Felekten gün çalanlar

30 Ağustos 2017 Çarşamba

Sanat dünyası şokta! Eğlence âlemi şaşkın! Magazin severler bunalımda! 

Son on günün gazete manşetlerini süsleyen, televizyonlarda kendine saatlerce yer bulup analizler yapılan haber başlıkları bunlar.

Haber detaylarına girince insanın midesi bulanıyor ama “algı yönetimi” ile insanımızın beynine, bu ahlaksızlıklar inceden inceye işleniyor. Öz yeğeniyle düşüp kalkan bir şerefsiz bu ülkede gazete manşetlerini süslüyor ve şeytani ve hayvani azgınlıkları haber değeri kazanıyor.

Benim dediğim haber kanalım her saat başı bu ahlaksızın yaptığı kahpeliği haber diye evimize taşıyor, bizler de çoluk çocuğumuzla yapılan bu rezilliği kuzu kuzu izliyoruz. 

Karısı hamileyken parasını yediği eski manken tarafından otel odasında öldürülen bir sanat güneşi, haftanın ikinci flaş haberi olarak geçiyor. Buluşma mekanı otelden canlı yayın yarışı yapılıyor. 

Sanat adına her rezilliği yapabilen, her naneyi yiyebilen ve her türlü arsızlığı sergileyenlerin baş tacı edildiği, cehaletin prim yaptığı, hayat ilkesinin “her türlü rezillik serbest ama çaktırmadan yap” olan bir anlayış aşılanmaya çalışılıyor. 

Sanat adı altında günahlar yayılıyor, küfür, şehvet, fuhuş kapıları açılıyor, nikâh zina kadar çirkin, zina nikâh kadar kutsal gösterilerek toplum sanat adı altında saptırılıyor. 

Sanat adına icra edilen şaklabanlıklar, ekranlarda görünmek, egoyu tatmin etmek uğruna verilen emekler, yapılan rezillikler insan onurunu çiğniyor.

Nikâhsız hayat, zina, çarpık ilişkiler, aldatma, lüks yaşam, emeksiz kazanç gibi kötü örnekler, gelenek ve kültürümüze aykırı ahlâk dışı, gayrimeşru yaşantılar alenen teşvik ederek toplumun dengesi bozulmaya çalışılıyor. 

Reyting rekorları kıran programlar nikâh, mahremiyet, kadının kutsallığına saygı, vefa ve sadakat gibi değerleri altüst ediyor. 

Sanat dünyasının(!) içinde çırpındığı rezillik mide bulandırır bir hal aldı. Reyting ve sanat uğrunda din ve ahlak mahvediliyor.

Çıplaklık, yatak sahneleri, içki, uyuşturucu, zina, flört, ahlaksız kadınlar, ensest ilişkiler, sanat diyerek soytarılık yapan kansızlar, kısaca insan onurunu incitecek her türlü rezillik, seviyesizlik bizde sanat adı altında yutturuluyor. 

Bunları yapan ahlak yoksunu zibidiler sanatçı ismini alırken, bütün bu kirli işleri bir çatı altında toplayıp hükümet tarafından da taltif edilen bu projesinin baş mimarı da başarılı televizyoncu diye toplum kandırılıyor.

Kültürsüzlüğe, ağır magazinsel içeriğe, belden aşağı espriler ve küfürlerle popüler kültür değerlerine yaslanan bir yığın programla tam bir ahlaki çöküş planlanıyor. 

Televizyon ve internette aralıksız yapılan eğlence propagandasıyla kültürel olarak asimile edilip sorgulamayan, düşünmeyen bir toplum inşa ediliyor. 

Felekten bir gün çalmak” çarpık zihniyeti ile her türlü rezaletin işlendiği davranışları, ölçüsüzlük, seviyesizlik, çılgınlık, taşkınlık ve başıboşluğun adını “eğlence” diye yutan, abuk sabuk her şeye gülen, hoş gören, şakşakçılık yapan, ahlaksızlığın diz boyu olduğu, birbirinden rezil TV dizileriyle kafa yapan bir gençlik kurgulanıyor. 

Hiç kimseye yarar sağlamayacak bilgileri ve olayları günlük ve ucuz malzeme olarak gündeme getiren ve satmanın bir yolunu bulan boyalı basın da bunların şakşakçısı, eyyamcısı oluyor. 

Reyting kaygısı yüzünden bu milletin ahlakı, imanı, edebi, safi düşüncesi, iyi niyeti, ahlakı mahvediliyor. Çıkar, menfaat, para, hırs, tutku, aç gözlülük, iman zafiyeti ve dünyevi kaygıları aşılayan yayınlarla milletin örfü, âdeti, geleneği, ananesi yok ediliyor.

Kısaca inancımız, tarihimiz, ahlaki değerlerimiz tahrif ediliyor, Türkiye kültürel anlamda yok edilmek isteniyor. Toplum olarak bizi besleyen can damarlarımız kesiliyor. Bütün ahlak kurallarımız, insani değerlerimiz, vatandaşlık bilincimiz, alışkanlıklarımız hızla değişiyor, değiştiriliyor, kirletiliyor.

Kanal kanal dolaşarak şöhret arayan, haber değeri kazanabilmek için türlü rezilliği yapan, adları kokain ve fuhuş partileriyle anılan sanatçıları, günlük aşklarıyla piyasa yapan aşüfteleri, sinkaf üzerine inşa edilmiş şov programlarında izleyicileriyle dalga geçen, onları inciten soytarıları ve yaptıkları rezillikleri ekranlara taşıyan TV programlarını izleyerek, bunları evlerimizde konuk ederek geleceğimizi karartıyor, bayağılığın zihinlerimize kazınmasına ve bir kültür haline gelmesine seyirci kalıyoruz.

İçerisinde hayâsızlık, pislik, şiddet, entrika, yalan, dolan, aldatma olan sanata da sanatçıya da lanet olsun.  

Oysa sanat insana bilgi ve görgü kazandırır. Sanat insanı kibar, nezaketli, ince ruhlu yapar, hassaslaştırarak ufkunu açar, düşünce ve zekâsını geliştirir. Sanatçı da bilgi görgüsü, nezaketi ve zarafetiyle örnek olur.

Biz uyuşturucu satıcısı, kullanıcısını sanatçı diye alkışlamaya devam edersek daha kaybedecek çok şeyimiz var demektir.  

 

  • YoyokYoyok2 ay önce
    Siyasi alemde bu entrikaların 100 katı var.olmayan yer var mı ki