Hacı Bayram’da başörtülü, Anıtkabir’de başı açık!

27 Ekim 2017 Cuma

Meral Akşener her attığı adımı ile Türkiye’yi şaşkına çeviriyor..

Anıtkabir’e gidiyor..

Baş açık..

Hacı Bayram türbesine gidiyor..

Baş kapalı..

Birinde niye açtın.

Diğerinde niye örttün?

Her ikisi de mezar.

Anıtkabir’e genelde “türbe” tanımlaması yapılmasa da..

Somut örnekteki Hacı Bayram Türbesi ile karşılaştırdığımızda..

Birindeki fiziki veriler ne ise.. Diğerinde de aynısı var..

Birinde olup da, diğerinde olmayan bir şey de yok..

Sonuçta maddi vakıalarla hareket etmemiz gerekirse, her ikisi de türbe..

Böyle olunca.. 

Meral ablamız bu iki yer için de, ziyareti sırasında.. “Başın örtülmesi gerektiği”ne inanıyorsa..

İkisinde de örtmeli idi..

“Başın açık olmasında bir sakınca olmadığı”na inanıyorsa.. İkisinde de aynı hareketi tekrarlamalı idi..

Dikkat edin..

Ben Meral ablaya, “Başını açık tut” veya “Başını kapat” şeklinde bir öneride bulunmuyorum.

Kendi kafamdaki bir hareket tarzını Meral ablaya dayatmıyorum.

Tutarlılık istiyorum..

Siyasetçilerde en çok karşılaştığımız “ikircikli tavrı sergilememesi” gerektiğini söylüyorum..

Tam bu noktada.. Bir parantez açıp..

Tutarlılık konusundaki somut bir örneği kendi açımızdan masaya yatıralım..

Medyanın ahlaksızlığından kaynaklanıyor olsa da..

“Tutarlılık” konusunda, Meral ablanın rakipleri için bakın çıta nerelere çıkartılmış, birlikte görelim..

Taa 1 yıl önce..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Haydar el İbadi’ye şu sözleri sarfetmişti: 

Sen benim muhatabım değilsin, karatımda değilsin, kalitemde değilsin. Biz bildiğimizi okuyacağız. Kim bu, Irak’ın başbakanı?... Önce haddini bil. Şu anda kendileri Başika üssünü kurmamız için bizlere talepleri var. Bunların canlı kayıtları var. Bunlar televizyonlarda yayımlanacak. Şimdi diyor ki Başika’dan çekilin. Türkiye’nin ordusu sizden talimat almaz!”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bir yıl önce, Ibadi’nin “Türk askeri Başika kampına giremez” tehdidi üzerine bu sözleri sarfetmiş.. 

Erdoğan bu sözlerden sonra, şimdi Türkiye’ye gelen Irak Başbakanı Ibadi’ye “Sayın” deyince..

“Dostum” deyince..

Kıyametler kopartılmaya başlanmış....

“Bir sene önce, ‘Sen benim muhatabım değilsin’ denilmiş iken, şimdi aynı kişiye nasıl olur da ‘Dostum’ denilir”miş..

Medyanın “tutarlılık” çıtasını görüyor musunuz?

Onlar hinoğlu hinliklerinden böyle bir “tutarlılık çıtası” oluşturmuşlar ama..

Sadece Tayyip Erdoğan için, “tutarlılığı” manyaklık derecesinde uyguluyorlar ama..

Meral abla da..

Piyasayı görüp bilsin..

Erdoğan için bir yıllık süreçte sarfettiği iki ayrı cümleyi yan yana koyanlar..

Gerçekten gazetecilik yapacak olurlarsa..

Meral ablayı yerin dibine öyle bir sokarlar ki..

“Siyaset mi, binlerce, milyonlarca defa tövbe” der.. Bir daha insan içine çıkmaz..

Bu vesile ile..

Parantez açarak örnek verdiğimiz Erdoğan-Ibadi ilişkisinde “tutarlılık” açısından hiçbir sorun olmadığını da, belirtelim..

Şöyle bakalım olaya..

Sayın Erdoğan bir yıl önce, Başika kampı ile ilgili olarak Ibadi’ye restini çektikten sonra..

Kimin dediği olmuş?

Ibadi’nin mi?

Erdoğan’ın mı?

Erdoğan’ın dediği olmuş.

Ibadi’nin tehditlerine rağmen..

Türk askeri Başika kampında olmuş..

Bundan sonra...

İsteği hayata geçmediği halde.. Ibadi, Türkiye’yi ziyaret etmek istiyorsa..

“Sen benim muhatabım değilsin” diyen Cumhurbaşkanımıza..

“Selamün aleyküm” diyorsa..

Sayın Erdoğan’dan ne bekliyorsunuz?

“Ben sana bir sene önce ‘Muhatabım değilsin’ dedim. Sonra her ne kadar ben bildiğimi yaptım ise de.. Başika kampında senin dediğin değil, benim dediğim oldu ise de. Şimdi de sen, bu gerçeğe rağmen gelip beni ziyaret etsen de.. Ben sana yine bir sene önceki gibi.. ‘Sen benim karatımda değilsin’ diyeceğim..” demesini mi?

“Herkesle kavgalıyız” diyerek Tayyip Erdoğan’ı eleştiren ve ter ter tepinen ulusalcılar, FETÖ’cüler, solaklar, bunu mu istiyorlar?

“Türkiye, Irak ile tartışmış. Dediğini yaptırtmış. Şimdi Ibadi’yi tekrar ‘Dostum’ deme noktasına getirtmiş.. Ne güzel” demeleri gerekirken..

Barzani ile ilgili tartışmada da..

“Türkiye, Barzani ile dostluk ilişkilerini genişletmiş.. Ne zaman ki referandum gündeme getirilmiş. Türkiye haklı olarak, o güne kadar dost gördüğü Barzani’ye restini çekmiş.. Ne güzel işte.. Dostluğu da, düşmanlığı da, haklılık esası çerçevesinde yürüten bir Türkiye.. Helal olsun..” demeleri gerekir iken..

“Aaaa.. Daha dün Barzani’ye alkış tutturuyordunuz.. Ne oldu da şimdi kavga ediyorsunuz” diyorlar..

Adeta..

Dostluk yapana da, düşmanlık edene de.. Hep “Eyvallah” edilmesini istiyorlar....

Halkın nezdinde, “haksız eleştirileri”ni tescilliyorlar..

Şimdi söyler misiniz..

Tayyip Erdoğan’ın..

Bir yıl sonraki..

Bazen birkaç yıl sonraki..

Farklı açıklamalarını..

Yanyana koyup, “tutarlılık” isteyenler..

Meral ablanın dünkü tavrını..

Anıtkabir ile Hacı Bayram’daki iki farklı davranışının yanyana koyup..

“Tutarlılık isteseler” çok daha haklı olmazlar mı?

Meral abla, öyle bir sene sonra falan değil..

Birkaç sene sonra değil.

Aynı gün..

Birkaç saat fark ile..

Bu iki farklı davranışı sergiliyor..

Ve tutarsızlıkta, rekor kırıyor..

Yanılıyor muyum?

 

  • YükselYüksel23 gün önce
    Gayet medenice, size öyle gelmedimi?