Batsın bu düzen!

30 Aralık 2017 Cumartesi

Bin defa batsın..

Binlerce defa batsın..

“Nasıl bir düzen bu” söyler misiniz?

Alın elinize Sözcü gazetesini..

Alın elinize Cumhuriyet gazetesini..

2017 yılında çıkan manşetlerini, şöyle bir gözünüzün önünden geçirin..

Ekonomi battı, batıyor. 

İflaslar ardı ardına geliyor, geldi..

Küçücük bir dış saldırıda..

Hemen, “Şimdi işte artık kurtuluş ihtimali kalmadı.. Türkiye battı.. Kimse kurtaramaz” mavalları..

Ve bu iki gazeteye..

Diğer gazetelere oranla..

Kat kat fazla reklam veren şirketler..

Adeta, “Bastır manşeti.. Ben de bastırayım reklamı.. Sen ne kadar sertini atarsan.. Ben de o kadar fazlasını sana vereyim.. Haydi Koç’um” diyen şirketler..

Ve geliyoruz..

Dün Borsa İstanbul’un, 2017 yılını kapatırken, ulaştığı değere..

Önce 2016 sonunun değerini verelim: 

Ajansların geçtiği şekli ile, 2016 şirket toplam değerini bire bir vereyim:

“Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin piyasa değeri yaklaşık 616 milyar lira oldu.”

Bu cümle de.. Dünkü Anadolu Ajansı’nın geçtiği benzer haberin ilgili bölümü:

“Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin toplam piyasa değeri, gün sonu itibarıyla yaklaşık 887 milyar lira olarak hesaplandı.”

1 yılda, 616 milyar liradan, 887 milyar liraya yükseliş..

Yani 271 milyar liralık bir artış..

Yüzdesi kaç?

Yüzde 44!

Nerde görülmüş bu değer artışı?

Hangi ülkede görülmüş, böylesi bir yükseliş?

Diyeceksiniz ki, “Ülkesini seven hangi insan, bu değer yükselişinden rahatsız olur? Sen böyle bir tabloya, niye ‘Batsın bu düzen’ yorumu yapıyorsun?”

Anlatayım..

Girişte bahsettiğim, Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerinin, kamuoyunu yanıltmak için attığı manşetleri, reklamları ile destekleyen, sübvanse eden üç şirketin borsadaki değer artışına bakarsak, “Batsın düzen”in sebebi de ortaya çıkıyor..

Önce şu hatırlatmayı yapayım..

2016 yılının ilk üç şirketi ile, 2017 yılının ilk üç şirketi aynı..

Sıralamaları da aynı..

Birinci Koç Holding..

İkinci Garanti Bankası..

Üçüncü Akbank..

Koç Holding’in 2016’daki değeri 34.995.392.400 TL.

Garanti Bankası’nın 2016’daki değeri 32.004.000.000 TL.

Ve Akbank’ın 2016’daki değeri 31.280.000.000 TL.

2017 değerleri ise şöyle:

Koç Holding’in 2017’deki değeri 46.863.395.964 TL’ye yükselmiş.

Garanti Bankası’nın 2017’deki değeri 45.024.000.000 TL’ye yükselmiş.

Ve Akbank’ın 2017’deki değeri 39.400.000.000 TL’ye yükselmiş.

Koç Holding bir yılda borsadaki değerini  13 katrilyon lira yükseltmiş.. Yüzdesi 38.

Garanti Bankası bir yılda borsadaki değerini 14.8 katrilyon artırmış.. Yüzdesi 46.

Ve Akbank, bir yılda borsadaki değerini 8.1 katrilyon artırmış.. Yüzdesi 38.

Nerde böyle bir değer artışı olmuş?

Hangi siyasi iktidar döneminde olmuş?

Hangi yandaş kuruluşta olmuş?

Siyasi iktidarı desteklediği iddiası ile “Havuz medyası” adı takılan, yerden yere vurulan gazetelere reklam veren şirketlere bir bakın..

Siyasi iktidarın sağladığı ekonomik şartlar sayesinde ne kadar değer artışı sağlayabilmişler..

Bir de siyasi iktidara her gün küfreden Sözcü ve Cumhuriyet gazetesine en çok reklamı veren şirketlere bakın..

Onlar, sürekli kavga ettikleri, devirmek istedikleri siyasi iktidar sayesinde, değerlerini ne oranda artırmışlar?

(Akit olarak, Garanti Bankası ve Akbank’ın reklamlarını, zaten faizli müesseseler olduğu için almıyoruz. Bugüne kadar alınmadı. Bundan sonra da, Allah’ın izni ile, diğer faizli müesseseler gibi bunların da reklamlarını Akit almayacak.. Koç Holding ile Akit’in kavgasını ise, zaten biliyorsunuz.. Dolayısı ile, kimse bu gerçeklerin dile getirilmesinin arkasında, “reklam beklentisi” olduğunu iddia etmesin.. Akit’in 25 yıllık duruşu bellidir..)

Bu düzen sonlanmalı..

Bu düzene nokta konulmalı..

Gerçekler, kamuoyu önünde masaya yatırılmalı..

Kimse halkı, enayi yerine koymamalı..

Gezi isyanında Koç ile Garanti’nin tavrını unutmadık..

15 Temmuz’a yönelik sert bir karşı çıkışlarını göremedik..

Ama en önemlisi..

Adeta göstere göstere..

Siyasi iktidarı devirmek için canla başla çalışan.. Bu uğurda yöneticileri cezaevine giren iki gazeteye bu üç şirketin verdiği desteği gördük.. Görüyoruz..

Kimse bu desteği, “Geri dönüşü olan ekonomik tercih” olarak göstermeye kalkmasın..

Cumhuriyet örneği, bunu resmen ifşa ediyor..

Cumhuriyet dediğiniz, şu an 18 sayfa basılabilen, Basın İlan Kurumu nezdinde oluşturulan kategoride, üçüncü sınıfa zar zor girebilen bir gazete..

Bir yılda, değerini ortalama % 40 artıran üç şirketin yöneticileri, bu gerçeği bilmiyorlarsa..

Gitsinler, kendilerini Boğaz Köprüsü’nden atsınlar..

Biliyorlarsa..

Yaptıklarının adını koysunlar..

Siyasi iktidar sayesinde, bu şirketler paraya para demiyorlar..

Sonra dönüyorlar..

Kazandıkları paraları, siyasi iktidarı devirmeye çalışanlara aktarıyorlar..

Farzedelim başarılı oldular.

Bu siyasi iktidar gittiğinde, bunlar bu tatlı kârları yapabilecekler mi?

Mümkün değil..

Ama taraflarını göstermek için..

Kendi ayaklarına da kurşun sıkma şeklinde tanımlayabileceğimiz bu duruşu sergiliyorlar..

Bakalım bundan sonra, aynı tavrı devam ettirebilecekler mi?

Bu düzeni sürdürebilecekler mi?

Görelim bakalım..

 

  • DavutDavut18 gün önce
    bu ülkede devlet faiz alıyor o zaman bu devlette ne işiniz var diye sorarlar adama!
  • AhsenAhsen18 gün önce
    ATADANKALMA İHANET.DÖNERLERMİ...???))) BEKLEYELİM...