FETÖ’cü savcılar, 28 Şubat’çılara hakkıyla dava açsaydı, bunlar yaşanır mıydı?

15 Şubat 2018 Perşembe

28 Şubat’çı generaller hakkında açılan ceza davasında savcılık müebbet hapis cezası istemişti.

Dün başlayan son savunmalarda, ağırlıkla dile getirilen itiraz şu: “Bu davayı, FETÖ’cü savcılar hazırladı.. O savcılar şu an ya cezaevinde ya da yurtdışında kaçak..”

28 Şubat’çı generallerin bu savunmaları yerden göğe kadar haklı..

Ama bu noktadan sonra söylediklerine ben katılmıyorum.

Onlar diyorlar ki..

“Bizim hakkımızda bu iddianameyi hazırlayan savcılar tutuklandığına göre, artık bizi beraat ettirmeniz lazım.”

Ben ise tam aksini söylüyorum..

FETÖ’cü savcıların iddianameyi hazırlamış olmaları, 28 Şubat’ın darbeci generallerin beraat etmelerini gerektirmez..

Çünkü FETÖ’cü savcılar, o iddianameyi zaten 28 Şubat’çıları cezalandırmak için değil, yasak savma babından hazırlamışlardı..

Göstermelik hazırladıkları için de, suçun tüm delillerini, tüm sanıkları iddianameye almamışlardı..

Niyetleri şu idi:

Kamuoyundaki “Tüm darbecilere dava açıldı. 12 Eylül darbecisine bile soruşturma açıldı. Ama 28 Şubat sorgulanmıyor. Niye ki? Fetullah Gülen’in, ‘Okulların anahtarlarını size verebilirim’ şeklindeki Çevik Bir’e hitaben yazdığı mektupta açığa çıkan kirli ilişkilerin 28 Şubat’çılara dava açılmamasında bir etkisi var mı?” itirazlarını dindirmek için, usûlen bir iddianame hazırlandı..

Ama 28 Şubat darbesinin sanıkların tümünü davanın içine almayarak, bir tilkiliğe imza attılar..

O tilkilik sayesinde, şimdi darbeci generaller çıkmışlar karşımıza, “Bizim bir suçumuz yok. Biz hükümete baskı uygulamadık. Biz darbe yapmadık. Hükümet kendi kendine istifa etti. Biz ne yapabiliriz ki?” diyorlar..

Böylece FETÖ’cü savcılar sayesinde, o savcıların tüm darbe sanıklarını iddianameye almamaları sayesinde, suçlarının tam ispatlanamadığını zannedip, beraat edeceklerini sanıyorlar..

Bu arada da, konjonktürel klasik savunmayı tekrarlıyorlar: “İddianameyi hazırlayan savcılar cezaevinde. Beraat isteriz.”

İyi de..

FETÖ’cü savcıların şu an cezaevinde olmaları, 28 Şubat’çılara haksızlık ettikleri tezini tek başına ispatlamaz ki..

Kimbilir belki de suçlarının birisi de, 28 Şubat’çıların tümünü mahkum edecek iddianameyi hazırlamamalarıdır..

Biraz daha açalım..

Dün mahkemede son savunmasını yapan emekli Orgeneral Çetin Doğan’ı dinlediğinizde..

Ağzından dökülen bal damlalarını gördüğünüzde..

O günleri gerçekten yaşamamış iseniz..

Gerçekten acıyorsunuz.

“Bu adamcağızı kim getirmiş de bu iddianamenin içine koymuş? Vay hainler” diyorsunuz..

Ama 28 Şubat’ı yaşamış iseniz.

Bırakın “Adamcağız” falan demeyi..

Sanık sandalyesinde gidip, boğazına yapışasınız geliyor..

Niye?

Çünkü o günleri yaşadık..

“Gerekirse silah kullanırız” manşetinin atıldığı günleri bire bir yaşadık..

Başbakan Necmettin Erbakan için Erzurum’da bir generalin “Adam olan gidip o kralın misafiri olmaz” diyerek, “Başbakan değil, istersen bilmem ne bakanı ol..” diyerek.. “13 sene ben PKK ile mücadele ettiysem, bunlarla da mücadele ederim” diyerek.. Bir de araya, başkasına söylüyormuş gibi yaparak “Pezevenk” küfrünü karıştırdığına şahit olduk.

Ardından da gazete manşetlerinden, “Daha ağır sözler gelecek” müjdeleri(!) yapıldığını gördük.

“Bir ümit” diyerek, Cumhurbaşkanı’nın ağzına baktığımızda..

Süleyman Demirel’in de, “Boşalma hakkını kullanmış” dediğini duyduk.

Dönemin Genelkurmay Bşakanı’nın da, “Ne yapalım, adamın ağzına fermuar mı çekelim!” dediğini duyduk..

Şimdi Çetin Doğan diyor ki.. “Biz meşru hükümete bir şey yapmadık. Onlar kendi kendilerine istifa kararı aldılar. Bakın bu da istifa kararının metni.”

