Şu zalimler, bir de yüreklice, “Evet o haltı yedik” deseler!

13 Eylül 2017 Çarşamba

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önceki gün hatırlatmıştı:

“Benim de  idama mahkûm edilmem istendi ama son anda yırttım!” 

Sanki o günleri yaşamadık..

Sanki o günlerin üzerinden birkaç yüzyıl geçmiş gibi..

Sanki o “kara” günler unutulmuş gibi..

Soruşturmayı yürüten dönemin Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel, hemen kafayı çıkarıp, Halk TV’ye bağlanmış ve demiş ki: 

“Tutuklama istediğim doğru, ama tutuklamadılar. Ama dava açılmadığı için idamla yargılanması gibi bir durum söz konusu değil!”

Bilmeyenler de sanır ki..

Nuh Bey tutuklama istemiş ama, tutuklama kararı verilmeyince.. 

Sonunda lütfetmiş..

Takipsizlik kararı vermiş de..

Dolayısıyla idam ile yargılanma diye bir şey kesinlikle söz konusu olmamış..

“Balyoz palavra..”

“Ergenekon hikaye..” diyenler de aynı kafada olduğu için.

Hepsini birlikte değerlendirmeniz için..

Nuh Mete Yüksel’in, AK Parti kuruluş aşamasında iken, Tayyip Erdoğan’a yapmak istediği kumpası ayrıntıları ile anlatayım da..

“Tayyip Bey ortaya bir şey attı. Ama yalanlandı” izlenimi doğmasın..

Nuh Mete Yüksel’in açıklamasını, bir adım daha ileri götürerek, nerede ise Tayyip Erdoğan’ı yalancılıkla suçlayan solak medya mensupları sevindirik olmasınlar..

“Erdoğan’ın ‘Hakkımda idam istedi’ dediği DGM savcısı konuştu: Söz konusu değil!” başlığı atanlar, hicap duygusundan birazcık nasipleri var ise, utansınlar..

O tarihli gazetelerden aktarayım..

Neler olmuş, yaşı erenler hatırlasın, yaşı küçükler öğrensin..

“Erdoğan saat 16.00’da Ankara DGM’ye giderek, DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel’e ifade vermeye başladı. Savcılık sorgusunun tamamlanmasının ardından, Erdoğan’ın serbest bırakılması beklenirken, Yüksel sürpriz bir kararla Erdoğan’ın, TCK’nın 146/2. maddesinde tanımlanan ‘anayasal düzeni değiştirmeye eylemli kalkışmak’ suçuna göre tutuklanmasını istedi..”

Demek ki kim yalan söylüyormuş?

Nuh Mete Yüksel mi?

Tayyip Erdoğan mı?

Ben bunlardan her şey beklerim..

Şimdi Nuh Mete Yüksel kalkıp, “Yooo.. Ben ‘anayasal düzeni değiştirmeye kalkışma’ suçundan tutuklama istemedim. Sadece ‘Atatürk’e hakaret’ten istedim. Ama gazeteler yanlış yazmışlar” der mi?

Bence der..

Bunlar ki...

Refah Partisi’ni iktidardan indirmek için, hayasızca, vicdansızca numaralar çevirdiler, tehditler yaptılar, en sonunda da, “Biz baskı yapmadık, onlar kendiliklerinden istifa ettiler” bile dediler ya..

Bunlardan her numara beklenir.

Her türlü yalan beklenir..

Bunlar ki, 28 Şubat 1997’de, Başbakan Necmeddin Erbakan’a, Milli Güvenlik Kurulu toplantısında, İmam Hatip liselerinin orta kısmını kapattırmak için en ahlaksız tehditleri yaptılar..

Erbakan Hoca, o tehditlere boyun eğmeyip, kararları imzalamadığında..

Hemen ertesi günü, işbirliği yaptıkları kartel gazetelerinin manşetlerine, “Hoca geriyor” başlığını çıkarttırdılar..

Tehditleri bu sefer de, manşetlerden sürdürdüler..

Erbakan Hoca’nın, 28 Şubat kararları için, “TBMM’ye sevkedelim.. Kararı TBMM versin” anlamında attığı imza sonrası, “Paşa paşa imzaladı” diye ahlaksızca hakaret ettiler..

Sonra yıllar geçti..

28 Şubat davası açılıp, darbeci generaller yargılanmaya başlandığında..

Yeniden çarkettiler..

“Biz hükümete baskı kurmadık. Sadece konuştuk. Onlar TBMM’ye sevk kararı aldılar.. Biz tehdit etmedik” deme yüzsüzlüğünde bile bulundular..

Oysa suçlarını kabul etseler..

“Biz bir halt yedik. Ama şu an yanlış yaptığımızın farkındayız, özür dileriz” deseler.

Kimsenin onlara, “Madem yanlış yaptınız. Üzerinden 15 sene de geçse.. Biz sizden intikam alacağız” diyeceği yok..

Kimsenin onlara, “Kana kan.. İntikam” diyeceği yok..

“Dediğimiz dedik, çaldığımız düdük. Biz mutlaka ceza isteriz, başka çıkış yolu yok” diyeceğimiz yok..

Yeter ki, zulmü yapanlar tarafından  özür dilensin..

Gelecek nesillere ibret olması için..

Tarihe bir not bırakılsın..

Rahmetli Hasan Karakaya Abi’ye, alçakça atılan bir iftirayı, ciddi bir iddia imiş gibi sorgulamaya kalkışan Nuh Mete Yüksel..

