15 Temmuz

12 Temmuz 2017 Çarşamba

Türkiye, 15 Temmuz’da tarihinin en alçak, en çirkin, en büyük saldırısına uğradı. Gülen ve tapınak şövalyeleri, hainliğin en iğrenç halini sergileyerek darbe girişiminde bulundular.

15 Temmuz üzerlerine “cemaat” kisvesi giyerek, kendilerini içine atmaya çalıştıkları “nur” deryasında boğulan “Gülenizm” efradının Türkiye tarihinin gördüğü en tehlikeli ihanet hareketiydi.

15 Temmuz devlet kurumlarına çöreklenerek dış güçlerin işaretiyle hareket eden, siyaseti ve ülke yönetimini şekillendirme adına asrın deccalının idaresinde demokrasi ve hukukun altını oyan bir kalkışmaydı. 

15 Temmuz her defasında halktan okkalı bir tokat yiyen seçkinci-seküler kesimin ve ananasçı dostlarının kolektif çılgınlığıydı.

15 Temmuz ülkemizin sırtında bir kambur ve habis bir ur gibi türeyen Kemalizm ile Gülenizmin toplum üzerinde “siyasi ve ideolojik egemenlik kurma” hayaliydi.

 “Kainat imamı” rolü oynatılan bu şerefsiz, haramları helale çevirerek kendisine tapanlardan insanlık dışı bir yapı kurmuş ve onları sokaktaki halkın üzerine kurşun sıksın diye de salmıştı. 

Bu alçaklar, bu vatan hainleri, bizim hiç tanık olmadığımız, bu topraklarda asla yeri olmayan bu insan müsveddeleri insan ırkının en çirkin halini sergiliyordu. 

Ruhunu, onurunu Fetullah denen alçağa teslim etmiş, hipnozlanmış halde yaşayan bu Gülenist sürü millete kurşun yağdırıyor, Cumhurbaşkanının üzerine ölüm mangası olarak gidiyordu.  

Ne var ki, 40 yıllık hazırlık, hiç ummadıkları bir dirence milli iradeye sahip çıkan millete tosladı. Beklemedikleri bir gücü “milleti” karşısında bulan bu alçakların Türkiye’yi örgüt devletine dönüştürmeye dönük bir plan ve çabaları boşa çıktı.

15 Temmuz cesurlarla korkakların, meydan okuyanlarla esirlerin, eski imtiyazlı azınlıkla Anadolu insanının boy ölçüşmesiydi.

Ülkesini satmış, tarihine ihanet etmiş, ruhunu satan “1 dolarlık” adamlarla, Yunus’un dilinden anlayıp Yavuz’un diliyle konuşabilenlerin mücadelesiydi.

Türkiye darbeye “dur” dedi. Ellerde bayrak dillerde tekbirlerle millet destan yazdı. Ortak nokta vatandı, bayraktı, milletti, demokrasiydi, onurdu, Cumhurbaşkanıydı, Meclisti, Hükümetti, kendi hanesi ve geleceğiydi.  

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cesareti ve liderliği, milletin feraseti ve dirayeti ile buluştu. Ordu, polis, medya, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları bütün millet bu sürece “hayır” dedi, muazzam bir direniş destanı çıktı ortaya.

İçki içerek, eşlerini bikini ile denize sokarak, her türlü ahlâksızlığı meşru ilan ederek ordunun içerisinde yuvalanan bu mikroplar, silahları olmayan fakat iradeleri ve öfkeleri olan bu aziz milletin önünde diz çöktü. 

Bu ülke, bu millet büyük bir planı, kumpası, oyunu bozdu. İç savaş isteyen bu hokkabazlar, Yunan’a sığınacak kadar adileşen bu cibilliyetsizler, demokrasiye darbe indirip büyük Türkiye hayallerinin önüne geçmek isteyen bu haysiyetsizler, FETÖ tasmasıyla dolaşan bu şerefsizler kendi pisliklerinde boğuldu.

