Ali Karahasanoğlu:

Gülen televizyonlarında, tekrar tekrar izliyorum, Sevgi ablayı..

Siz deyin, 5 defa.. ben diyeyim 6 defa..

Anlamak için..

Eleştirdiğimiz üst yapıdaki bazı kişilerin, tabandaki insanlara etkisini görmek için..

Eleştirilerin ne kadarını, ne derece bildiklerini görebilmek için..

Karşı pencereden, olay nasıl görülüyor, dinlemek için..

Sevgi ablayı tanıtayım size..

Samanyolu’ndan izlediğim kadarı ile.

Bir cümle yeter, onu tanıtmak için..

Hizmet için, eşini ve bir çocuğunu kaybetmiş..

Acılı bir eş.. Acılı bir anne..

En etkileyici sözü: “Ne derdimiz vardı bizim?”

Fetullah Gülen ile AK Parti Hükümeti arasındaki gerginlikte, gelinen noktayı böyle özetliyor, Sevgi abla: “Ne derdimiz vardı bizim?”

Gerçekten de, ne derdimiz vardı bizim?

Şu taraftan veya bu taraftan bakmayalım..

Ortadan soralım: “Ne derdimiz vardı bizim?”

Sevgi ablayı izliyorum..

Başbakan’ın, 17 Aralık operasyonunu düzenleyenler için sarfettiği “Haşhaşiler” eleştirisini, Gülen medyasının ustaca göstermeye çalıştığı üzere, “tüm Hizmet ekibine” söylenmiş bir söz gibi algılamış Sevgi abla..

“Öğrencilerine bir hediye alarak, cebinden para vererek Allah rızası için çalışan öğretmenlerden kim ne zarar görmüş?” diye soruyor Sevgi abla..

Hizmetteki kızının, çocuklara daha çok soru çözdürmek için sabah erken kalkmasındaki fedakarlığı anlatıp, “Bunda bir beklenti gören varsa söylesin” diyor..

“Bunda bir yanlış gören varsa söylesin” diyor, Sevgi abla..

Sevgi ablayı izlememişseniz, bir parçacık bilgi vermiş olmalıyım..

Hizmet ekibi, Sevgi ablalarla dolu..

Allah rızası için çalışan insanlarla..

Dinliyorum.. Dinliyorum..

Her şeyi anlatıyorlar..

Ama tartışmayı başlatan olaydan hiç bahsetmiyorlar..

“17 Aralık”ı hiç ağızlarna almıyorlar..

Sevgi abla da..

1 saati aşkın konuştu.. 

Hiç “17 Aralık” demedi..

17 Aralık demezsen..

17 Aralık’tan hiç bahsetmezsen..

“Ne derdimiz vardı bizim” şeklindeki soruyu, nasıl sorabilirsin ki, Sevgi abla?.

“17 Aralık”ta, dindar insanların arkadan hançerlenmesini bilmiyormuş gibi yaparsan, “Bunda bir yanlış gören varsa söylesin” demen, havada kalmaz mı Sevgi abla?.

Yanlışın en büyüğü, 17 Aralık’ta..

Sevgi abla, 17 Aralık’ı hiç duymamış..

Sürekli tekrar ediyor, “Bize nasıl ‘Haşhaşiler’ diyebilir, bizim bir kardeşimiz?” diye soruyor..

“Başbakan, ‘Haşhaşi’ nitelemesini kime yaptı?” diye sorsa, eyvallah derim..

“Sevgi abla, aktüel tartışmalara uzak, kendisini hizmete adamış, onun için öğrenmek istiyor” derim..

Ama Başbakan’ı, “kardeşi” olarak gördüğü halde..

Sormadan, soruşturmadan..

“Bize ‘Haşhaşiler’ dedi” nitelemesi yapması, büyük bir haksızlık..

Açık bir yanlışlık..

Sevgi ablaya anlatalım..

Başbakan, hizmet ehline “Haşhaşiler” demedi..

Kocasını hizmet yolunda kaybeden eşlere “Haşhaşi” demedi..

Çocuğunu hizmet için yaptığı yolculuklarda kaybeden annelere “Haşhaşi” demedi..

Gülen’in özel dersanelerinde bile, başını açmadan öğretmenlik yapılamayan Türkiye’de, devletin okullarında dahi, başı kapalı olarak öğretmenlik yapılmasının önünü açan siyasi iktidarı alaşağı etmek isteyenlere “Haşhaşi” dedi..

Diğer liselilerden, üç saat fazladan Kur’-an-ı Kerim dersi görmekten başka farklılıkları olmayan İmam Hatiplilerin, üniversite imtihanında 40-50 puanlarının çalınmasına son veren hükümeti devirmek isteyenlere “Haşhaşiler” dedi..

Onun için, “Ne derdimiz vardı bizim” diye sorma, Sevgi abla..

“Bizden kim ne zarar görmüş” deme Sevgi abla..

Tabii ki, Sevgi abladan zarar görmedik..

Ama, Başbakan’ın “Haşhaşiler” dediği ekipten, bu ülke 17 Aralık’ta büyük zararlar gördü, Sevgi abla..

Dolardaki, borsadaki büyük kayıpları, ekonomideki ihaneti hiç söylemeye gerek yok.

Ama temel hak ve özgürlükler konusundaki her geri adımın, darbeciler lehine her adımın sorumlusu, 17 Aralık’taki Haşhaşilerdir, Sevgi abla..

Sen ve senin gibilere, kimsenin “Haşhaşi” dediği yok.. Diyemez de, Sevgi abla..

Ama sen de, 17 Aralık’taki “Haşhaşi”leri gör..

Sitem ederken...

Kimseye haksızlık etme, Sevgi abla..

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları
turbobitturbobit premiumletitbitletitbit premium