THY - İmaj

Şehit Erol kardeşimin vasiyeti

16 Temmuz 2017 Pazar

Komşum ve dostum şehit kardeşimle sık sık bir araya gelir sağdan soldan sohbet eder halleşirdik. Geçen sene Ramazan Bayramında ayaküstü bayramlaştıktan sonra yanında bulunan şehit Abdullah Tayyip evladımıza hitaben “oğlum bak bu Ali amcan” ile başlayan cümleler ile kendine has üslubu ile devam ettiği nasihatinin sonunda, bana da hocam bu evladım ile başlayan cümle ile vasiyetini aktardı.

Öbür alem ve orada buluşma inancı olmasa bu dünyada yaşadığım bu gerçeklik hakikaten dayanılmayacak bir sonla bitti.

Cenazelerinde Cumhurbaşkanımızın kendi adını taşıyan oğul şehitle ilgili cümleleri devam ettirememesi, duygulanarak caminin dışına taşan cemaati de ağlatması anını öbür alemde buluşana kadar unutmayacağım.

Şehitler ölmez vatan bölünmez gerçekliği bizim hem inancımızın hem de özgürlüğümüzün bir gerçekliği. Tarih boyu kurduğumuz 16 büyük devletin omurgası büyük oranda bu gerçeklik.

Dün yeniden hafızalarımızda canlanan o günü bir daha yaşamamak dilek ve temennisi ile kahraman şehitlerimiz ve gazilerimize şükranlarımı arz ediyorum.

Bu gazi millete, gazi meclise ve samimi duruşlu tüm STK’lara yüzlerce binlerce teşekkür.

FETÖ, DEAŞ, PKK 

AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE

Ucuz ve sahte kahramanlık gösterileri ile hâlâ direnmeye devam etmelerini akılla mantıkla izah etmek mümkün değil. Alçaklar, hâlâ kin ve nefret kusmaya, narsistik duruş ile birilerine mesaj vermeye devam ediyorlar.

Devletimizin müşfik şemsiyesi altında buldukları her fırsatta kin ve garaz kusmaya devam ediyorlar.

Aslında böyle ucuz kahramanlık gösterilerine hiç fırsat verilmemeli. Çünkü yıkanmış beyin kadar tehlikeli başka bir güç yok. Canlı bomba da, cani ruh da, acımasızlık ve psikopatlık da böyle beyinlerin eseri maalesef.

Yıkanmış beyinlerin tedavisi de oldukça zor, ıslah olması da nerede ise imkânsız. Saf ve temiz Anadolu çocuklarının körpe ve temiz beyinlerinin bu hale gelişini gördükten sonra içimiz bir başka cız ediyor.

Aynı kaderi paylaşarak zor ve zahmetli bir yetiştirilme dönemi içerisinde birçok genç ne olduğunu anlamadan ve farkında olmadan bu cani virüsün pençesine düşüyor. 

Bu virüs ki, kurbanlarını en rezili ile kurban etmede üstüne yok. Tüm terör örgütlerinin ortak kullanımına göre programlı bu virüsle sağdan soldan ortadan tüm kesimlerden toplanan körpe yavrular birer canavar olarak karşımıza dikiliveriyor. 

Maalesef hizmet adı altında şakirt olup bu virüsle aklını iz’an ve vicdanını kaybetmiş ve hâlâ yanlışını görmeyerek direnen çok sayıda insanımız var.

Rabbim feraset versin de bu yaratıkları tanıyalım. Tanıyalım ki, bir daha ayağımıza çelme takılmasın.

Dün 15 Temmuzun sene-i devriyesiydi. Bir kez daha acılarımız tazelendi ama unutulmaya yüz tutmuş birçok gerçeklikle tekrar yüzleştik. Hafıza-i beşer nisyan ile malûl olduğu için “ettekraru ahsen velevkane yüzseksen” darb-ı meseli hep kulaklarda küpe olsun istenir.

Kulaklarımızda küpe olacak o kadar çok meselemiz var ki, hangi birisi…

15 Temmuzu unutmadığımız ve unutmayacağımız gibi Gezi’yi de unutmamalıyız. Gezi’nin 3-5 ağaç ve yeşil olmadığını, ötesini gerçekleştiremedikleri için şükür birlik ve beraberliğimizin devam ettiğini iyi anlamalı ve anlatmalıyız.

Aynı şekilde 7 şubat, 17-25 aralık hatta geçen hafta sonlanan adalet yürüyüşü…

Küçüklü büyüklü kumpaslar ve ihanet odaklı eylemler ile bu millet son 15 yılda bir geri iki ileri ile buralara kadar geldi şükür. 

Milletimizi daha gerilere götürme amaçlı yeni virajlar, rampalar, frenler, kumpaslar hazırlanıyordur. Payitaht dizisi bu yönü ile hepimizin hafızalarında bu gerçekliği tüm boyutları ile oluşturmalı ki, uyumayalım. Uyuyanları da uyandıralım.

Gemimiz bir. Aynı gemide kader birliği yaptığımız insanlar içerisinden hep hain ve cani çıkmış çıkmaya da devam edecek.

Mazlumu, mağduru, vatanperveri bol olan bu milletin maalesef kandırılmışı hain ve canisi de çok oluyor.

Geçen hafta Hamburg olaylarını yorumlayan bir dostuma şöyle dedim; “Orada saf tutan bir çok illegal örgüte mensup kişilerin hatta PKK gibi besledikleri örgütlerin ortak paydasında devletlerini yıkmak gibi bir misyon yok. Onların genetiği bu yönü ile sağlam ve tescilli. Vursalar da yaksalar yıksalar da nihai hedef devletleri değil. 

Bizde ise maalesef kuzu postuna bürünmüşler mi dersin, kandırılıp üç kuruşa satın alınmış mı dersin ne derseniz deyin ama nihai hedefte parçalamak bölmek, ölümüne inadım inat dercesine ihanet ve hainlik var. 

Hainin bolluğu bizi üzmek yerine daha uyanık olmamıza vesile olsun.

Bu günlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

 

YORUM YAZ