Bediüzzaman’a göre Kürt meselesi

07 Şubat 2018 Çarşamba

Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Kuzey Irak bölgesi, yüz yılı aşkın bir süredir, Batılı devletlerin emperyalist çıkar ve ihtiraslarının odağı halindedir. 

Selçuklulardan beridir hilâlin bereketli topraklarında barış ve kardeşlik içinde yan yana yaşayan Müslüman Türk, Kürt ve Arap kardeşler, Batılı emperyalist güçler tarafından hiç istemedikleri bir etnik fitnenin ve çatışmanın içerisine itilmeye çalışılmıştır.

Günümüzde “Kürt Meselesi” olarak anılan problem ne yazık ki yıllardan beri memleketimizin kanayan bir yarası durumundadır.

Bu meselenin çözümü noktasında Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin fikirlerinden istifade ederek çözüm noktasında yeni bir bakış açısı yakalamaya çalışacağım.

Üstad Bedîüzzaman’ın tabiriyle Türkler ve Kürtler eskiden beri “cihad” arkadaşıdırlar. (829. Mektub, 6. Kısım) Asırlardır bir arada ve kardeşçe bir uyum içinde yaşamışlardır.

Bediüzzaman Kürt-Türk kardeşliğini şöyle özetliyor: “Kürtler, Türklerin ve bu vatan evlatlarının yüzde 99’unun gayet kıymettar üç cevheri vardır: Birincisi İslamiyet’tir ki milyonlarla şehitlerin kan pahasıdır. İkincisi insaniyettir, üçüncüsü milliyetimizdir ki milliyetimiz bir vücuttur. Ruhu İslamiyet, aklı Kur’an ve imandır.

Bundan başka bizi mahveden üç de düşmanımız vardır. Birincisi fakirlik, ikincisi cehalet, üçüncüsü, ihtilaf ve keşmekeşliktir. Şimdi bize üç elmas kılıç lazımdır; ta ki üç cevherimizi muhafaza edelim ve üç düşmanımızı da mahvedelim. Bunlardan birincisi milli birlik ve beraberliğimizdir. İkincisi, çalışmak, ilerlemek ve maddeten terakki etmektir. Üçüncüsü millet olarak birbirimizi sevmek ve saymaktır.

Türkler bizim aklımız, biz de onların kuvvetiyiz; ikimiz birlikte iyi bir insan oluruz. İttifakta kuvvet var, birlikte hayat var, kardeşlikte saadet vardır.”

Üstad Bediüzzaman ayrılma düşüncesine de şiddetle karşı idi. Hususen Kürtlerin toplumsal huzurunun Türklerle beraber olmakta olduğunu şöyle ifade ediyordu: “Emin olunuz biz Kürdler başkalarına benzemiyoruz. Yakinen biliyoruz ki, toplum hayatımız Türklerin hayat ve saadetinden neş’et eder.” (Münazarat)

İstanbul’da bulunan bazı Kürtlere hitaben 1908’de yaptığı bir konuşmasında ise şöyle diyordu: “Bizim düşmanımız cehalet, yoksulluk ve ayrılıktır. Bu üç düşmana karşı sanat, bilim ve ittifak (birlik) silahıyla cihad edeceğiz. Ve bizi bir cihette uyanık olmaya ve ilerlemeye sevk eden hakikî kardeşlerimiz Türklerle ve komşularımızla dost olup el ele vereceğiz. Zira düşmanlıkta fenalık var, düşmanlığa vaktimiz yoktur.” (Tarihçe-i Hayat)

Bediüzzaman şu uyarıyı yapıyor: “Türklerin başı belada iken, onlar sıkıntı yaşarken; sizler asla mesut ve rahat olamazsınız. Rahat ve huzur istiyorsanız, Türklerin huzur ve istikrarını muhafaza etmelisiniz. İşte bu gerçekler halka çok iyi anlatılmalı, birlik ve beraberliğin nimetleri hatırlatılmalıdır.”

Hayatı boyunca, her türlü Kürtçülük faaliyetinin aleyhinde tavır alan, bu tür çabaların ancak yabancı mihrakların işini kolaylaştırmaktan ve İslâm Ümmetini; büyük bir tehlike, bizi yutmak için içimize atılmış “Frenk illeti” olan menfi milliyetçilikle bölüp parçalamaktan başka bir anlam taşımadığını savunan Üstad Bediüzzaman’a göre doğudaki problemin asıl kaynağı maneviyattan uzak eğitim anlayışı ve ırkçılık derecesindeki olumsuz milliyetçi yaklaşımlardır. Bunun çaresi olarak da din eğitiminin ve İslam kardeşliği duygusunun geliştirilmesi gerektiğini savunur.