Ulan hokkabaz! O istifa mektubunun arkasında ne tehditler vardı..

O istifa mektubunun arkasında, “İstifa etmezseniz, ülke iç savaşa gider. Kan gövdeyi götürür.” tehditleri vardı..

O istifa mektubunun öncesinde, Erbakan’ı sever gözüken darbecilerin adamlarının “Erbakan hocam. Siz vatanperver bir insansınız.. Asker kesinlikle bu hükümetin bitmesini istiyor. Yoksa, kötü şeyler olacak.. Siz vatanınızı kendinizden de, koltuğunuzdan da, partinizden de çok seversiniz. Bunu biliyoruz. Lütfen, siz istifa edin.. Yoksa akacak kan, sizin vicdanınız yaralar. Ama bu vicdansızların nezdinde, o akıtacakları kanın hiçbir değeri yoktur” tehditleri yapıldı..

Bunların hepsini unutursak..

Tabi ki Çetin Doğan’ın.. Çevik Bir’in, Erol Özkasnak’ın..

Kravatlı takım elbise içinde, “Biz ne yaptık ki” savunmalarına bakınca..

“He ya, bunlar ne yapmışlar ki? FETÖ’cü savcılar, bunlara iftira etmiş” deriz..

FETÖ’cü savcılar, bunlara iftira etmedi, bunları kolladı..

Darbecilerin işbirliği içinde hareket ettiği gazete patronlarını iddianameye almayarak, 28 Şubat generallerini korudular..

O gazete patronları da iddianameye alınmış olsaydı, hem tüm sorumlular için yargılama yapılmış olacaktı.

Hem de, daha önemlisi, böyle şaklabanca savunmalar dinlemeyecektik..

Çetin Doğan, “Biz bir şey yapmadık” mı diyor.

Çağırılacaktı diğer sanık Aydın Doğan..

“Söyle Aydın.. ‘Gerekirse silah kullanırız’ diyen alçak kimdi?”

Ne diyecekti Aydın Doğan?

“Biz işkembemizden uydurduk. Kimse böyle bir şey dememişti” mi diyecekti?

Tabii ki işbirliği içinde olduğu genralleri söyleyip, kendisini kurtarmaya çalışacaktı:

“Ahan işe şu kravatlı, takım elbiseli demişti.. Ama şimdi inkar ediyor. Hatta daha fazlasını söylemişti ama.. Biz ne olur ne olmaz diyerek, o kadarını yazmamıştık.. Bütün suç bunlarda hakim bey” 

Ardından tekrar darbeci generale dönsek de..

Ona sorsak da..

Onda cevap verecek hal kalmayacaktı..

“Haklısınız hakim bey.. Biz bu ülkeye hainlik ettik. Suçumuz ne ise razıyız.. Yazıklar olsun bizlere..” diyeceklerdi.

FETÖ’cü savcıların, 28 Şubat’çı generallere kıyağı, işte bu kadar açık.

Bu kadar net..

Gazete patronları sanık olmayınca..

Nasıl olsa kendileri bir ceza almayacak diye..

Kimi geldi “Ben bir şey hatırlamıyorum” dedi.

Kimisi ise, “Ha o haberler mi? Valla ben bilmem.. Bizim çocuklar bilir” dedi.. Kapattı konuyu..

Onun için diyorum ki.

28 Şubat’çılar, FETÖ’cü savcılar sayesinde, bu kadar uzun yargılama ile hâlâ kendilerini savunuyorlar.

Yaşananlar iddianameye yazılsa idi.. Tek celsede mahkumiyeti alıp, kuzu kuzu kodese giriverirlerdi..

 

