Derin devletin kolları: Ergenekon ve FETÖ!

03 Kasım 2017 Cuma

Daha 4-5 yıl öncesine kadar, tüm olumsuzlukların anası olarak gördüğümüz Ergenekon yapılanması, şimdilerde adeta temizlik aracı oldu..

Birisi, Ergenekon davasında sanık mı olmuş?

O kişi, adeta mübarek birisi imiş gibi anlatılıyor, takdim ediliyor..

Ergenekon davasının sanığı olmak, insanlar için bir kutsallık aracı gibi görülüyor..

Son örneği, Kudbettin Kaya isimli avukat..

Ben gazetede yayınlanan yazılar sebebi ile 1990’lı yıllarda İstanbul DGM’de yargılanmak için duruşma beklerken..

Kudbettin Kaya’yı, uyuşturucu davalarında kaçakcıları savunmak üzere etrafında karanlık kişilerle birlikte görürdüm..

Sonraki yıllarda, Ergenekon sanığı da oldu..

Hatta yakın tarihte de beraat etmiş..

Ama hangi gerekçe ile beraat etmiş, nasıl etmiş, bilen yok..

Önceki akşam da, bir balıkçıda, suikast sonucu öldürülünce..

Bizim mahallenin mensupları da dahil, hemen tüm medyada haberler, “Zekeriya Öz’ün cezaevine koyduğu Kudbettin Kaya öldürüldü” şeklinde çıktı..

Zekeriya Öz’ün canı cehenneme..

Akit’e ve şahsıma açtığı dava sayısı, 30’u aşıyor..

Nihai noktada, hainliği seçti..

Dolayısı ile onu savunacak değilim..

Ama..

Uyuşturucu davalarında baronların avukatlığını yapan..

Bu yolla büyük paralar kazanan..

Kazandığı paralarla, hakimleri etkilemeye çalışan.

Bu yolda eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay ile yakın ilişki de kuran..

Uyuşturucu davalarına bakan o tarihteki DGM’lerde bir hakimi tehdit ettiği telefon konuşmaları ile sabit olan bir avukatı da..

“Ergenekon davasında mağdur olmuştu” türünden haberlerle pir-ü pak birisi gibi göstermek, aklın iflası demektir..

Ergenekon davasında, bazı kişiler mağdur olmuştur..

Ama bunu toplasanız toplasanız, % 10’u bulmaz..

Büyük çoğunluğu, gerçekten derin yapının elemanı oldukları için, gerçekten hukuk dışı ilişkileri sebebi ile sanık olmuştur..

Bunu söylerken, FETÖ’yü aklamıyorum..

FETÖ derin yapının bir kolu..

Ergenekon da diğer kolu..

Al birini, vurun ötekine..

İtiraz edecekler çıkabilir..

Onlar için Kudbettin Kaya özelinde, suçlamaları aktarayım..

Bakalım, kim, nasıl izah edecek, bu ilişkileri..

Ergenekon dosyasına giren delillerden birisi..

Dikkat edin, tanık bilgileri ile suçlama yapmıyorum.

Sonuçta tanık için, “Yalancı şahit ile suçlama mı yapıyorsun” diyebilirsiniz..

Ama dinlemeye takılan telefon konuşmalarını..

Tek başına delil olarak da kabul etmeden..

Konuşmaların lafzı anlamlarından farklı yorumlar olabileceği ihtimalini de dikkate alarak..

Bire bir aktarayım..

“Erkan Çanak (DGM Başkanı):

Kutbeddin beni ikide bir tehdit edip duruyor ya o hadiseden dolayı. Yok efendim işte bunu tahliye edeceksin, etmezsen seni müfettişe şikayet ederim, iftira ederim. Zafer Bey’e söylemiş. Oda geldi bana söyledi. Moralim bozuluyor ya. Ben de anlamıyorum ki. Yok efendim, seni şikayet edeceğim. Yok şunu yapacağım. Ben de yatarım sen de yat. Yok bilmem ne. Ya bu kafayı mı yemiş ne? Böyle tehditle bir şey mi istiyor?

