THY - Konya

Hırsızın suçu yok mu?

04 Şubat 2018 Pazar

Allah aşkına dostlar, son günlerde tarihin canlı şahitleri olarak yaşanılanları nasıl yorumlamalı ve nasıl hafızalara kazımalıyız? Soru genel ama özelleştirerek müttefiklerimizin tutum ve davranışları ile içimizdeki çatlak seslere yöneltebiliriz.

McCain mi keriz mi ne ise adamın gözümüzün içine bakarak küfreder gibi konuşmasına nasıl cevap vermeliyiz? Adam açık ve net olarak kendi kerizliğinin farkında olmadan bizi enayi zannediyor. Ey keriz, sizin hayal dünyanızda bugünün Türkiye’si yoktu elbette. Her şeyi eski Türkiye’ye göre ayarladığınız için bugün yaşadığınız hezimetin akıl karışıklığı ile de konuştukça kazdığınız çukurlara doğru savruluyorsunuz. 

Zekânıza ve teknolojik üstünlüğünüze göre hareket etmeye devam eder ve akla mantığa insanlığa hakka ve hukuka sığmaz davranışlarınıza devam ederseniz sadece horizontal savrulma yaşamaz, vertikal olarak da esfele safiline doğru yolculuğunuzu hızlandırırsınız. Sayenizde dünyanın çivisi çıktı. Ancak mazlumlar uyandı. Eller semaya açıldı. Yıkımınızı Rabbim görmeyi nasip eylesin.

Adam öyle bir pervasızca atıyor ki, sanırsın ki karşısında dünyadan ukbadan habersiz sağır ve dilsizler var. Be adam kılıklı yaratık, ümmeti böldüğün parçaladığın yetmezmiş gibi şimdide geri zekâlı zannederek ağzından başka yerlerinden çıkan gürültülerle kandırmaya devam edeceğini mi sanıyorsun?

Köprünün altından çok sular aktı. Şimdi sıra yeniden bizde. Ümmet bu misyonu sadece bize yüklemiş durumda. Artık istesek de istemesek de bu diyarları size vermemek için çalışmalıyız. Şükür istekle şevkle yapmaya hazırız.

İçimizde istemezükçüler istemese de, üstlendiğimiz vazifeyi sonuna kadar götüreceğiz. Hâlâ suçluyu bulmada zorlanan beyinsizlerin aynaya bakmalarını tavsiye ediyorum. Aklını başının üstüne koyarak bakmayı becerebilirse büyük ihtimalle büyük şeytanı göreceklerdir. Görme özürlüsü güruhun kör inadı kırılır inşallah.

Adam hem kel hem de fodul. Hem suçlu hem de güçlü. Hem deveyi amudu ile götürüyor hem de aç. Hem hırsız ve hem de ev sahibini suçluyor. İnsanlık namına her şeylerini kaybetmişler. Dünyanın en zengini olsan, en güçlüsü olsan hatta uzayla dünya arasında mekik dokusan ne yazar. Yazsa yazsa çöküşünün romanını yazar.

Acil servislerimiz s.o.s veriyor

Sık tekrar eder dururum. Bundan dolayı da sık tenkide uğrarım. Hükumetimizin sağlık sisteminde yaptığı devrimlerle bugünlere geldiğimiz elbette doğru. Ancak başka bir doğru daha var. Sağlık sistemi bu hali ile devam ederse bu hükumeti götürecek gibi.

Sözümü yabana atma kolaycıları, yazdıklarımı test etmek için illa hasta olmayı veya yakınlarınızın hasta olmasını beklemeyin. Geçenlerde gazetemizin genel yayın yönetmeni Serdar kardeşimizin hastanede yaşadığı olumsuzluklarla ilgili aktardıkları kulaklarımıza küpe olsun. Bakanlığımızın ilgili kurumları daha önceler defalarca yazdığım benzer makalelerimi ciddiye almamaya yeminli değilseniz lütfen bu satırları ciddiye alın.

Sadece aciller s.o.s vermiyor. Sistem teknolojinin de yardımı ile nicelik olarak mükemmel görünmeye devam etse de, niteliklilik konusunda aynı görüntüden eser yok. Sağlık Bakanlığının rakamlarla yayınladığı istatistiklerde not ortalamamız çok yükseklerde ve hatta dünyada lider konumdayız. Gerçekler ise sanki pudralanmış ölü misali bir durum desem abartı olmaz. İnsan faktörü ruhu bedeni ve samimiyeti ile garnitür olmayı beceremediği sürece bu çöküş bir yerde başımızı leh taşına değdirmeden tedbir alalım.

Aile hekimlerimizi sistemin birinci basamağında muhkem hale getirerek işe başlamak başlangıçta hükumetimize bir miktar oy kaybına sebep olsa bile kısa sürede bu kaybın telafisi ile artıya geçmek mümkün.

Acilleri yolgeçen hanı gibi kullananları teknolojinin yardımı ile tespit edip, kullanım kolaylığının önü engellenmeli. Hekim ve diğer sağlık personeli eften püften sebeplerle zaten zor olan çalışma koşullarında daha fazla yıpratılmayacak moral ve motivasyona yönelik projelerle desteklemek gerekiyor.

Sağlık hizmeti sunan hekim dışı geniş bir güruh var. Bunların yemediği herze de yok nerede ise. Her şeyin en iyisini yaptığını iddia eden bu güruha yönelik ciddi bir eradikasyon gerekiyor. Cahil cesareti ile çok cesur davranan bu kesim, mevcut sağlık sisteminden sonuç elde edememiş çaresiz insanlara öyle çareler satıyor ki, inanmamak mümkün değil.

Bizleri denetlemede bakanlığımızın ilgili kurumları gün sektirmiyor. Maşallah çok da heyecanlılar. Her türlü ayrıntı dikkate alınıyor ve titiz davranarak kılı kırk yarıyorlar. Bu hassas ve titiz duruşun yüz binde birini mucize satan ehliyetten liyakatten yoksun sağlık satan sağlıksız kuruluşlara gösterse ne iyi olur. İşini kanunlara ve kurallara uygun olarak yapan biz hekimlerin bu kadar sıkı gözetim altında tutulması bile manevi bir işkence olarak bizleri rahatsız ediyor. Bu olumsuz duygularımı açıklıkla ifade etmek istiyorum.

Hastalarımıza da bir çift sözüm var. Ehil olmayan ellerden beklediğiniz şifa ecelinize sebep olabilir. Şifanın tek sahibi olan Yüce Rabbimizin verdiği akıl nimetini böyle durumlarda kullanarak şifa arayalım. Bugünlük de bu kadar. Kalın sağlıcakla.. 

 

YORUM YAZ