THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

Dumanlı kaça, Arslan kaça, Toros kaça sattı, ülkelerini!

15 Aralık 2017 Cuma

Eski komiser, FETÖ’cü Hüseyin Korkmaz, bilineni..

Annesi klasik başörtülü.

Babası kendi halinde bir Türk insanı..

Ama oğul hain çıkmış..

Ne yaparsınız..

ABD ile iş kotarmış..

Türkiye Cumhuriyeti’nden yıllarca memurluk maaşı alırken..

ABD’nin dolarlarına tav olmuş..

Türkiye’de tutuklanıp, serbest kalmış..

Yurtdışına çıkış yasağı olmasına rağmen, illegal yollarla kaçmış..

Şu an cezaevinde olan binlerce FETÖ sanığı için de, kötü örnek olmuş..

Hakimlerin tahliye yönünde verecekleri kararlara, “Acaba ben tahliye verdikten sonra, Hüseyin Korkmaz gibi, hemen yurtdışına kaçarlar mı? Sonuçta ceza alırlarsa, bir daha bunları yakalamak mümkün olmayabilir mi?” endişesini yüklemiş..

Oysa cezaevinden tahliye olduğu gün.

“İlk defa hakkımda adil bir karar verildi” demiş..

Hemen arkasından da, “adil karar” dediği kararı çiğnemiş..

Yurtdışına kaçmış..

FETÖ’cülerin hinliklerine bir somut örnek daha eklemiş..

FETÖ’cülere güvenilmeyeceğini, sözlerinin hep riya dolu olacağının delilini dünyaya sunmuş..

Büyük ihtimalle gizleme imkanı olmadığı için..

ABD’den 50 bin dolar aldığını itiraf etmiş..

Şimdi bu para transferini FETÖ’cüler ne ile izah edecekler?

Bunun adı, casusluk değil mi?

Bunun adı, ülkesine hainlik etmek değil mi?

Bunun adı, dört dörtlük casusluk değil mi?

Hiç utanmadan itiraf ediyor, “Türkiye’de görev yaparken toplanan bilgilerin kopyasını aldım” diye..

Ve o bilgileri..

Götürüp yabancı bir devlete veriyor..

İçindeki çarpıtmaları..

Bilgileri götürdüğü emperyalist devletin, o bilgileri işine göre kullanma ihtimallerini bir kenara koyun..

Bir müslüman.. Bir türk..

Ülkesinden bir şeyi çalıp, ABD’ye nasıl verir?

Verdikten sonra, kendisini vatansever olarak nasıl görür?

¥

Bakın Fetö’cü komiser yardımcısı Hüseyin Korkmaz tutuklandığında, kendisine mikrofon uzatan örgütün yayın organı Zaman muhabirine, annesi Ayşe Korkmaz neler demiş:

“Çocuğumun kahraman olacağını, o daha çocukken ben biliyordum. Çarşıdan aldığım elbiseyi bile ona giydiremiyordum. ‘O benim değil’ diyor, giymek istemiyordu.. Vatanına ihanet etmez benim çocuğum.. Tutuklandığına niye üzüleyim ki.. Gurur duyuyorum..”

 Benzer sözleri, Zekeriya Öz’ün annesinden de duymuştuk..

Şimdi Zekeriya Öz nerede?.

Alman istihbaratçılarının elinde..

Hüseyin Korkmaz nerede?

ABD’de..

“Vatanına ihanet etmez” denilen Hüseyin Korkmaz ABD’den ne almış?

50 bin dolar almış..

Yurtdışına nasıl çıkmış?

İnsan kaçakçılarına avanta vererek.

Üç ülkeyi dolaşmış..

Oralarda ne rüşvetler vermiş?

Allah bilir..

Ya rüşvet vermiştir.. Ya da, onlara da kendi ülkesi aleyhine bilgiler satmıştır..

Hainlik bir değil-iki değil, sizin anlayacağınız.

