Şimdi birlik zamanı

14 Şubat 2018 Çarşamba

Suriye, yıllardır süren vekâlet savaşlarından hızla bir dünya savaşı merkezi olmaya doğru ilerliyor. Özellikle İslam topraklarında mazlum sivil halklar üzerinde silah deneyen ABD’nin insani olmayan çıkarcı hesapları yüzünden katliam devam ediyor.

Savaş büyük ve herkes, kendi menfaati doğrultusunda hesap yapıyor. 

Şimdi durum, bölge meselesi olmanın da ötesinde ve küresel güç hesaplaşmasına doğru gidiyor.

Kahraman ordumuzun Zeytin Dalı operasyonu ile güney sınırlarımız boyunca oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu temizleyip barışa kapı açma gayreti karşısında İslam düşmanları ittifak oluşturdu.  

Fitne pergelinin iğneli ve kanlı tarafını Ortadoğu’nun kalbine, Dicle ve Fırat’ın topraklarına çakan ABD önderliğindeki vahşi batı Türkiye’yi nizama sokmak için hedefe koydu.

Türkiye’nin güney sınırı ABD desteğiyle terör örgütleri tarafından çepeçevre kuşatıldı ve kanton şehir yönetimleri kuruldu.

Bölgeden pay kapmak isteyen devletler şimdilik vekâlet savaşlarına devam ediyorlar. Yönettikleri terör örgütleriyle askerimizi kahpece vuruyorlar.

Dün Fırat Kalkanı ile bugün Zeytin Dalı ile ABD’nin Türkiye’ye karşı kurduğu büyük tuzağı kırmak için Mehmetçiğimiz Suriye topraklarında istiklal mücadelesi veriyor.

Bu coğrafya bizim kaderimizdir.

Türkiye’nin etrafının ateş çemberine çevrilmesinin nedeni, İslam bayraktarlığını yapan, kardeşliğini kuran ve koruyan yegâne güç olmamız ve bu gücü yeniden hayata geçirecek millet olmamızdan kaynaklanıyor.

Afrin’de yaşananları anlamak için en kolay yol aklımızdan geçen soruların cevaplarını aramak olsa gerek…

Soru, Türkiye niçin Afrin’e giriyor?

Cevap, ülkemizin sınır güvenliğini sağlamak, Afrin’de yuvalanarak yarın başımıza bela olacak bütün teröristleri yok etmek ve dost ve kardeş bölge halklarını bu teröristlerin elinden kurtarmak için.

Bölgenin işgal, tasallut ve kargaşadan kurtarılması için, sulh, sükûn ve huzurun temini için bugün Afrin’deyiz, yarın Menbiç ve Fırat’ın doğusundan Kandil’e kadar bu topraklarda olacağız inşallah.

Biz, meşru müdafaa maksadıyla cephedeyiz. 

Soru, kiminle savaşıyoruz?

Cevap, şer ittifakıyla, Emperyalist güçlerle, Haçlı-Siyonist ortaklığıyla, NATO’yla, perde arkasından İran’la, maşa devletlerle, DEAŞ, PKK, PYD, FETÖ gibi taşeron terör örgütleriyle ve de dünyadaki bütün terör örgütlerinin hamisi, “en büyük terör örgütü” olan ABD ile savaşıyoruz.

Terörist elbisesi giymiş, ABD’li profesyonellerle savaşıyor. Kamufle olmuş düşman ABD ile savaşıyoruz.

ABD’nin “demokrasi getireceğim” vaadiyle girdiği her ülke yerle bir oldu. Afganistan ve Irak işgalleri bu anlayışın eseri değil mi? Arap Baharı adı altında Tunus, Libya ve Mısır’a kukla yönetimler yerleştirip bunlar üzerinden sömüren aynı ABD değil mi?

Soru, hedef neresi, hedefte kim var?

Cevap, hedef Anadolu ve bölgedeki her karışıklığın hedefinde Türk milleti ve Türkiye var.

Türkiye’ye diz çöktürmek, Türkiye’nin yürüyüşünü durdurmak için mezhebi, etnik, demografik, jeo-stratejik çatışmaların hepsinin hedefinde Türkiye var.

Türkiye’nin bölgeyi yeniden toparlayacak bir atılımla geldiğini gören emperyalist güçler Türkiye’nin iç siyasetini vesayet altına almak, istikrarsızlaştırmak üzere, terör örgütlerinden mafyaya kadar her türlü unsur kullanılmakta.

Soru, niye Anadolu, niye Türkiye?

Cevap, Anadolu Asya kıtası ve Avrupa arasında bir köprü, İslam dünyası ile Haçlı Batı arasında bir yol, 1071’den günümüze kadar Müslüman Türklerin kontrolünde olan bir Haçlı rüyasıdır.  

Tarihin yapılmasında belirleyici bir rol oynamış bir ülkenin derin tarihî hafızasını, medeniyet dinamiklerini ve ruh köklerini hatırlaması ve yeniden tarihin akışını belirleyecek bir yürüyüşe soyunmasını önlemek için hedef Türkiye’dir…

Türkiye coğrafyası, tarihi, kültürel, ekonomik ve sosyal bağları nedeniyle bölgedeki ülkelerin lideri, İslam dünyasının halifesidir. İnsanlığa huzuru, barışı, sevmeyi yaşatan bu ruh, dünyayı kana, zulme, ihanete, insan dışı muamele eden zalimlere dur diyebilecek tek ruhtur, tek millettir Türkler...

Dünya yeni bir ruha, yeni medeniyete, yeni bir Osmanlı’ya açken bu ruhu yeniden ayağa kaldıracak millet Türk milletidir...

Zalimlerin, Ebu Cehillerin cirit attığı Müslümanlara alçakça davranmaktan zevk alındığı bir dünya üzerinde ruhların, kalplerin daraldığı, sıkıştığı bu asırda herkesin imdat diye haykırdığı bu zamanda beklenen bir muştu olmuştur yeni Türkiye, yeni Osmanlı ruhu.

Çok büyük bir oyun oynanıyor ve bu oyunu bozacak Türkiye’den başka da devlet kalmamıştır. Öyleyse bu oyunu bozmak bizim boynumuzun borcudur.

 

YORUM YAZ

  • Âciz KulÂciz Kul6 gün önce
    BAZISI, RÛZ Ü ŞEB EDİYOR CİHÂD/BAZISININ İŞİ, HEP FİTNE, FESÂD.
  • Âciz KulÂciz Kul6 gün önce
    Kâlennebiyyü sallallahü aleyhi ve sellem: [EL-CEMÂ'TÜ RAHMETÜN VEL-FURKATÜ AZÂBÜN.] Sadaka Rasûlullah..