Ali Hadi Emre (Emekli bir hakim. Avukatlık yapıyor. Gazetemize karşı da, Süleyman Demirel’in avukatlığını üstlenmişti): 

Bir konuşurum başkanım. Size uğrarım sonra.

Erkan Çanak: 

Yani adamı katil edecek bu adam! Hayır kaç senelik arkadaşımız. Sesimizi çıkarmayalım diyoruz. Yok efendim gideceğim demiş şeye Zafer Bey’e (Diğer DGM’nın başkanı). Yok Fatih’te müfettiş var gideceğim ona, her şeyi anlatacağım, Kadir Bey’e (HSYK başkanı Kadir Özbek) de anlatacağım. Gerekirse Seyfi Bey’e de (CHP’nin adalet bakanlarından Seyfi Dede lakaplı Seyfi Oktay) anlatacağım. Yani ne bileyim bilmem ne. Uyuşturucu baronunu tahliye etmem için beni böyle tehdit etmesi mi lazım? Bu adamı ben nasıl tahliye edeyim diyorum. Yok illa sen bunu tahliye edeceksin. Bu kadar üstüme gelinmez ya.”

Bunlar bire bir konuşmalar..

Bir de olayın arka planında kastedilenin kim olduğuna ilişkin, ek delillerden ortaya çıkan biligiler var.

Buna göre..

Kudbettin Kaya’nın tahliye edilmesini istediği kişi, uyuşturucu baronu Cemal Nayır..

İddiaya göre büyük bir para karşılığında, suç delilleri çok güçlü olan bir kişi için, Kudbettin Kaya hem avukatlığı üstleniyor, hem de parasal ilişkilerle konuyu kendi açısından çözmeye çalışıyor..

Şimdi, buyursunlar, Ergenekon’u tertemiz göstermeye çalışan arkadaşlar izah etsinler, bu telefon konuşmasındaki DGM Başkanı’nın sözlerini, nasıl yorumlayacağız?

“DGM Başkanı hakim, rüyasını anlatmış” mı diyeceğiz?

“Hakim bey edebiyata merak sarmış.. Bir hikaye yazıyormuş. Hikayenin kurgusunu, emekli hakim olan avukata aktarmış” mı diyeceğiz?

“DGM Başkanı şaka yapmış şaka.. Konuşmada geçen isimler de, hepsi şaka.. Sağolsun başkan bey çok şakacıdır. İnanın bak..” mı diyeceğiz?

Ne diyeceğiz, nasıl izah edeceğiz bu konuşmaları?

Kendisine güvenen biri var ise, buyursun izah etsin..

Ergenekon davasında, daha nice suçlar deşifre edilmişti..

Karanlık dünyada yaşanan ne olaylar, açığa çıkmıştı..

Dokunulamayan nice baronlara dokunulmuştu..

Ama..

Kimilerine göre “güç zehirlenmesi yaşandığı”ndan..

Kimilerine göre, “Derin devlet çok kolludur. Bir kol solcudur. Bir kol ulusalcıdır.. Bir kol sağcıdır. Bir kol dindar görünümlüdür.. Ergenekon, dindar görünümlü derin devlet ile tasfiye edilirken.. Son dakikada.. Çarklar tersine işlemeye başlayıp.. Yine derin devletin içindeki, dindar görünümlü derin devletin adamlarının tasfiye edilmesi sürecine girildiği”nden..

Dört dörtlük delilleri olan dosyalar kapatıldı..

Şimdi o dosyaları açanlar hakkında yargılamalar sürüyor..

Aslında, doğru yapılmıyor..

Hukuk dışına çıkan kim olursa olsun..

Hepsinin hesap vermesi gerekir..

Birini diğerine tercih etmemek gerekir..

Aksi takdirde, Ergenekon gider, FETÖ gelir.. FETÖ gider, METÖ gelir!

 

  • Mikâil okuroğlu. Mikâil okuroğlu. 14 gün önce
    Yasak değilde ölçü mü getirmek lazım!? Görüntü olarak içine edenler var .niye bu kadar tutuştu lar