BM’de ABD için, Türkiye’de 28 Şubat darbecileri için kara gün!

22 Aralık 2017 Cuma

Dün tarihi bir gün idi..

Yıllardır Cumhurbaşkanımız haykırıyordu:

“Dünya, Beş’ten büyüktür” diyordu..

BM’deki çakal sistemini eleştiriyordu..

Ama dünyadan ses gelmiyordu..

Beklenen destek, nihayet dünkü BM Genel Kurulu’ndan geldi..

BM Güvenlik Konseyi’ndeki tiyatroya, genel Kurul tokatı indi..

14 üyenin “Yanlış” dediğine, ABD’nin tek başına “doğrudur”  demesi ile geçerli sayılan sonuç, Genel Kurul’da reddedildi..

Genel kurul, aklın işaret ettiği kararı aldı..

ABD’nin, Kudüs’ü İsrail’in başkenti kabul etmesini yanlış bulan karar tasarısı.. Üçte iki çoğunlukla BG Genel Kurulu’nda kabul edildi..

ABD’nin tüm tehditlerine rağmen..

Trump’ın şımarık milyarder patron havası ile yaptığı şantajlara rağmen..

ABD’nin kendisi.. Ve lehine “oldu bitti” yapılmak istenen İsrail’in dışında..

Hiçbir ciddi devlet, Genel Kurul’da ABD-İsrail birlikteliğine destek vermedi.. 

9 evet oyundan ikisi ABD ve İsrail’den..

7’si de kıytırık devletlerden geldi..

Şantaja boyun eğecek, kimliksiz ülkelerden..

Böylece görmüş olduk ki..

6. Filo’ya Kabataş’ta “Go Home” demek değil..

İman ile..

Samimiyet ile..

Tutarlı bir dik duruş ile..

ABD’ye “Go Home” denilebiliyormuş..

Ve esas önemlisi.. ABD’nin karizması çiziliyormuş.

Çizildi de, nitekim..

Sonuçta da bu karar ile birlikte.. ABD için bir tepetaklak dönemi başlamış oldu..

Artık çanlar..

ABD için.. 

ABD ile birlikte; zulmün, katliamın, çocuklara yönelik vicdansızlıkların sembolü haline gelen İsrail için çalacak..

İnşaallah!

¥

ABD adına konuşan temsilcilerin..

En başta da Başkan Trump’ın tehditleri..

“Parayı keseriz” şeklindeki şantajları..

Bana..

28 Şubat sürecinde, Türkiye’deki darbeci komutanların tehditlerini, şantajlarını hatırlattı..

O süreçte de.. Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak, “Gerekirse silah kullanırız” diyordu..

Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, “Demokrasiye balans ayarı yaptık” diyordu..

Diyen diyene idi..

Ama Necmeddin Erbakan Hocamızın dik duruşu..

Tutarlı çizgisi..

Ve sonrasında talebesi Tayyip Erdoğan’ın yıllarca yürüttüğü başarılı mücadele sonucunda..

Dün 28 Şubat darbesinin faillerinin yargılandığı mahkemede, esas hakkında mütalaa verildi..

Mütalaada, 28 Şubat’ın tehditçi generallerine.. Şantajcı komutanlarına..

Ağır tokat indi..

Savcılık mütalaasında 60 subay için müebbet hapis cezası istendi..

Şimdi, sanıklar son savunmalarını yapacak..

Ardından da karar verilecek..

Böylece davanın yerel mahkeme prosedürü tamamlanmış olacak..

Savcının esas hakkındaki mütalaada 60 sanık için istediği ceza, müebbet hapis..

Ama, mahkumiyet çıktığında, bu yaşlı başlı kişilerin, yıllarca cezaevinde kalacağını zannetmeyin...

Darbenin üzerinden geçen 20 yıllık süreçde, defalarca çıkarılan aflar, ertelemeler, şartlı tahliye kuralları gereği, cezalar sembolik miktarda infaz edilebilinecek..

