Bu Kemal, CHP’ye başkan değil, mahalleye muhtar bile olmamalı!

28 Ekim 2017 Cumartesi

Kimseye hakaret etme niyetinde değilim.

Kimseyi üzmek de istemem..

Ama herkes, bulunduğu makamın ciddiyetine uygun sözler etmeli..

Bilmediği konularda konuşmamalı.

En azından, kendisini uyaracak danışmanlar edinmeli..

17 Aralık 2013’ten bu yana, İran’a ambargo ile ilgili tartışmalar yapıyoruz..

Rıza Sarraf dediğimiz kişinin, ne uyanıklıklar yaptığını öğrenmeye çalışıyoruz..

Pensilvanya’daki zatın, kendisine dürüstlük pozu vererek, darbe yapmaya gerekçe olarak gösterdiği sözde rüşvet iddialarını tartışıp duruyoruz..

4 yıl içinde..

Bir belediye seçimi, bir cumhurbaşkanı seçimi, iki milletvekili seçimi, bir referandum yapıldı..

Siyasi parti genel başkanları yüzlerce, hatta binlerce konuşma ile, bu aktüel konuyu tartıştılar..

Böylesi bir konuyu, ana muhalefet partisi genel başkanının.

Tüm aşamaları ile bilmesi gerekmez mi?

Gerekir..

Bakın 4 senedir tartıştığımız devasa bir konunun temel çıkış noktası hakkında, CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, önceki akşam, sözde gazeteciler karşısında (“Sözde gazeteciler” diyorum.. Çünkü hiçbirisi müdahale edip.. “Bir maddi hata olmasın” demediler.. Öylece dinlediler.. İtiraz etmediler..) hangi vahim yanlışı yaptı..

İfadeyi, CHP’nin internet sitesinden, bire bir kopyalıyorum:

“Birleşmiş Milletlerin bir kararı var değil mi İran’a ambargo uygulama konusunda? Birleşmiş Milletler kararına her ülke uymak zorunda mı? Evet. Ama bizimkiler dediler ki, biz ona uymadık. Bu uluslararası hukuka aykırı davranma. Niye uymadınız? Rıza Sarraf niye devreye girdi, bu yasa dışı ticaret neydi? Şimdi Amerika Birleşik Devletleri bunu kendi güvenliğine yönelik bir tehdit olarak görüyor. Doğru mu, yanlış mı onu bilmem.”

FETÖ’cü savcılar..

FETÖ’cü emniyet müdürleri olayı, aynen yukardaki paragrafta anlatıldığı gibi takdim ettiler ama..

Onlar FETÖ’cü..

Rıza Sarraf’a yönelttikleri suçlamayı, “ABD menfaatine aykırı faaliyette bulunma” diye yaparlarsa..

Kendilerinin ABD adına hareket ettikleri ortaya çıkardı..

Onun için ne yaptılar?

Rıza Sarraf, BM kararlarını delmiş gibi hava oluşturdular..

Medyada haberler, hep bu minvalde çıkartıldı..

Reza’ya yöneltilen suçlamaların gerekçesinin, “BM kararlarına aykırı davranma” olduğu iddia edildi..

Şimdi CHP’nin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, aynı söylemi tekrarlıyor..

“Birleşmiş Milletlerin bir kararı var değil mi?” diye soruyor gibi yapıyor..

Kendisi, bu karara uyulması da gerektiğini belirterek cevaplıyor..

Ben de bu Kemal’e, “Yalancısın Kemal.. ABD’nin adamısın Kemal.. FETÖ’nün sözcüsüsün Kemal” diyorum..

İstiyorsa dava açsın..

Rıza Sararf’a, 17 Aralık darbesinde, FETÖ’cü emniyet müdürlerinin, FETÖ’cü savcıların suçlamalarında bir tane BM kararına aykırı davranma ile ilgili isnat var mı, göstersin..

Rıza Saraf’a, ABD’nin yönelttiği suçlamalarda “BM kararları mı, yoksa ABD ambargosu” mu dayanak alınıyor, göstersin..