Ona bu soruşturmayı açma konusunda cesaret veren, öncesinde tutuklama için ortam hazırlayıcı yazılar kaleme alan Emin Çölaşan..

Başörtülü kızların üniversiteye gitmesine yıllarca engel olacak Anayasa Mahkemesi kararının alınmasında etkin rol alan Yekta Güngör Özden..

Refah Partisi’nin kapatılması için hazırlanan iddianamede imzası olan Vural Savaş..

Bir özür dileseler..

“Yanılmışız.. Bu ülkenin gerçek vatan sevdalılarını, vatan düşmanı gibi göstermeye kalkışmışız. Bizi yanıltmışlar” deseler..

Emin olun ben kendi adıma..

Bu isimler hakkında tek eleştirici yazı yazmam..

“Hata insana mahsus” der, özür dileme ile birlikte, bu isimleri unuturum..

Ama bunlar..

Gerçeklerin her söylenmesinde..

Yaşanan zulümlerin her hatırlatılmasında..

Yaptıkları vicdansızlıkların her aktarılmasında..

Kafayı çıkarıp..

Kendilerini savunma sadedinde.

Bir de yalanlarla..

“Öyle olmadı.. Biz bir şey yapmadık ki.. Gerçekte öyle olmamıştı” demiyorlar mı..

Hani imkan olsa..

Bunlara ceza falan hiçbir şeye gerek yok.

Toplayacaksın bir meydana..

Mağdurları da çağıracaksın oraya..

“İsteyen herkes, bunların suratlarına tükürebilir” diyeceksin..

Bu kadar nefret ettiriyorlar, kendilerinden..

İnsan birazcık dürüst olur..

Bir şey yaptı ise, “Yaptım. Ama hata idi” der..

Kendisini affettirmeye çalışır..

Helallik alarak, ömrünü tamamlamaya çalışır.

“Dünyamı berbat ettim. Bari ahiretimi kurtarmaya çalışayım” der..

Maalesef, bu özeleştiri de yok, bu zalimlerde..

Onlar yanlışta ısrar ettikçe..

Biz de, gerçekleri dile getirmeye devam edeceğiz..

Allah izin verdiği müddetçe..

 

  • HsbyHsby11 gün önce
    Ula yüreği ziftleşmiş adam nasıl bu kadar sahtekarca yazıyorsun. Hangi lisenin orta kısmı varki ih lerin ki olmazsa olmaz oluyor? Din tüccarı hain adam...
  • SadeddinSadeddin11 gün önce
    Muhalif ABD,muhalif Almanya,Avusturya,NATO,Avrupa daha sayalımmı? Onların medyaları , içimizdeki HAİNLERİ ve onları borazanı sözcü,zürriyet,vb ihanet içinde olanlar var zaten.niçin onlarıOkumuyorum?
  • Meryem ÖktenMeryem Ökten11 gün önce
    Yorumlarim son zamanlarda yayınlanmiyor ama ben yine de yazacağım.Vardılar,serbest kaldılar,işe iadeler de oldu. Sankihiç olmamışlar gibi şu an görmezden de geliniyorlar.Ama hala kafaları aynı. Uygulamaları 28şubat zihniyetinin devamı.Nerede kalmıştık dediler ve yola devam ediyorlar. Son yıllarda fetöcü hainlerin yaptıklarını şimdi bunlar yapıyor,kulak asan yok. Yazık memleketime, yazık 15temmuz şehitlerimizin hatırasına.
  • OktayOktay11 gün önce
    Onların bu dünyada işleri iş;oyalanıp dursunlar yalan dünyanın yalancıları......Ahiretin mahkemesinde boynuzsuz koyununboynuzludanhakkını alacağı güne kadarbeklesinler !
  • şefaatçişefaatçi11 gün önce
    ergenekoncu olmakla suçlananlaryargılandı ve aklandı ama 13 yıl devleti fetöyle ortak y önetenler ve hakkında yolsuzluk iddeası bulunanlar yargılanmadı bile
  • cabbarcabbar12 gün önce
    hakkında yolsuzluk iddeası bulunan bakanlar neden yargıdan kaçırıldı bunların yargılanıp suçsuzsa yargıda aklanması suçlularsada cezalarını çekmeleri gerekmezmeydi yarın birgün hırsızlıkla suçlanan birileri ben yargıya güvenmiyorum derse ne olacak
  • hüsnühüsnü12 gün önce
    el bab dan sonra rakkayamümbiçe gidecektik gitmedik idam yasasını çıkaracaktık çıkartmadık ab ile müzakerelerin devamını refaranduma sunacaktık yapmadıkavrupa suriyelilerle ilgili taahütlerini yerine getirmediği için suriyelelerin avrupaya gidebilmesi içinkapıları açacaktık açmadık neden dünyaya boş boş konuşan ama konuçtuklarını yapamayan ülke imajı veriyoruz bu konudaki görüşleriniz nedir
  • Hikmet YıldızHikmet Yıldız12 gün önce
    Cemil Meriç rahmetli: "İnsafını kaybedenler, hiçbir hakikati bütünüyle kavrayamaz" Bu reziller namuslu aydın tavrıyla hep lanetle anılacaklar.
  • AyberkAyberk12 gün önce
    Bir devrin alçakları,her devrin rahatları
  • ayseayse12 gün önce
    Neden muhalif sesleri yayınlamiyorsunuz... Erdoğan ve Ak Parti'yi sevmek zorunda mıyım?
Daha fazla yorum göster (1/10)