Soru çalmayı, haksız konum elde etmeyi, yetim hakkı yemeyi, devletin sırlarını başka ülke istihbaratlarıyla paylaşmayı, ayak kaydırmayı, kadrolaşmayı, şantaj montaj işlerini, dikizlemeyi çok iyi bilen ve lakin siyasete aklı ermeyen PİÇ’ler (Paralel İhanet Çetesi) hüsrana uğradı

Kaptanı Yahudi sever, çarkçısı Mason, tayfası dönme, rotası dinsizlik olan “hizmet gemisi” karaya oturdu.

Ülkemizi parçalamaya, milletimizi yok etmeye, sokakları iç savaşla kan gölüne döndürmeye,  halkı birbirine düşman etmeye, Türkiye’yi örgüt devletine dönüştürmeye dönük bir planla vatan hainliğinin en iğrenç halini sergileyen “the cemaat” ifşa oldu.

Bu millet, ülkenin halkına, toprağına, bağımsızlığına, iradesine karşı bir kalkışmayı canı pahasına önledi. 

Bu millet, yılanın başını yeniden hayat bulamayacak şekilde ezdi.

Bu millet, ordusunun kıyafetlerini giymiş alçakların jetlerine, tanklarına, makineli tüfeklerine aldırmadan, ülkesini işgalden kurtardı. 

Bu millet şeytanın gülen güzünü parçaladı.

Bu millet, mermileri bağrında söndürdü, tankları elleriyle durdurmaya, uçakları tutmaya çalışarak vatan aşkını, bayrak sevdasını çılgınlık boyutlarıyla sergiledi.

Bu millet hep birlikte direnerek büyük bir planı, kumpası, oyunu bozarak tarih yazdı.

Bu millet Firavunlar önünde baş eğmedi ve Nemrutların kölesi olmayacağını tüm dünyaya bir “özgürlük manifestosu” olarak haykırdı.

Bu millet, halkın gücünü, demokrasiye inancını, devletine bağlılığını hafife alan, milletine kurşun sıkacak kadar alçaklaşan, terör örgütü FETÖ’nün darbe girişimini dört saatte bitirdi.  

Bu millet, birbirinden kopuk kültürlerin oluşturduğu bir “mozaik” değil, birbirini tamamlayan renklerden meydana gelen bir tablo olduğunu, farklı dil, din, kültür, farklı siyasi görüş, hayat tarzı ve ideolojiden insanıyla birlik beraberlik olmanın gücünü dosta düşmana gösterdi.

Bu millet bütün şehirlerde, hemen hiçbir güvenlik tedbiri olmadığı halde, geceler boyu, tek bir olumsuzluk ve karışıklığa fırsat vermeden, dünyaya kendi hakikatlerini haykırdı.

Bu millet gece sabahlara kadar meydanları boş bırakmayarak ihaneti hazmedememiş yerli bir duruş ve davranışın tarihi sükûnetinin meydanlara akışını sergiledi.

Bu millet halkın zulme karşı direniş gücünü gösterip son darbeyi vurmak ve şanlı direnişi taçlandırmak için milyonlarca kalbi, milyonlarca eli birleştirdi.

Bu milletin silahı yoktu ama iradesi ve öfkesi vardı. Bir olmanın, beraberlik olmanın, diri olmanın gücünü bütün dünyaya yeniden gösterip yeni bir kapı araladı. 

15 Temmuz demokrasi bayramımız kutlu olsun…  

 

  • KAFKASKARTALI CİHANGİRKAFKASKARTALI CİHANGİR4 ay önce
    15TEMMUZ!SEFILLERIN HAYATITAKİYYE. ..YALAN..DOLAN..SANTAJ...MONTAJ. ..ÖSS KPSS;HAKIMLIKSORULARI HIRSIZLARI. ..MILLETİHIMMET ADI ALTINDA SOYUPSOVANA ÇEVİRİP;BU PARALARLALÜJSHAYAT YAŞAYANLAR...MUTE NİKAHI ALDATMACASIYLABINLERCE GENCKIZIMETRES OLARAK KULLANANLAR...ŞEYTANINGÜLEN YÜZÜVEHAŞHAŞİNLERİ (ZOMBİLERİ)