Darbeyi ben yaptım(!)

06 Ağustos 2017 Pazar

N

e darbeler ve ne ihanetler gördü bu millet. Bir günde yazısı, tarihi ve kültürü değiştirildi. Dışardan getirilen elbiseler apar topar giydirilerek, iş olur biter sanıldı. Tarih bunları o günkü şartlara göre kaydetse de bugün anlıyoruz ki, işin içinde işler varmış.

15 Temmuz yargılamalarına bu gözle bakalım, figüran alçakların oyun içinde ki oyunlarını ibret ve hayretle izliyoruz. Adaletimizle, devletimizle ve milletimizle açık seçik dalga geçiyorlar. Savunmaları okudukça aklıma, Hz. Ali Efendimizin kılıcının altına aldığı kafiri öldürememesi geliyor.

Akledemeyen bu hain güruh, zekasına güvenerek yaptığı savunma adı altındaki zırvalamaları, bana alçaklığın da bir seviye olduğunu hatırlatıyor.

Dostlar alçaklık gerçekten bir seviye bunların durduğu yere göre.

İnsanın duyguları ile bu kadar açık oynamalar, bu milleti geçelim mahkeme heyetinin karşısındaki beden dili duruşları insanı çileden çıkarır.

Üç maymun oyununun bile bir kalitesi var, omurgası var.

Ne yapmak istedikleri açık. Bir yerden üfürülen havanın verdiği sarhoşluk sonucu, beyinleri ile değil iğdiş edilmiş duyguları ile düşünüyorlar. “Ne kadar uzatırsak o kadar kâr” kabili, süre uzatmalar sonlarının gelmesini uzatsa da, ay sonuna kadar her şey netleşecek.

Muhakeme sürecinde sergiledikleri zırvalar sabrımızı taşırsa da sabredeceğiz ve adaletin keskin kılıcının sonucunu görerek tüm dünya zindelerinin beklentilerini boşa çıkaracağız.

Rahmetli Menderes’in yargı sürecini ben hatırlamam ama, rahmetli büyük babamın o günlerdeki çaresizliği çocuk aklımla hâlâ hafızalarımda canlı ve diri.

12 Mart muhtırasını, 12 Eylül’ü ve 28 Şubat’ı iyi hatırlayan birisiyim. Haklar ve özgürlükler bu kadar serbest olmadığı için güdümlü yargının kararlarını bugün tartışıyoruz. Haklıyız da.

Bir haftadır devam edegelen yargılama sürecinde üç maymuncu alçak figüranların kıvırmalı zırvalarını dinledikçe, nefsani ve duygusal yönüm kabardı, ben bile çileden çıkdım. “Rabbim hakim savcı ve müdahil mazlumlara yardım etsin” diyorum.

Gazetemizin yazarı Sefa Saygılı hocamın “bir duruşmaya katılalım” teklifine bile sıcak bakamadım. Gözümüzün içine baka baka adam kılıklı yaratıkların ağzından çıkanları kulaklarım duymaya tahammül edemez diye bu teklifi şimdilik öteledim.

Ömrü olan için, bugünler geçecek. Rotasından çıkarılmış tarih er ya da geç elbette doğruları yazacak. Bu millet de düşe düşe kalkmayı öğrendi. Korktukları belayı başlarına geçirecek.

Yeter ki biz yamulmayalım. Omurgamızı skolyozlaştırmayalım. Bir defa skolyoze olursa düzeltilmesi mümkün olmayabilir. Yamuk yaşamak durumunda kalabiliriz.

Müslümanların yediği kazıklar

 Ümmetin durumu ve özelde ülkemiz insanının durumu birçoğumuzun malumu. Ateş çemberinin içerisine alınmışız ve devletimizin gücü sayesinde şimdilik bize ilişilmeden huzur ve refah içerisinde yaşayıp gidiyoruz.

 Bu böyle ne kadar sürer bilemem. Aç kurtların ve köpeklerin havlama seslerini sağır sultanlar bile duyuyor. Çember giderek daraltılıyor. 

 Birbirimizi sevmek ve muhabbet çimentosu ile birbirimize kenetlenmek zorundayız. Ayrık otları ile aramıza ekilmek istenen fitne tohumlarına müsaade etmeyelim.

 Gemimiz su alsa da, el birliği ile boşaltabilirsek, sahili selamete doğru önümüz açık.

 “Dostmuş, müttefikmiş, stratejik ortaklıkmış, hatta kardeş ülkeymiş” nerede ise hepsinin açık ihanetlerini görenler gördü. Körler için diyeceğim bir şey yok.

 Malum tatil mevsimindeyiz. Alternatif tatil adı altında kazıklanan Müslümanlardan gelen itirazlar var. Rus gelir, Alman gelir. Tatilini beş yıldızlı otelde her türlü nimetin içerisinde yapar gider.

 İslami hassasiyeti olan için böyle bir imkanı ara ki, bulasın. Buldun diyelim, kazık üstüne kazık. Az uz değil bahsettiğim kazık çok yüksek oranlarda.

 Alternatif tatil konsepti ile hizmet veren kurumlarımız, bindikleri dalı kesiyorlar. Sayıları her geçen gün artan süslüman diyebileceğim bir kesim için bu yaptıklarınızın kıymeti harbiyesi olmayabilir. Onların tuzu kuru. Ama hassasiyetleri nedeni ile sizi tercih etmek zorunda kalan, tuzu kuru olmayan büyük bir kesimi küstürmek üzeresiniz.

 Benden hatırlatması.

 Bugünlük de bu kadar.

 Kalın sağlıcakla.

 

 

 

YORUM YAZ