Önce adalet sonra kalkınma

01 Kasım 2017 Çarşamba

2019 yılı seçimleri ülke, insanımızın geleceği ve İslam âlemi için çok önemli. Bölgemizde tarih yeniden yazılmaya, sınırlar yeniden çizilmeye çalışılırken seçim kaybetmek geleceği kaybetmektir, on beş yıllık çabaların boşa çıkarılması demektir.

Sorumlulukla birlikte tevazuunun da artması halkın hizmetkârı olunması ve beklentilerine cevap bulunması elzemdir. Halkın içinden biri olarak toplumda adalet arayan insanların sesi olmak ve taleplerini satırlarıma dökmek istiyorum.   

Diyanet’in yayınladığı fetvaları seslendirdiği için açığa alınan İhsan Şenocak’ın suçu neydi? Vatan, millet, bayrak ve ümmet aidiyetini sesi kısılana kadar anlatan bir Anadolu yiğidinin suçu 15 Temmuz gecesinde gâvurun Anadolu’yu işgaline karşı bin talebesiyle cepheye gelmiş olması mıydı? Yoksa ülkedeki azgın azınlığın ayağına bastığı için mi açığa alındı.

Ülke insanı İhsan Hoca adına adalet istiyor, bekliyor

Asrın Deccalı FETÖ ile mücadelede mağduriyet üzerinden ciddi bir algı oluşuyor toplumda. FETÖ’nün şakirtleri ve ablaları ile AK Parti muhalifleri Cumhurbaşkanını yıpratmak için mağduriyetleri bir araç olarak kullanıyorlar.

Fakat bu konuda gerçek mağdurlar da var ve feryatları arşa ulaşıyor. Sadece sohbete katılan, Bank Asya’nın önünden geçen ya da onların okullarına çocuklarını göndermiş olup da FETÖ’cü damgası yiyen insanlar mevcut. Suçsuz FETÖ mağdurları adalet bekliyor

Daha da feci olanı o bankada ekmeği için çalışan ve bin bir türlü baskıya rağmen onlardan olmayan banka çalışanları mağdur.

Türkiye bir kabile devleti değildir. O bankada çalışanlar hakkında gerekli tahkikatlar yapılır, bağlantısı olandan hesabı sorulur, hiçbir ilgisi olmayıp da o “kirli ortamda temiz kalanlar” ise tebrik edilir ekmek mücadelelerine engel olunmaz.

Parti nimetlerini ülkesi, davası için değil, kendi ikbali için fırsata dönüştüren, kripto FETÖ’cüler Mecliste, belediyelerde, bürokraside at oynatırken suçları sadece o bankada çalışmak olan pek çoğu Tayyip Erdoğan sevdalısı banka çalışanı adalet bekliyor…  

Türk-İş’in Eylül 2017 ayı verilerine göre: Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.522,58 TL, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 4.959,54 TL.

Kamuda üniversite mezunu bir memurun maaşı 2.500 TL, bir işçinin maaşı 5.000 TL. Yani verilere göre ülkede memur iki kere fakir. Bir diploma alabilmek için gençliğini vereceksin sonrasında fakirlik sınırının çok altında bir yaşam süreceksin, çok acı.

Acının devamı emeklilikte de sürüyor. Devlet kurumlarından birinde çalışan bir işçi bugün 7200 günden emekli dilekçesini verdiği zaman 250.000 TL ikramiye alıyor ve 4800 TL maaş bağlanıyor.

36 yıl memuriyeti olan, bunun 35 yılını idareci olarak hizmet veren bir memura bağlanan emekli maaşı 2630 TL, aldığı ikramiye ise 103.000 TL. Komedi gibi değil mi?

Ülkedeki çarpık yapı düzen, adaletsizlik son bulsun diye kurulan SGK’da değişen sadece isim ve binalar, uygulamalar hâlâ içler acısı.

Ülkede işçi memur ayrımı son bulsun ve memur hak ettiğini alsın diyen memur adalet bekliyor

Haksızlık sadece işçi memur haklarında değil, SGK kendi kurum çalışanlarına da haksızlık ediyor, haklarını savunamıyor ya da hükümete şirin görünmek için nazire yapıyor. Kurumun yöneticileri ikramiyelerini alıyor, ilave ödeneklerini alıyorlar sadece taşrada çalışan personelin ek ödemeleri kesiliyor.

666 sayılı HKK ile eşit işe eşit ücret denilip SGK İcra Memurlarının ek ödemeleri kesildi. Maliye Bakanı paraya ben hükmediyorum, çalışanımı ezdirmem deyip kendi bünyesinde çalışan İcra Memurlarına İcra uzmanı kadrosu verip çalışanının hakkını korudu. Hükümete şirin görünmek adına Çalışma Bakanı ve SGK yönetimi üç maymunu oynayıp kayıtsız davranıyor. Hükümet de işine gelmediği için ilgisiz davranıyor.

Bin yüz tane fedakâr İcra Memuru SGK’nın ödenmeyen 150 katrilyon alacağını tahsil etmek için çırpınırken, yetmiyor şimdi de Bağ-Kur alacakları üzerlerine yıkılıyor. İki kurumdaki İcra Memurları da aynı işi yapıyor mu, evet…

O halde eşit işe eşit ücret ise SGK İcra memurları adalet bekliyor. Maliyedekiler bizden niye 1500 TL fazla alıyor diye feryat ediyorlar.  

Adaletin olmadığı yerde zulüm olur, mazlumun feryadı da arşı alayı titretir ve zalimi yakar… 

Benden hatırlatması…

 

  • MisafirMisafir23 gün önce
    Yüksek mühendisim özel sektörden emekliyim. 2000 Tl maaş 80 m2 evim var. hepsi bu. Milletvekilleri maaşlarına zam yaparken bizleri de düşünsünlerdiyeceğim ama ..milletvekili emeklisine 970 küsür zammı bir çırpıda