THY-TR Çıkışlı % 10 İndirim

Ateşle oynama cüreti

10 Aralık 2017 Pazar

Amerika ve piçi İsrail bu cüreti nereden alıyor dersiniz? Ben acizane İslam milletinin ve İslam coğrafyasının hali pür melalinden derim. Derim de bu sonucu değiştirmez. Ümmet bu asırda çok hırpalandı. Taşlar yerinden oynadıkça bir yerlerimiz inciniyor. 

Olsun, birlik ve bütünlüğümüzü güçlendirerek demir bilyeler haline gelebilirsek çekilen acılara değer. Zaten dert hamuru ile yoğrulmadıkça demir bilyeler olamayız.

Rabbim devletimize ve milletimize zeval vermesin. AMİN…

Bu millet dualı ve esarete tahammülü olmadan yaşamış, bu yapısını da tüm zamanlarda dost düşman herkese belli etmiş. Düşmanlarının bu kadar korkulu rüyası olmasının da en büyük sebebi bu yiğitliği ve mertliği.

Ne kadar şükretsek az bu milletin ferdi olmamıza.

Şimdi eylem zamanı. Devletimize sahip çıkarak birlik ve bütünlüğümüze göz diken kem gözleri umsuluk edelim. Beklentilerini boşa çıkaralım. Her zaman söylediğim gibi işe kendimizi tezkiye ederek başlayalım.

Her fert önce içsel arınmasını tamamlasın. Düzeltilmesi gereken yamukluklarını düzeltsin ve en yakınından başlayarak meselenin sen ben davası olmadığını DİN bahsi olduğunu ve gavurların bu konuda görüntülerine aldanmamamız gerektiğini ve korkak olduklarını anlatmaya çalışsın.

İsrail gavurunun korkaklığını daha önce birkaç kez gittiğim Filistin’de bulunduğum dönemden hatırlıyorum. Öyle korkaklar ki, gölgeleri bile korkmalarına yetiyor. Daha ülkemiz havaalanından çıkarken bunu hissediyorsun. Oraya vardığında ise her tedbir ve hareketlerinden hissediyor insan korkularını. Gölgesinden korkan yaratıklar onlar.

Dün sapan ile yapılan haksızlığı protesto eden Filistinliye, gerçek mermi ile ateş eden İsrail askerinin resmi, gazetelere yansıdı. Gözlerindeki korku bana hiç yabancı gelmedi.

Davos’ta 2009’daki tarihi çıkış ile cumhurbaşkanımız bunların ne mal olduklarını tüm dünyaya duyurmuş ve ipliklerini pazara çıkarmıştı. Korkakların gücünün ancak mazlumlara, çocuklara, bebeklere yettiğini söyleyerek hodri meydan demişti. O günden bugüne sekiz yıl geçti. Ne adamlık ne insanlık. Belalarını arıyorlar. Rabbim belalarını versin.

Halbuki korkunun ecele faydası olmaz. Ecele susamış köpekler misali tavır ve davranışları ile tüm dünyaya rezil olmaya devam edecekler. Kudüs’ümüzü başkent olarak ilan etmenin bedelini er geç öderler. Önemli olan bizim duruşumuz. Elbette Rabbim bir Selahaddin gönderecek.

Arkalarına aldıkları Amerika’nın son yıllarda sadece güç kullanarak dünyamızı getirdiği yeri beğenene aşk olsun. Hiçbir yer güvenlik anlamında birbirinden farklı değil. İnsanlık adına ne can mal ne de namus emniyeti kaldı.

Cuma namazı çıkışı ülkemizde ve tüm dünyada protestolardan da anlıyoruz ki, bu böyle gitmeyecek ve bitmeyecek. Şehit ettikleri mazlumların kan gölünde boğulacaklar. Aldıkları mazlum ahı çıktıkça da batmaya devam edecekler.

Filistin’de cuma namazı çıkışı kafirlerin uyguladığı orantısız güç karşısında yaralanan ve şehit olan kardeşlerimizin kanı bu korkakları korkuları içerisinde boğacaktır. Şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza şifa, gazilerimize sabır diliyorum. 

DEAŞ’I ANLAYANA AŞK OLSUN

Gerçekten anlamak hiç kolay değil. Hâlâ gizemini korumaya devam ediyor. İslam coğrafyasının içerisine hançer gibi saplandı. İstenilen yerde verilen vazifeyi tam olarak yapıp verilen yeni görevler için de bu coğrafyada cirit atıyor.

Gavur memleketlerinde nedense yok.

Suriye ve Irak halledildikten sonra bugünlerde Mısır’da arz-ı endam ediyorlar.

Ülkemizde çok şükür şu ana kadar muvaffak olamadılar. Son giden Amerikan elçisi giderayak ağzından kaçırmıştı sıranın bizde olduğunu ama şükür devletimiz dimdik ayakta. Öyle tehditlere de zaten karnımız tok.

Rabbim birliğimizi, bütünlüğümüzü bozmaya çalışan dahili ve harici gavurların şerrinden muhafaza etsin. Bugünlük de bu kadar. Kalın sağlıcakla.

 

YORUM YAZ