THY - Adıyaman

O davalar, bu hakimlere kaldı ise!..

29 Ocak 2018 Pazartesi

Nihayet, “barış” maskesi takarak, terör örgütüne “can simidi” olmaya çalışanlar hakkında İçişleri Bakanlığı harekete geçti..

Hem savcılığa suç duyurusunda bulundu..

Hem de, kamu kurumu niteliğindeki bu meslek teşekküllerinin yönetiminin değişmesi için asliye hukuk mahkemesinde dava açılmasını istedi..

Dolayısı ile..

PKK hendek kazarken, “Oh oh” diye sevinen..

Hendekler, PKK’lılarla doldurulurken, “Çatışmaya son verilmesini, barış istiyoruz” diyen Tabipler Birliği...

PKK, mayınları yollara döşerken.. Patlatırken.. “İç güvenlik konuları ile ilgilenmiyoruz” diyen..

Güvenlik güçlerimize kalleşçe saldıran PKK’lılar İHA’larla vurulmaya başlanınca.. “Kan akmasın, barış olsun” diyen Mühendisler Odası’nın yöneticileri için.. 

Artık kara kara düşünme vaktidir..

Ama bu arada..

Hem bakanlığa.. Hem savcılığa..

Hem de Hakimler Savcılar Kurulu’na bir hatırlatma yapmamız lazım..

Bazı hakimlerin kararlarını önceden tahmin edebildiğim için..

Şimdiden uyarmamız lazım..

Uyarım ne kaynaklı?

Bire bir tecrübe kaynaklı..

Ben anlatayım, gerisini yetkililer düşünsün..

Gerek Tabipler Birliği.. Gerekse Mühendisler Odası ile ilgili olarak, geçmişte PKK lehine yorumlanacak açıklamaları sebebi ile, akit’te haberler çıkmıştı..

O haberlerle ilgili olarak, bu odalar, akit’e tazminat davaları açtılar..

Bu davaların bir kısmı lehimize sonuçlandı..

Bir kısmı devam ediyor..

Ama.. Daha dava dilekçesinin geldiği gün, “Hımmm. Bu dosya kritik” dediklerim, yerel mahkeme nezdinde, aleyhimize sonuçlandı.. Şimdi o dosyalar İstinaf’ta.. 

Neye baktım da, “Bu dosya kritik” dedim?

Dava dilekçesindeki ifadelere mi? Hayır.

Hangi habere dava açıldığı bilgisine mi? Hayır..

Peki neye?

Mahkemenin ismine.. Mahkemenin hakimine.. Dolayısı ile, o mahkemedeki artık ezberlediğim hakimin daha önce verdiği kararlara..

Mesela.. Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi Mustafa Altunbaşak..

Hani ciddi bir araştırma yapmaya bile gerek yok. Başınızdan bire bir olay geçmiş olmasına da gerek yok..

Yazın internete..

Bakın.. Hangi davalarda ne kararlar vermiş göreceksiniz zaten..

Türk Tabipler Birliği ve Bayazıt İlhan’ın gazetemize açtığı davada da..

Tarafsızlığına öylesine gölge düşürdü ki..

En sonunda mecbur kaldık..

Reddi hakim talebinde bulunduk.

Ve reddi hakim talebimiz kabul edildi..

Ki, genelde mahkemeler, reddi hakim taleplerini genelde kabul etmez..

Çünkü bugün o hakim hakkında reddi hakim talebinde bulunulur. Yarın diğeri hakkında.

Biri diğeri hakkındaki talebi kabul ederse, diğeri de onun hakkında olan reddi hakim talebini kabul eder..

Mecbur kalmadıkça.. Çok somut deliller olmadıkça.. Hakimler hakkındaki reddi hakim talepleri pek kabul edilmez..

Ama Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi hakkındaki reddi hakim talebimiz kabul edildi..

Ve şimdi dosyaya, bir başka hakim bakıyor..

(Dosyanın şansı mıdır bilmiyorum ama.. O hakimin de aldığı ara kararlar, tam ‘reddi hakimlik’ cinsten.. Neyse, biz sorunu dillendirdik.. Gerekli araştırmayı yetkililer yapsın.)

Dolayısı ile..

Eğer Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “terörist seviciliği” ile suçladığı bu odalar hakkında açılacak davalar..

Belirttiğimiz veya benzeri hakimlerin eline düşerse.. Ben şimdiden kararı size söylemiş olayım: “Davanın reddine.”

Uğraştığınız da, yanınıza kâr kalır..

Hukuka aykırı bir faaliyet olmadığı için davayı reddetseler..

Canım kurban..

Kendi şahsi siyasi görüşleri de, bu odaların yönetimindeki kişilerle benzer olduğu için davalar reddedilecektir..

Bu noktada da.. Yaşadığımız tecrübelerden hareketle.. Yetkilileri uyarmak, üzerimize görev olsa gerek..

¥

Diyeceksiniz ki: “Bir eleştiri yaptın da.. Reddi hakim talebinde bulunduğunuzu belirttin de.. ‘Reddi hakim talebinin gerekçesi’ni yazmadın..”

Onu da yazayım..

Medyada, muhabirlerin sık sık müstear isim kullandıkları bilinir..

Yeni kanun sisteminde.. Haber gerçek isimle de yapılsa, müstear isimle de yapılsa, nihai noktada gazetenin sahibi zaten sorumlu.. Dolayısı ile, muhabirin isminin gerçek olup olmaması, pek önemli değil..

Ama.. Mustafa Altunbaşak isimli hakim için önemli olsa gerek ki.

Veya.. Akit’e bir gıcıklığı olmalı ki..

Akit’e karşı açılan davada, şöyle bir “İHTARNAME”’ yollamış:

“Davacılar, Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Başkanlığı, Bayazıt İlhan ile, davalı Uğur Kağan Atabey arasında mahkememizde görülmekte olan (..) dosyada davalı olarak gösterilen Yeni Akit gazetesinin 19.12.2015 tarihli sayısında ‘TTB’de PKK destekçisi’ başlıklı haberin sahibi Uğur Kağan Atabey’in TC Kimlik numarasının ya da tebliğata yarar açık adresinin 2 haftalık kesin süre içinde mahkememize bildirilmesi, aksi takdirde Uğur Kağan Atabey isimli biri olmadığı halde uydurma muhabir ismi ile gerçeğe aykırı haber yapıldığı kabul edilerek yargılamanın sürdürüleceği İHTAR OLUNUR. Hakim 27919”

Şimdi buyrun, burdan yakın.. 

Muhabirin müstear isimle haber yapmasının, “uydurma muhabir ismi ile gerçeğe aykırı haber yapma”nın ne alakası var? 

Veya, bir hakim bunu dedikten sonra, onun daha nihai kararını beklemeye gerek var mı?

Biz beklemedik..

İçişleri Bakanlığı’na da tavsiyem, dava bu hakime düşerse, sonucu beklemesinler. 

 

YORUM YAZ