Pis mi pis bir tezgahtan iki KAHRAMAN çıkarmak!

06 Kasım 2017 Pazartesi

Ortada kocaman bir pislik var..

Kimsenin üstünü örtemeyeceği..

Gizleyemeyeceği kadar açık ve tartışmasız bir pislik..

Nedir o pislik?

2000 Türkiyesi’nde, üniversitelerde başörtü yasağının acımasızca uygulandığı bir dönemde..

“Başörtülü bir bayanın milletvekili seçilmesi, belki soruna bir çözüm olur” düşüncesi ile..

Merve Kavakçı’nın aday olması.. Ve seçilmesi sonrasında.

Milletvekili seçilmiş bir hanımefendinin, yemin etmesine engel olunması..

Ardından kumpaslarla, milletvekilliğinin düşürülmesi..

Bununla da yetinilmeyip, o hanımefendiyi aday gösteren partinin Anayasa Mahkemesi’nce kapatılması..

Rezilliğin tavan yaptığı bir pislik yığılması..

Temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan bu pis operasyonun içinde yer alan her ismi, hakkıyla topluma tanıtabilsek..

Hiçbirisi, sokağa çıkıp iki adım atamaz..

Kim o isimler?

Ölenleri de içine katarak sayıyorum..

En başta, başörtülü bir hanımefendiyi milletvekili adayı gösterdi diye, Fazilet Partisi’ne kapatma davası açan Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş..

Merve Kavakçı’nın TBMM’de yemin etmesini engelleyen olayların işaret fişeğini, yaptığı konuşma ile yakan Bülent Ecevit.

Dava açıldığında, büyük bir hoşnutlukla tavrını gösteren dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Necdet Sezer..

Merve hanıma hakaret eden dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel.. 

Kapatma yönünde oy kullanan Anayasa Mahkemesi üyeleri..

Evet, çok değil, 18 sene önce, bir milletvekili, “Başörtüsü ile TBMM’ye giremezsin” denilerek, linç edilmişti..

Üyesi olduğu parti de, kapatılmıştı..

Şimdi ise..

Bu rezalet operasyonda imzası olanları, kamuoyuna bizim yeterince tanıtamamamızdan istifade eden hokkabazlar..

Bu pislik üzerinden..

İki kahraman çıkartıyorlar..

Kahramanın biri Bülent Ecevit..

Diğeri de Necdet Sezer..

Nasıl oluyor bu?

Şöyle oluyor:

Efendim, geçen hafta Ankara’da oyuncu yönetmen Baykal Saran adına, birilerine ödüller dağıtılıyormuş..

2000-2007 arasında cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden Necdet Sezer de bu etkinliğe katılmış.

Kendi kafasından olan CHP milletvekili Fikri Durmuş Sağlar ile karşılaşmış, sohbet etmişler.

Necdet Sezer, şimdiye kadar hiç anlatmadığı bir olayı Fikri Durmuş Sağlar’a anlatmış.

“16 yıllık sır”mış bu..

Bak seeen..

Ne anlatmış peki?

Efendim, 2001 yılında, Milli Güvenlik Kurulu toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit ile Cumhurbaşkanı Necdet Sezer tartışmışlar ve rivayete göre Sezer “al da oku” diyerek bir anayasa kitapçığını Ecevit’e fırlatmıştı ya..

Ardından da, Ecevit toplantıdan çıkıp, basın toplantısı düzenleyip, üstü kapalı olarak tartışmayı kamuoyuna aktarmış ve dolar bir gecede o zamanın parasıyla 800 bin TL’den 1 milyon 500 bin TL’ye fırlamıştı ya..

İflaslar başlamış, ekonomi çökmüş, yurtdışından ithal bakan getirtilmişti ya..

İşte meğerse tüm bu olaylara gerekçe gösterilen sebeb farklı imiş..

Aslında Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasındaki tartışma, “kitapçık fırlatma” olayından değil..

Bülent Ecevit’in, “demokrat kişiliği” üzerinden çıkmış..

Ve bunu anlatan da..

Tartışmanın ikinci ismi olan Cumhurbaşkanı Necdet Sezer.

Vay canına sayın seyirciler..

