Haçlı ve Siyonist Batı geleceğini, Müslümanlar mezarlarını inşa ediyor

06 Eylül 2017 Çarşamba

Dünyanın en garip, en mazlum, en masum, en sahipsiz azınlığı Arakanlı Müslümanlar, sırf Müslüman oldukları için hunharca öldürülüyorlar.

Yüzyıllardır yaşadıkları topraklardan çıkarılan, tecavüze uğrayan ve katledilen Arakanlılara yönelik baskılar son birkaç yılda tahammül sınırlarını aştı. 

Myanmar’da 42 adet dünyadan izole edilmiş toplama kampında Müslümanlar ölüme terk edilmiş durumda.

Myanmar’daki faşist rejiminin zulmüne isyan eden Arakanlı Müslümanlar canlarını, ırzlarını, haysiyetlerini korumak için direnişe geçince Myanmar rejimi tarafından “terörist” ilan ediliyor.

Soykırımın talimatını veren Myanmar’ın “Nobel Barış Ödüllü!” lideri Suu Kyi Müslümanları hedef gösterip katliama devam ediyor.

Sevdiklerini kaybetmiş çoğu yaşlı, kadın ve çocuk ise bu zulmümden kurtulmak için aç ve susuz olarak Bangladeş sınırına doğru kaçıyorlar.

Bangladeş’de kapalı bir sınır, arkada ise kendilerini yok etmeye kararlı soykırımcılar arasına sıkışan Arakan Müslümanları tüm dünyanın gözleri önünde birer birer katlediliyor.

Myanmar, Çin’in bölgeye açılan “enerji” penceresi konumunda, ABD’ye karşı elinde önemli bir çıkış noktası. ABD’nin Malaka Boğazı’nı kapatma ihtimaline karşın Çin’in dış dünyaya açılabileceği büyük bir liman konumunda.

Myanmar Çin’in enerji güvenliği için geçiş güzergâhı olarak stratejik bir öneme sahip ve bu yüzden temizleniyor.  

ABD Çin’i bölgede “nükleer terör” tehdidi üzerinden “çevreleme-yalnızlaştırma” politikası yürütürken, Çin Kuzey Kore gibi, Pakistan’ın da yanında yer alarak meydanı ABD’ye bırakmamak peşinde.

Pakistan’da yaşanan karmaşa oynanan bu oyunun bir parçası. Kuzey Kore’yi bir savaşın içine çekme planları, alenen meydan okumalar yazılan bu senaryonun bölümleri.   

ABD’ye örtülü meydan okuyan Çin ve müttefikleri önümüzdeki günlerde yoğun bir şekilde organize terör örgütlerinin eylemlerine sahne olursa şaşmamak lazım. Güney Asya bu bağlamda yeni vekâleten savaşların adresi olacağa benziyor.

Yapılan zulüm bilinçli. Müslümanlara karşı olan savaşların her adımı sistematik bir planla yürüyor. Eğer Budist yobazlığın işlediği vahşetin binde biri Hristiyanlara yapılsaydı, papalık da dünya da ânında ayağa kalkardı.

Utansın kalbimiz hakikat adına...

Dünya yeniden şekillendirilmeye çalışılırken BM sessizliğini koruyor, Güneydoğu Asya Ülkeleri İşbirliği Teşkilatı (ASEAN) umursamaz,  İslam konferansı, Arap birliği tatilde ve 57 devletin üye olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı her zamanki gibi çaresiz.

Müslümanım diyen, cennet özlemi çekip göbeklerini büyüten, duyarsız, gamsız, kalpleri oyunda oynaşta olan Müslüman milletler utansın.

Dünya derîn bir naz ve gaflet uykusunda uyuyor…

Küresel ölçekte yürütülen güç mücadelesinin yerel kurbanları olan Arakanlı Müslümanlar BM tarafından “dünyanın en çok eziyet gören insanları” olarak tanımlanıyor, fakat yardım eli uzatılmıyor, destek verilmiyor.

Ölen ve mağdur olan doğulu ise hele de Müslüman ise BM’ye hâkim “batı mantığı” için hiçbir şey ifade etmiyor.

Dünya, Arakan’daki soykırımı seyrediyor.

Haçlı ve Siyonist Batı için “dünyadaki bütün Müslümanların katledilmesi, soykırıma tabi tutulması” asıl gayedir, temel bir politikadır. Arakan’daki Müslümanlar bu anlayışla ötekileştirilmeye ve yok edilmeye çalışılıyor. 

Doğu Türkistan, Arakan, Afganistan, Filistin, Kırım, Somali... Nerede Sünni Müslüman varsa orada sahipsizlik, işgal, zulüm, açlık, yoksulluk bulunmakta, gözyaşı akmakta, ahlar arş-ı alaya yükselmekte.

Filistin, Irak, Suriye, Yemen, bütün Ortadoğu, Keşmir, Cezayir, Eritre, Filipinler, Afganistan, Bosna, Çeçenistan, Karabağ, Kosova, Ogaden, Yemen, Orta Afrika ve son olarak da Arakan Müslümanları çaresizlik girdabında çırpınıyor.

Safça, tezgâhı düzenleyenden tezgâhın sonuçları hakkında duyarlılık bekliyoruz. Oysa Müslümanlara dünyanın azınlığı muamelesi yapılmakta...  

Gerçekte olan biten vahşetin ötesinde bir şey.

Hem kendimizi Müslüman olarak tanımladığımızda altına imzamızı attığımız evrensel kardeşlik beyannamesi hem de ortak tarihimiz gereği Arakanlı kardeşlerimize yardıma mecburuz, mesulüz.

Arakan’a sınırımız yok ama orası da bizim gönül coğrafyamızın bir parçası.

Merhametini kaybetmiş insanlık üç maymunları oynarken merhametimizi esirgemeyecek, dünya umursamasa da kaderleriyle baş başa bırakmayacağız Arakanlı kardeşlerimizi.

Dünya suskun, kör ve sağır olsa da bizler Arakan Müslümanları ve mazlum kardeşlerimiz için onların yanında olduğumuzu haykırmaya devam edeceğiz. Şunu iyi biliyoruz ki, bu vahşet karşısında sessiz kalan herkes bu suçun ortağıdır.

Nerede bir mazlum varsa onun yardımına koşacağız. Tüm dünya zalimlerle bir olsa, tek başına kalsak da, manen ve maddeten mazlumun yanında yer alıyoruz, alacağız.

 

  • OSMANOSMAN2 ay önce
    Bravo çok güzel yorumlamışsınız elbette mazlumların yanında olacağız ayrıca bu bir hak ve batılı nmeselesi olduğu için elbetki saçınız müslümanın yanı olacaktır olmalıdır başka bir seçeneğimiz yok.