Şimdi annesi Ayşe hanımı karşımıza alıp sorsak..

“Oğlun vatanına ihanet etmezdi hani.. Bu yaptığı nedir?” desek..

Ne cevap verir acaba?

“Keşke çarşıdan aldığın elbiseyi, daha çocukken.. ‘Benim değil’ diyerek giymemezlik etmeseydi de.. ABD’nin teklif ettiği 50 bin doları, elinin tersi ile itseydi.. En başında.. Tahliye olduğunda.. ‘Benim devletim, benim vatanım burası. Devletim beni sever de, döver de.. Gerekirse cezaevine koyar, gerekirse tahliye eder.. Ben yurtdışına nereye kaçacağım. ABD benim vatanım değil ki.. Almanya benim vatanım değil ki!’ deseydi de, ülkesinde kalsaydı...  Ne yaptı senin bu oğlun, Ayşe abla” desek..

“Yanılmışım oğlum.. İnsan oğlunu bile, bazen tanıyamıyormuş.. 15 yaşında aldılar onu benden. Beynini yıkamışlar.. Biz de bilememişiz” mi der?

Yoksa..

Aldanmışlığını sürdürür mü?

Annelik duygusu, oğlunun ihaneti ile onun gözleri arasına perde oluşturur mu?

¥

Ayşe abla ne derse desin..

O, eski sözlerini tekrar etse de..

Anneye kusur yüklememiz mümkün değil.

O sonuçta bir anne..

Ama şu somut olaydan ibret alıp..

Artık şu FETÖ dosyasında, herkes tarafını açık seçik belirlemeli..

Anneleri-babaları bir kenara bırakalım..

Hiç kimse, bu vatan hainlerinin yanında durmamalı..

ABD’ye uşaklık edenlerin..

İngiltere adına çalışanların.

Alman istihbaratının koltuğunun altına girenlerin..

Gerçek yüzleri görülmüştür..

Hainlik, ABD’deki mahkemede tanıklık ettiği açıklanan Hüseyin Korkmaz’ın itirafları ile tescillenmiştir..

¥

Hüseyin Korkmaz somut bir örnek..

“ABD’den 50 bin dolar aldığını” itiraf eden bir alçak..

50 bin dolara, ülkesini satan bir hain..

Peki, diğer Hüseyin Korkmazlar kaç dolar karşılığında, ülkelerini sattılar?

Onların da 50 bin dolar, 100 bin dolar aldıkları. Belki milyonlarca doları götürdükleri kesin ama..

Şu ana kadar onlara soran çıkmadığı için, sessizliklerini sürdürüyorlar..

Kamunun vicdanında, mahkum edildikleri kesin de..

Ağızlarından iki çift söz çıkmıyor..

“Bir evim bile yok.. Bir arabam bile yok” diyerek, kendilerini takdim edenler..

Mesela Ekrem Dumanlı..

Şu an acaba hangi yabancı devletin koruması altında yaşıyor?

Hangi devletten kaç bin dolar aldı?

Aldığı paranın karşılığında, onlara ne verdi?

Adem Yavuz Arslan, ABD’den kaç bin dolar aldı..

Karşılığında ne verdi?

Tarık Toros’un tercihi, İngiltere lehine ihanet mi?

Yoksa Almanya istihbaratı ile mi çalışmak?

O kaça gitti, 50 bin avroya mı, 50 bin sterline mi?

Zekeriya Öz.. Celal Kara..

Onlar ne kadar aldılar?

Onların gözünde, ülkelerinin fiyatı ne kadar?

¥

“Acem uşakları” diye sosyal medyada bir hesap açıp, bu ülkenin özbeöz çocuklarını İran lehine casusluk yapmakla suçlayanların gerçek yüzü, Hüseyin Korkmaz ile ortaya çıktı..

Bekleyelim, daha ne Hüseyin Korkmazlar göreceğiz..

 

YORUM YAZ