Cezaevinde sembolik miktarda yatılacak olmasından çok daha önemlisi..

28 Şubat Darbesinden dolayı, mahkumiyet kararı verilecek olması..

Şahsen ben, kendi adıma söyleyeyim.. Kimsenin cezaevinde yatmasından, mutluluk duyacak değilim..

O süreçte ne kadar büyük mağduriyetler yaşamış olsak da..

Bizim için önemli olan..

28 Şubat’ta darbe yapanların.. 

Bundan sonrası için de başkalarına kötü anlamda örnek olmamaları için.. 

Darbenin cezasız kaldığına ilişkin kimsede bir intiba oluşmaması için. 

Darbe yapanların, meşru hükümet yetkililerine tehditlerde bulunanların.. Yaptıklarının yanlarına kâr kalmadığının tarihe geçmesi için..

Darbeciler mahkum olmalı..

Verilecek mahkumiyet kararını, bunun için önemsiyorum..

¥

Yıllarca yazıldıktan sonra, nihayet 28 Şubat darbesinin askeri kolu için yargılamanın sonuna gelinmiş oldu.

Ama dikkat buyrun..

Askeri darbenin medya ayağı, siyaset ayağına hiç dokunulmadı.

Dava bile açılmadı..

Askerlerin eylemlerini önemsiz görmüyorum.

Ama..

Askerler kendi kendilerine hazırlık da yapsalar.. Planlamayı dört dörtlük de hayata geçirseler..

Özellikle 28 Şubat darbesi için, medya ayağı, siyaset ayağı çok önemliydi.. 

Siyaset ve medya ayakları darbeye destek vermeseydi, askerlerin de darbeye teşebbüsleri sonuçsuz kalırdı..

Bu açıdan bakınca..

Çevik Bir istediği kadar, “Demokrasiye balans ayarı yaptığı” iddiasında bulunsun..

Onun bu sözlerini, tüm medya organları “Askerden demokrasiye balans ayarı” şeklinde değil de..

“Askerden demokrasiye tehdit.. Asker, sınırını aşıyor” diye verseydiler..

Darbeci Çevik Bir ikinci aşamaya geçemezdi..

Tehditlerini sürdüremezdi..

Erol Özkasnak, “Gerekirse silah kullanırız” beyanatı verdiğinde..

Hürriyet gazetesi, bu sözü manşetten, “Bir üst düzey komutan dedi ki:...” şeklinde vereceğine..

“Komutanın bu tehdidi, iç savaş çıkartır: Gerekirse silah kullanırız” şeklinde verilseydi.

Erol Özkasnak şişine şişine, sonraki açıklamaları yapamaz, meşru hükümetin devrilmesi için de, milletvekili transfer pazarlıkları yapılamazdı..

Onun için diyorum ki..

Çevik Birler, İsmail Hakkı Karadayılar.. Erol Özkasnaklar tamam..

Ama..

Aydın Doğan hakkında da.. Dinç Bilgin hakkında da, darbe suçundan yargılama yapılmalı.. 

Hatta siyasi uzantılara da dokunulmalı...

O dönem generaller sayesinde başbakanlık koltuğuna oturan Mesut Yılmaz da aynı yargılamaya tabi tutulmalı..

Ve aynı cezaya muhatap olmalı..

Ki..

Sadece subaylar değil..

Medya da..

Siyasetçiler de..

Bir daha darbenin yanına bile yaklaşmasın.

Darbecilere desteği, akıllarından bile geçirmesin..

 

YORUM YAZ

  • AHMETAHMET3 ay önce
    Asıl mesele şu: 90 yıldır halkımızın beyni yıkandığı için, N. Erbakan çok az oy alabildi. Eğer %40 lar oranında oy alabilseydi,kendini destekleyen, 4-5 T.V kanalı ve gazete olsaydı işler daha farklı olabilirdi.Kurtlar arasında kalmış kuzu gibiydi.