Eğer Rıza Sarraf’ın ihlal ettiği BM kararları ise..

Kemal Bey tazminatı kazanır..

Ama ihlal edilen, BM kararı değil, ABD ambargosu ise..

Yapılan soytarılık, mahkeme kararları ile de tescillenmiş olur..

Yok öyle..

Laf cambazlığı ile, konuyu geçiştirme.

“Uluslararası  hukuka aykırı davranılma” iddiaları ile, olayı çarpıtma..

ABD ambargosunu, BM kararı gibi millete yutturmaya kalkışma..

Bazı arkadaşlar diyebilirler ki:

“Canım bu kadar da Kemal Bey’in üzerine gitmeye gerek yok.. O da aslında ortada BM kararı olmadığını.. ABD’nin ambargosu olduğunu biliyordur.. Ama siyasetin böyle söylüyordur.. Siyasetçiler, olayları birazcık değişik ifade edebilirler..”

İşte buna cevabım, “Bu ihtimal daha kötü” olur..

Birinci ihtimalde, “Yalancısın” demekle yetinirken..

Eğer böyle bir savunmada bulunulursa..

Buna “O zaman Kemal Bey sadece yalancı değil, haindir” diye karşılık veririm..

Sizce de öyle değil mi?

Türkiye’de iktidara gelmek isteyen bir partinin genel başkanı..

Kendi ülkesinin de suçlu olarak gösterilmesini gerektirecek şekilde bir tanımlama nasıl yapabilir?

Eğer Rıza Sarraf’ın eylemi, ABD ambargosunu delmek değil..

BM kararlarını ihlal etmek ise..

Ona seyirci olan Türkiye..

Rıza Sarraf’ı yargılamayan Türkiye de..

Suçlu demektir..

Çünkü o ihtimalde..

Ortada gerçekten bir BM kararı vardır. Ve o BM kararına herkes uymak zorundadır.. Uymayan devletler de, sonuçlarına katlanmak zorundadır..

Onun için diyorum ki..

Kemal Kılıçdaroğlu, Rıza Sarraf olayında, ihlal edilen kuralların, ABD ambargosu olduğunu, BM kararları olmadığını bile bile önceki günkü açıklamayı yapmış ise..

Yaptığı konuşma bir hainliktir..

Yok eğer..

4 yıldır tartıştığımız konuda, ihlal edilen BM kararı mı, ABD ambargosu mu, hâlâ öğrenememiş ise..

O zaman da zaten iktidara aday bir partinin genel başkanlığı koltuğunda oturmamalıdır..

Yok öyle, “sosyal demokrat parti” söylemleri ile..

“Emek dostu, kapitalizm karşıtı parti” söylemleri ile şişinmek..

İşte ölçü burada..

Ezilenlerden yana iseniz..

Emekten yana iseniz..

Sosyal demokrat iseniz..

ABD’nin sözcülüğüne soyunmayacaksınız..

Emperyalist devlet ABD’nin menfaatleri için konulan ambargoyu, BM Kararı gibi halka takdim etmeyeceksiniz..

Tamam mı Kemal Bey?..

 

  • Serap BucakSerap Bucak22 gün önce
    Kılıcdaroğlunun şahsi olarak her yalanı söylemesi,ABD nin yada fetönun maşası olduğuna bile şaşmam,sadece....seçimlerde 25%CHP ye oy verenler hiçmi kılıcdaroğluna özeleştiri yaptırmıyor,bu CHP'li seçmeni üç maymunumu oynuyor,yoksa kış uykusundamı anlamış değilim.Bunların vatan sevgisi Tayyip Erdoğan ve AKP ye kadar,maalesef arkalarında sığındıkları sürekli "Atatürk ün "ismini kullandıkça kazanan taraf olacaklar,herşeyi söyleyebilecekler,bunların dokunulmazlığı Atatürk,Atatürk ismini kullanıp her türlü küfürlü yalanı söyleyebilirsin