Birbirine en çok muhtaç ve birbirinden mazlum ve birbirinden fakir ve ecnebi baskısı altında ezilen İslam milletleri içinde, milliyetçilik fikriyle birbirine yabani bakmak ve birbirini düşman gibi görmek, öyle bir felâkettir ki, tarif edilmez.” (26. Mektub, 3. Mesele) 

Dışlayıcı tavırlar içeren olumsuz milliyetçi duygularla, ön yargılarla birbirimize yabani bakmamak ve birbirimizi düşman gibi görmemek elzemdir. (26. Mektub, 3. Mesele)

Bu milleti Türkler idare etmiştir, bundan sonra da yine onlar idare edecektir. İdareye ehil ve layık olanlar onlardır. Eğer içlerinde fenaları varsa, gidip müspet olarak ikaz ediniz.

Halkın teröre karşı bilinçlenmesi, irşat ve ikaz edilmesi konularında ülkemizin muteber manevi önderlerinin nüfuz ve itibarından, samimi gayret, hizmet, fikir ve eserlerinden istifade edilmelidir.

Meselenin çözümü noktasında atılacak en hayati adım, Bediüzzaman Said Nursi’nin tavsiyeleri muvacehesinde Türkler ve Kürtlerin yüzyıllardır olduğu gibi kardeşlik, ittifak, muhabbet ve uhuvvetini kuvvetlendirecek yegâne birlik noktaları olan din, vatan, tarih, mefkûre, kader ve menfaat birlikteliklerini yeniden canlandırıp tahkim etmektir.

Bölücülük bataklığının kökünden kurtulabilmesi ve bölücü terör sorununa kalıcı çözüm üretebilmesi için devletin ve halkın Bediüzzaman’a kulak vermesi ve Risale-i Nur’daki esaslara itibar edilerek yayılması ferdi ve toplumsal hayata ışık tutması gerekmektedir.

 

YORUM YAZ

  • Osman ErOsman Er10 gün önce
    Bediüzzaman ne demek ? Kime göre neye göre bediüzzaman ?
  • ferhatferhat10 gün önce
    Kürt-Türk kardeşliği mi o da ne.Ben asla ve asla bir Kürdü kardeş olarak görmüyor ve kabul etmiyorum.Benim kardeşlerim belli azeriler ve Türkmenler.Kürtlerin iyi insanlar olduğunu sanmıyorum ,ırkçı mıyım? ,olabilir ama Kürt bakkaldan ekmek bile almam
  • süleyman şahsüleyman şah10 gün önce
    bu yazı şahane,tespit şahane,çözüm süper şahane ancakkk sahada durum çok farklı...şu soruların cevabını bulunca çözüm de bulunur...1-türkler bölücülük yapıyor mu? 2-Kürt kardeşlerimiz aleyhinde devlet politikasında ayrımcılık var mı? 3-özgür değiller mi? yani kürçe konuşamıyorlar mı? 4-onlar fakir de türkler zengin mi? 5-kürt kardeşlerimizin büyük çoğunluğu dış destekli teröristleri destekliyor mu? son soru-türk-kürt iç savaşı çıksa bu savaşın kazananı hangi ülke olur?
  • Hak yolHak yol10 gün önce
    Bende aynı fikirdeyim B.zamanla hatta kürtlerin kendileri de kürtlerin böyle olduğunu düşünüp halk arasinda sık sık kullandıkları söz;'kürtler adam olmaz'dir
  • Hak yolHak yol10 gün önce
    Daha açık ifade ile diyorki;cahil...ve çok kaba olduklarınida ekliyortıpkı benim gibi.İşte bu yüzden devlet olmalarını da sakıncalı görüp zulmederler diyor
  • davincidavinci10 gün önce
    zır vır vır.......darwinci değilim.darwinle karıştırdın.leonardo da vinci yi tanırmısın en sevdiğim ressam bilim insanı.25 yılda 35.000 insanın ölümüne sebeb oldubunlar.onların yüzünden ortadoğu kan ağlıyor.ırkçı bunlar.kafatasçı.anladın mı.kafatasçı nedir bilir misin.
  • Zır vır vırZır vır vır10 gün önce
    Sayıklaman bitti mi darwinci?
  • davincidavinci10 gün önce
    sizde bu söylenenlere inandınız yada inanacaksınız öyle mi.biz cumhuriyet kurulduğundan bugüne kürtlerle kardeşiz diyoruz.sorun bizde değil.ellerinde silahla dağa çıkanlarda.insanları öldürüyorlar siz burada bakkal bile açamazsınız diye.kardeş olan bizizde onların ne olduğu belli değil
  • Mustafa GürbıyıkMustafa Gürbıyık10 gün önce
    Bu ülkenin aydın geçinenleri,peşin hükümlü olmayıp,Bediüzzaman'ın Kur'an'dan aldığı derslere kulak verselerdi,ülkemiz çok farklı bir konumda olurdu..Tebrik ederim.Aydın olmak,sizin feryadınız ve kaleminizdir..Selamlarımla..
  • MaaşâAllah ve BârekAllahMaaşâAllah ve BârekAllah11 gün önce
    Tebrik ederim kardeşim, güzel yazmışsınız.