldu ki?” diyerek, kendilerini kurtaracaklarını sanmasınlar.

Normal dönemde de, ekonomi üzerinden yalan haberler üretmek suçtur ama..

Tabipler Birliği’nin tanımlaması ile, savaş döneminde, çok daha yüksek ceza gerektiren suçtur..

Bir madde daha vereyim..

“Devlete karşı savaşa tahrik” başlığı taşıyor..

 “Madde 304: “Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Bu maddenin de devamında, değişik fıkralarla, vatan hainleri için getirilmiş düzenlemeler var..

Öyle, ABD’li bilmem kimin paçasına yapışıp, “Ne olur ne olur. Bizim kurtuluşumuz, Erdoğan’ın Afrin’de mağlup olması” demenin cezasını herkes bilsin..

Bilsin ki..

Bu hainliğe ya soyunmasınlar.. 

Ya da.. Soyunuyorlarsa, cezasına hazırlansınlar..

 

YORUM YAZ