Çok merak ettik..

Ne imiş acaba, Ecevit’in o böyük demokrat kişiliğinin göstergesi?

Efendim, Necdet Sezer’in bizzat anlatımına göre, 18 Nisan 1999 seçimlerinden çıkan neticeye göre, en muhtemel koalisyon hükümeti MHP-FP-DYP veya ANAP arasında kurulması gerekirken..

Araya giren derin devlet elemanlarının tehditleri ile..

DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinin kurulmasını ve kendisini Başbakan yapan Bülent Ecevit..

Aslında demokrat birisi imiş.. Ve bunun delili de, Fazilet Partisi’nin kapatılmasına karşı çıkması imiş..

Kim diyor, FP’nin kapatılmasına karşı çıktığını?

Necdet Sezer..

Nasıl olmuş bu?

Şöyle olmuş:

Meğerse Bülent Ecevit, FP hakkındaki kapatma davası sürerken, Cumhurbaşkanı Necdet Sezer’e iki defa gidip, “Sen Anayasa Mahkemesi’nde yıllarca çalıştın. Orada üye arkadaşların var. Onlara söyle de, Fazilet Partisi’ni kapatmasınlar” demişmiş.

Ay şurdan bir mendil verin..

Bir tane de değil..

Paketle..

Vay vay vay..

Ecevit ne kadar demokratmış da.. Biz bilmezmişiz. Kıymetini takdir etmezmişiz..

Vah vah..

Hani bilmesek..

FP hakkındaki kapatma davasını açan kumpasın başının Bülent Ecevit olduğunu bilmesek..

Merve Kavakçı’ya yemin ettirilmemesi olayının başında Ecevit’in olduğunu bilmesek..

MHP-FP-DYP veya ANAP koalisyonu kurulacakken, Ecevit’in tehditlerle MHP’yi esir aldığını bilmesek..

Biz de “He ya.. Ecevit çok demokrat birisi” diyeceğiz de..

Şeytana inat, hafızamızı kaybetmedik işte..

¥

Eee. Senaryo böyle biterse, olmaz ki..

Ecevit “FP’yi kapatmayın” demiş.. Bu rivayetle, Ecevit’i kahraman yaptık.. 

İyi de..

Bu işin karşı tarafı Sezer’i ne yapacağız?

Sezer’i kötü mü göstereceğiz?

Onu da bir vesile ile kahraman yapmamız lazım.

O zaman ne yapmak lazım?

Hemen senaryoyu buna göre dizayn etmek gerekir..

Senaryo sonuçta nasıl tamamlanmış?

Efendim, Ecevit iki defa istemesine rağmen, Sezer demiş ki: “Ben yargıya müdahale etmem!” 

Alkıışş.

Böyük devlet adamına, kahraman cumhurbaşkanımıza koca koca bir alkış..

Böylece ne oldu?

Bir rezil parti kapatma davasından..

Bir rezil başörtüsü yasağından..

Bir pislik içinde yüzen politikacıların rezil dayatmalarından…

İki kahraman birden çıkardık.

Biri el altından, kapatma davasının her taşını toplayıp, Vural Savaş’ın eline teslim ederken..

“Bu hanıma haddini bildirin” derken..

Davanın açılması için hazırlıkları yaparken..

Bir yandan da.. “Fazilet Partimizi kapatmayın.. Ne olur, kapatmayın” diyormuş!

Hayret ki ne hayret..

Bu arada.. 

Sezer de.. Kendisine gelen FP’nin kapatılmasının engellenmesi teklifine, yargı bağımsızlığını önceleyerek, “Yapamam” demesi ile kahraman oluyor.. 

Ve rezil mi rezil. Pis mi pis bir olaydan..

Fikri Sağlar sayesinde, iki kahraman çıkartıyoruz.

 

  • Samimiyetsizlere ithaf olunurSamimiyetsizlere ithaf olunur11 gün önce
    Şeytan bazen sağdan yanaşırmış senin gibi "Bunlar Böyle"rumuzlu kişi.Reis ne zaman hak hukuk tanımadı?Anayasa mahkemesi kararlarını ezdi geçti?Anlatta bizde bilelim.