ByLock’un çözümü için daha ne kadar bekleyeceğiz?

19 Aralık 2017 Salı

Nedir şu ByLock?

Telefona kurulan bir haberleşme programı..

Onu anladık da..

Bu kadar girift, bu kadar mağduriyet iddiasına konu olacak neyi var, onu merak ediyorum..

Teknik ekip kurulacaksa, kurulsun..

Eldeki bilgilerin tek elde toplanması gerekiyorsa, toplansın.

MİT’ten gelsin, İstihbarat’tan gelsin..

Tek bir elde toplanıp, ne gerekiyorsa yapılsın..

İlk gündeme geldiğinde..

“Şu kadar kırmızı, bu kadar bilmem ne renk” diye anlattılar durdular..

Renkler, yoğun kullanımı, orta yoğunlukta kullanımı, az kullanımı tanımlıyormuş..

“Tamam, ne güzel.. Herkesin ne kadar kullandığı da ortaya çıkacak” dedik, sevindik..

Ardından “Mesajların tek tek dökümü yapılıyor” denildi..

Sevincimiz daha da arttı.

Öyle “Sadece programı indirdim.. Başka bir şey yapmadım.. Programı işler hale bile getirmedim..” diyenlerin mağduriyetleri artık gündeme gelmeyecek diye sevindik..

Kimsenin içinde, “Bu şüphelinin programı açıp açmadığı bile belli olmadan tutuklanması, yargılanması haksızlık değil midir?” endişesi kalmayacak dedik..

FETÖ ile ilgisiz isimlerin gözaltına alındıklarını gördük..

Kendi kendimizi avuttuk, “FETÖ zaten derin bir örgüt.. Kimbilir nerelere sızmıştır.. Dur bakalım arkasından neler çıkacak” dedik..

 Kimisinde gerçekten arka planda bazı gerçeklere ulaşıldı ama..

Hiç de azımsanmayacak sayıda bir kısmı için de “Ne oldu, ne çıktı arkasında? Biz bir şey göremedik” tespiti yapmaya mecbur kaldık..

Bugün itibari ile..

Mağdur oldukları yoğun olarak tartışılan isimleri örnek dosya alarak..

Bütün isnatları ile.. Bütün bilirkişileri ile. Bütün delilleri ile.. Bütün karineleri ile.

O dosyaların üzerine gidilerek, “doğru” ile “yanlış”ı ayırdetmemiz artık aciliyet kazanmış değil mi?

Bir okur arıyor..

“Şu yakınımda, Bank Asya yok. FETÖ okulu yok. FETÖ aboneliği yok.. Bir isnat var, ByLock kullanmış. Emniyet inceliyor, ‘Kullanmamış’ diyor.. Ama savcı ‘Şuradan gelen yazı gereği, bir şey yapamam’ diyor.. Hakim ‘Ben bir şey yapamam’ diyor.. Tutukluluk sürüyor” diye dert yanıyor..

Doğru mu söylüyor, yanlış mı bilemeyiz.

Ama şunu yapmaya mecburuz:

“Arkadaş, senin yakınının telefonunda ByLock programı var. Al sana belgesi.. O programda girişlerin de var.. Senin telefonunun üzerinden, bir başkasının ByLock kullanımı şu şu sebeplerle mümkün değil.. Sana mesajlarını da göstereceğiz ama, bize biraz müsaade!”

Böyle denilse..

Yine eyvallah.

Bu da söylenmiyor..

“Tutukluluğun devamına”..

Sonra?

“Duruşmanın üç ay sonra bilmem ne günü yapılmasına..”

Darbenin ilk günlerinde, bu uygulama makul olabilirdi..

“Adamlar hükümeti devirmeye kalkıştılar. 250 insanımızı şehid ettiler.. Böylesi karanlık, böylesi gözü dönmüş bir örgüt ile mücadele edilirken, ByLock’un ayrıntısı ile uğraşmaya vakit yok” denilebilirdi..

Haklı da olunabilirdi..

Ama 15 Temmuz darbesinin üzerinden 1,5 yıl geçti..

Şu ByLock’u çözemezsek, neyi çözeceğiz?

