THY - Yeni Havalimanı Promosyon - Ankara

FETÖ’cüler ve FETÖ karşıtı ulusalcılar nasıl buluşuyor!

12 Şubat 2018 Pazartesi

FETÖ’ye karşıyız..

FETÖ’nün zihniyetine karşıyız.

FETÖ’nün mantığına karşıyız..

FETÖ’nün, sadece kendisini ön plana çıkartan anlayışına karşıyız..

Aynı zamanda..

FETÖ karşıtı olanlar içinde.. Ulusalcılara da.. Aynı gerekçelerle karşıyız..

 FETÖ’cüler, bir ara ulusalcılarla kavga etseler de..

Nihayetinde, ikisi de aynı yolun yolcuları..

İkisi de, aynı ekibin, farklı kolları..

FETÖ’nün haber kanalları, artık hemen hemen tamamen, ulusalcı kanalların haberlerini iktibas ile yetiniyor.

“Bu propaganda tam bizim istediğimiz propaganda.. Onlar çok güzel yapıyorlar. Biz de kendi tabanımıza aktaralım” diyorlar..

Diğer taraftan da..

FETÖ’cülerin bel altı vuruşlarının hemen tamamı, ulusalcıların haber kanallarında..

Onlar da, “FETÖ’cüler bu işi çok iyi biliyorlar. Bel altı vuruşta, üstlerine yok.. Biz bu konuları fazla beceremiyoruz. Ama beceremiyoruz diye, iktibas etmemizin önünde de bir engel yok” diyerek..

Ulusalcılar da, FETÖ’cülerin ürettiği bel altı vuruş içeren propagandaları kendi okurlarına aktarıyorlar..

Böylece..

Ulusalcı-FETÖ’cü işbirliği ile, AK Parti iktidarına gelen vuruyor, giden vuruyor.

Savaş ortamında bile..

Vuruyorlar ha vuruyorlar.

Ne millilik. Ne ülke sevgisi. Ne vatan sevgisi..

Gözleri hiçbir şey görmüyor..

Bugünkü örneğimiz, FETÖ’nün yargıya hakim olduğu dönemde cezaevine de giren ulusalcı subay Mustafa Önsel..

Der ki Önsel: “ABD Türkiye’ye müdahale zemini yaratıyor.”

Hani bir uyarı mahiyetinde yapsa..

Canım kurban..

Niyeti uyarı falan değil..

Bodoslamadan saldırı..

Yanlış anlamayın..

Saldırı, ABD’ye de değil..

AK Parti’ye..

Nasıl anladık bunu?

Anlatalım.

Önce şu tespiti yapıyor ulusalcı subay Önsel:

“2016’nın temmuz ayında IŞİD de PKK da terör eylemlerinde mola vermiştir. Onların durduğu ayda bu sefer ortaya FETÖ çıkar. 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye tarihinde olmayan bir saldırı gerçekleşir. Sonuç 249 sivil vatandaşımız hayatını kaybeder. İki binden fazla da insanımız yaralanır.”

Duran saat bile, 12 saatte bir doğruyu gösterir ya..

Bu ulusalcı subayın da, 12 saatte bir, doğru söylediği şey işte bu: “IŞİD, PKK ve FETÖ birlikte hareket etmektedir.”

Bu doğru. Ama bence bir eksiği var..

Bu üçlüye, bir de Ergenekoncuları eklemek gerekirdi..

Ulusalcı subayımız, o unsuru yok saymış..

5 Ocak 2017’nin, halk içinde patlatılan veya halkın da zarar gördüğü terörist saldırıların son bulduğu tarih olduğunu iddia eden Önsel, o tarihte saldırıların son bulmasının sebebi olarak ise şunu gösteriyor:

“Görünen en önemli olay, bu saldırının hemen akabinde, 9 Ocak’ta ‘Türk tipi başkanlık’ sistemi, referandum için TBMM’ye getirilmiş, 24 Ocak 2017’de de kabul edilmiştir.

Terör sopası o güne kadar bu nedenle sırtımızdan eksik edilmiş olmasın?”

AK Parti hükümeti ile, ABD arasında işbirliği imasında bulunan ulusalcı subay, ardından da şu iddiayı ortaya atıyor:

“Gerçek demokrasinin olduğu bir ülkeyi düşünün; yürütme ile anlaşıyorsunuz, yasama organını aşamıyorsunuz, onu da hal ediyorsunuz, yargı karşınıza çıkıyor. Ee bunlar bir yana, bir de kontrolünüzde olmayan sivil toplum örgütlerinin muhalefeti söz konusu. Hepsini nasıl kontrol edeceksiniz? Uğraş da uğraş. Hâlbuki tek adam sisteminde bir adamı kontrol ettin mi o ülkede istediğini yaptırırsın. İşine gelmezse de onu diktatörlükle suçlar, müdahale zemini yaratır, ülkeyi karıştırır, müdahale edersin…”

Şimdi ben bu kafaya ne diyeyim?

“27 Mayıs 1960’ta başkanlık sistemi mi vardı, ülkede” diye mi sorayım?

Yoksa, “Haydi 27 Mayıs’ta, sadece Demokrat Parti’nin kurduğu bir hükümet ülkeyi yönetiyordu.. Orada bir darbe yaptılar.. Peki 12 Eylül 1980’de ne vardı? O zaman da dışarıdan destekli azınlık hükümeti vardı.. 12  Eylül’de peki nasıl darbe yapıldı bu ülkede?” sorusunu mu yönelteyim?

Cevap beklemiyorum tabii ki, ulusalcı Önsel’den..

Bunların tek dertleri vardır..

Kendi ideolojilerini halka dayatmak..

Dün arşiv sayfamızda vardı.

Yıllarca bu ülkenin subayları, ABD’nin bursları ile eğitilmiş..

Buna tek bir itirazı olmayan ulusalcı subay, şimdi kalkmış AK Parti’yi, ABD ile işbirliği yaparak, “başkanlık sistemi”ni getirmekle suçluyor. Sanki ABD halkına soruldu, “Türkiye’de başkanlık sistemine geçelim mi?” diye.

ABD tarafından “Suriye’nin kuzeyinde 30 bin kişilik ordu kuruyoruz” denildiğinde, sanki Tayyip Erdoğan değilmiş, ABD’ye rest çeken..

Afrin’e operasyonu başlatan..

Muhtemel Münbiç operasyonu için de..

ABD askerlerinin Münbiç’ten çekilmeyeceklerini açıkladıklarında, “Karşımıza çıkan kim olursa, ezer geçeriz” diyen, sanki Tayyip Erdoğan değilmiş.

Gibi..

Erdoğan ile ABD’nin işbirliği yaptığı ve başkanlık sistemi getirilmesi karşılığında, Türkiye’deki terörist eylemlerin sona erdirildiği iftirasını atıyor, ulusalcı subay..

Ve son küstahlığı da şu: “Önce silah verdiği, desteklediği Saddam çıkarlarına ters düşünce diktatör ilan edildi ve ipte sallandırıldı.”

Yani?

Yani ne demek istiyorsun ulusalcı subay?

Açık söyle de bilelim..

FETÖ’cü müsün? Yoksa FETÖ işbirlikçisi mi? 

Ne istersin, Tayyip Erdoğan’dan.. 

Seni cezaevinden çıkartan Erdoğan’dan..

 

YORUM YAZ