YORUM YAZ

  • zzzzzz5 gün önce
    arabi biz manipüle etmiyoruz ama bu ülkede birilerinin siniri yatışsın diye hep zayıf insanlar harcanıyor ve bunu hep kemalist kesim yapıyor çağdaşlık adına. belki yaşın küçüktür. türbanlı öğrenciler kemalist kesimin polisleri tarafından darp edilip saçları açılmaya çalışılıp sürüklenirdi. mesela şunu da söylüyüm ben sivasda yaşadım. orada başörtülü öğrenciyi diploma töreninden atan adamı bilirim. o adamın oğlu ile sözde mhpli geçinen birinin oğlu çok iyi arkadaştı mesela. ve o mhpli geçinen arkadaş akpnin ilk yılları ve darbeye kadar olan döneminde hep akpye yalakalık yaptı o çevreden nemalandı iyi yerlere geldi. şimdi oralarda yer edinemiyor direk ama eminim dolaylı nemalanıyordur hala. halbuki başörtülüleri atan adamın oğlunun çok iyi arkadaşıydı o. işte akp içi kemalistlerle kaynıyor derken bunu söyledik. o yüzden mhp akp ittifakına ben karşıyım. bir anda darbe sonrası mhpnin akpye yakınlaşması ve bu bildiğim olay beni hep düşündürür. yıllardır mhp başörtüsü için ne yaptı? mhpye oy verenleri değil yönetim kadrosunu söylüyorum. durum bu. zulüm görenler hep zayıflar oluyor. çünkü onların ses çıkaracak iradesi hep ellerinden alınıyor. en çok kahramanlık yapanlardan korktum ve korkmaya da devam ediyorum. senin yaşın genç belli.
  • Murat YörükMurat Yörük5 gün önce
    Beyler ağzımlzl bozmayallm ama şunu çok merak ediyorum Allah korusun peygamber Efendimiz a.sne mutlu arablm diyene deseydi halimiz nasıl olurdu acaba
  • arabiarabi6 gün önce
    Evladım ben dunyaya Yüce Türk Milletinin bir üyesi olarak geldim, alman malman bilmem, Yüce Türk Milletinin bir üyesi olmanın dışındaayrıştırıcı bir kimlik edinmedim, edinmem,ettirmem de!Salak salak konuşup bana senin gibi cahillere tek tek cevap yazmak durumunda bırakma, Büyük Türk Milletinin şemsiyesi altında olmayana ne bu topraklarda, nede Allah katında yer yok bunuda kafana sok. Yüce Türk Milletini bölecek o cemeat, bu cemeat adında faliyet gösteren fetönün klonlarıda belalarını er yada gec bulacak, bunuda kafana sok. Şerefsiz alçak vatan haini lümpenlerinkim olduğunu da, Yüce Türk Milleti iyi biliyor evladım sen rahat ol.
  • mehmetmehmet6 gün önce
    ARABİ....Merak ediyorum yer yüzüne türk degildealman olarak gelseydin ülkeni savunmuyacakmıydın yada rus gelseydin ülkeni savunmuyacakmıydın ne ahmakca bir cevap vermişsin ulan şerefsiz dinden bahsediyorsun 28 şubatı yapan pezevenkler kime savaş açmıştı rahmetli erbakan sayın cumhurbaşkanımız tayyip erdogan bu ülkeyi sevmiyormuydubu kadar ahmak kafalı kafatascı sizin gibi şerefsizlerin yüzünden bu insanlar çok acı çekti halen o pezevenkleri koruyacak onları haklı görecekmisin beyinsiz adam..ben ne ırktan olursam olayım içimdeALLAH korkusuy yoksa sen türk degil ne olursan ol bu ülkeyi satarsınız çünkü beyninizle degil hislerinizle harek edern aptalarsınız ..ahmak adam ismini dahi dogru yazamıyacak kadar cesaretin yok...
  • arabiarabi6 gün önce
    Bana yazdığınız cevaplarda ne kadar cahil olduğunuz, nerde nasıl manüple edildiğiniz var sadece. Ben size cok acık ve net, anlayacağınız dilden yazayım; bu Vatan ve Devlet, din, tarihi miras sadece Ne Mutlu Türk'üm diyen, Yüce Türk Milletinindir, Türk Milleti olmanın dışında kendini bulmuş emperyalist etki unsurlarının sonu fetöden farksız olacaktır. İşte bu Allah' ın emridir, ama beyinsizler anlamaz.
  • Ömer GençÖmer Genç6 gün önce
    28 Şubatın sivil ayağı yani iş sendika yargı vs bu pislik takım da yargı önüne gelmek zorunda.Ayrıca 28 Şubat mağduru olanlardan Özür dilenmeli ve hala hapiste olanlara iade itibar ve telafi gerekir.Yoksa herkes bu zulüme ortaktir.
  • melih53melih536 gün önce
    merak etmeyin**yakında bunlar bazı kurumlarda yönetim kurulu üyesi olurlar.**bizlerde halk olarak çıldırmaya devam ederiz..
  • mevlütmevlüt6 gün önce
    EEEE. NE DERLER "it iti ısırır mı"????ısırmaz...
  • zzzzzz6 gün önce
    arabi sen trollüğü bırak. ne 80 milyon ittifakı. fetöcüler de içinde heralde ki 80 milyon demişsin. bak yine aynı senaryo. kemalist oyunları. seçimle alamadıkları yönetimi (ellerinden giden yönetimi) yabancı destekli (abd, rusya) oyunlarla yeniden almak için önce dış sonra iç karışıklık yapmaya çalışacaklar. kemalistlerin oyunu hiç değişmiyor. trollüğü bırak arabi adını da arabi koymuşsun. millet artık yemiyor bu oyunları. parayla da artık kimseyi satın alamazsınız.
  • Ercan GüvenErcan Güven6 gün önce
    O zamanın adalet bakanlığı koltuğunda oturan zatın beyanlarını okuyunca bu davadan bir şey çıkmayacağı belli olmuştu.Yoksa 28 şubatın orta yerde görünenleri konu mankenindemi ibarettiler?
Daha fazla yorum göster