Mit’te var, Emniyet’te yok..

KOM kayıtlarında var, telefonda yok..

TİB’de kaydı var, telefon hat kaydında yok..

Server’a bağlanmış, ama ByLock kullandığı kesin değil..

IP çakışması olabilir, GSM şirketinden ayrıntı gelmesi lazım..

Nedir bu saçmalık silsilesi, söyler misiniz?

Daha ne kadar sürer, bunların çözümü?

Kimdir bunun muhatabı?

MİT mi?

Emniyet mi?

Savcılık mı?

Mahkeme mi?

Bilirkişiler mi?

GSM şirketleri mi? 

¥

Tekrar aynı ismi dile getireceğim.

Avukat Mustafa Yaman..

Saadet Partili bir siyasetçi..

Çevresi kendisine kefil..

İddianamesi hızlı şekilde hazırlandı..

Bu açıdan, savcılığa teşekkür edilmeli..

Ama..

Aleyhindeki tek delil olan ByLock kullanımı ile ilgili olarak, somut bir izahat yapılamadı.

“Bağlanmışsın işte” deniyor..

“Cep telefonun şuradan sinyal vermiş. O adres de evinin yakınındaki baz istasyonu” deniyor..

“26 farklı günde bağlantı var” deniyor..

“178 görüşme var” deniyor..

Ama..

Devamı getirilmiyor..

En son duruşması, 14 Kasım’daydı..

9 Ocak 2018’e ertelendi..

Mahkeme, “ByLock görüşme içeriklerine ilişkin Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü’ne yazılan yazının akıbetinin beklenmesine ve sanığın kullandığı belirtilen telefon numarasına ait HTS kayıtlarının yeniden istenmesine” dedi..

Bugünkü sistemde, istenildiği takdirde bunların cevabı, 3 saatte alınır..

Siyasi iktidarı övüyoruz.

UYAP şöyle güzel, böyle güzel diyoruz..

“Artık eski hantal devlet yok.. Daktilo ile tezkerenin yazılıp, otuz yerden kaydedilip, sonra geri döndüğü, yine onlarca yerde evrak defterine kaydedilip, iki bina ötedeki kurumdan gelecek yazının, 6 ay beklendiği günler tarih oldu” diyoruz..

Ve buna gerçekten inanıyoruz.

Ama lütfen..

Şu “hantal devlet” anlayışının tarih olduğu gerçeğini..

Artık hepimizi sıkan ByLock konusunda da görelim.

Programı kullanan varsa, canı cehenneme..

Onun duruşmasını ister 3 ay sonrasına atın, isterseniz 6 ay sonrasına..

Zaten onların yüzünden, bu mağduriyetler yaşanıyor..

Kullananlar, “Kullandım, hata ettim” demiyor.

“Kullandım, pişmanım” demiyor..

“Kullanırken, şu şu uyanıklıkları yapıyorduk. Kendi hattımızı değil, Wifi kullanıyorduk. Onu da, şu GSM şirketinden kullanıyorduk.. Bu sebeple bazı kişiler mağduriyet yaşıyor olabilirler” demiyorlar..

“Karıncayı ezmedikleri” iddia edilen örgüt üyeleri yüzünden..

İnsanlar, aylarca, kimileri yıllarca cezaevinde kalıyor..

¥

Sonuç?

Sonuç şu:

Mustafa Yaman ile bir besmele çekelim..

14 Kasım’dan bu güne, tam 1 ay 5 gün olmuş..

Cevap gelmedi ise, şu cevap gelsin artık..

ByLock kullanılmış ise, “İşte belgesi” denilsin..

Kullanılmadı ise, Mustafa Yaman ile başlasın adil kararlar..

Bitsin şu garabet..

Bitsin şu kaos..

 

  • Fatih terlemezFatih terlemez18 gün önce
    Çorum un bir ilçesinde fetöyle mücadele eden ilçe Başkanına görev bıraktırıldıktan sonra il başkanı tarafından fetöcüler kurtarıldı. Çorum merkez ilçe Başkanı yargılanırken Osmancık taaynı konumdaki insanların sicili temizlendi.