Sudan’da gidişat ne yöne?

13 Nisan 2019 Cumartesi

Sudan’daki askeri darbenin ülkeye ne getireceği, darbe sonrasında olayların akışının ne yönde olacağı konusunda bizzat darbecilerin kendileri ve Ömer El-Beşir yönetiminin son bulması için meydanlara çıkan kalabalıkları organize eden kurumların, sendikaların ve siyasi partilerin yöneticileri dâhil kimse net bir tahminde bulunamıyor. Çünkü darbeyle ilgili kafalara takılan çeşitli sorular var. 

Biz en başta şunu ifade edelim ki bu darbenin, Mısır’ın veya Suudi Arabistan’ın yahut BAE’nin ya da ABD’nin işi olduğunu yani darbenin arkasında birtakım dış güçlerin parmağının olduğunu ileri sürenler çok acele ediyorlar. Bu güçlerden herhangi birinin bu darbenin arkasında yer aldığını iddia etmemizi belgeleyecek bir müşahhas delil veya maddi unsur ortaya koymamız mümkün değildir. Bazı görüşmeleri veya ziyaretleri çok kesin bir iddianın delili olarak kullanmak isabetli olmaz. 

Her şeyden önce darbenin gerçekleştirilmesinden sonra oluşturulan Askeri Konsey’in başına geçirilen Ahmed Avad bin Avf, Ömer El-Beşir’in son hükümetinde Savunma Bakanı’ydı ve El-Beşir’in 1989’da gerçekleştirdiği askeri darbede ona destek vermiş, o zamandan bu yana geçen otuz yıllık iktidarı süresince de sürekli onunla birlikte hareket etmiş biridir. 

Mısır yönetimi resmi açıklamalarında her ne kadar Sudan ordusuna güvendiğini ifade ettiyse de Mısır’daki cuntanın sözcülüğünü yapan medya organları Beşir ile Bin Avf arasında bir fark görmediklerini özellikle vurguluyorlar. 

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Robert Palladino her ne kadar Sudan’daki durumu “Sudan için tarihi an” olarak nitelendirdiyse de bir yandan da bu ülkede gidişatın çok değişken olduğuna dikkat çekerek nihaî bir şey söyleme imkanının olmadığını belirtme ihtiyacı duydu. ABD için önemli olan Beşir yönetiminin devrilmesiydi. Demokrasiden yana olduğunu iddia eden ABD açısından bunun darbe yoluyla gerçekleşmiş olması çok önemli değildir. Ama darbenin ne getireceği konusunda güçlü bir tahminde bulunamadığından darbeci kadronun kendisiyle olumlu ilişkiler kurmasına imkan sağlamak için kapıyı açık bırakacak bir açıklama yapmayı tercih etmiştir. 

Henüz BAE’nin, Suudi Arabistan’ın veya diğer Arap ülkelerinin yaklaşımını net bir şekilde ortaya koyacak, darbeye karşı olduklarını veya destek verdiklerini belli edecek bir açıklamaları olmadı. Yapılan açıklamalar çok genel niteliktedir ve gidişatı gözlemeyi tercih ettiklerini ortaya koymaktadır. 

Sudan’ın içindeki muhalif kesim, Ömer El-Beşir’in gitmesinden duyduğu memnuniyeti ortaya koymakla birlikte kendi açısından çözümün, askerin yönetime el koyması olmadığını, askerin bir an önce sivil bir geçiş yönetimi oluşturması gerektiğini özellikle vurgulamaktadır. Bu yüzden askerin olağanüstü hal uygulaması ve sokağa çıkma yasağı ile ilgili talimatlarına uyulmamasını, muhalif kitlenin talepleri yerine getirilinceye kadar meydanlara çıkılmasını, gösterilere devam edilmesini, sokağa çıkma yasağına da kesinlikle uyulmamasını istiyor. Bu durum darbeci kadronun olayların yatıştırılması konusunda hızlı bir başarı gerçekleştirmesinin kolay olmayacağını gösteriyor. 

Bizim gördüğümüz kadarıyla bu darbe birilerinin dışarıdan müdahalesi veya yönlendirmesi sonucu gerçekleştirilmiş değil, olayların kontrolden çıkma eğilimi göstermesi ve yönetimin muhalif tabanla anlaşmasının artık neredeyse imkânsız hale geldiğinin görülmesi üzerine içeride, askeri mekanizmayı devreye sokarak kontrolü sağlama beklentisi içinde olanların verdiği kararın bir neticesidir. Bunda belki Cezayir ordusunun tutumu da nispeten etki etmiş olabilir. Sudan ordusu tabii Cezayir ordusunu bayağı sollayarak yönetime el koydu. Ama olaylar kısa vadede ve kolay bir şekilde gidişatı kontrol altına almasının pek mümkün olmadığına işaret ediyor. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Ebu HeysemEbu Heysem1 ay önce
    Ahmet beysiz ya turabicilerden (bu arada Turabinin Beşire ters düşmesinin tek sebebi reisliği ona vermemesidirgerisi fasa fiso gerçeği perdeleme) yada Beşirden istediğini alamamışbundan dolayı terse düşmüş kinlenmiş islamcı doslarından bilgileniyorsunbatıl yıllardır Beşiri devirmek için plan üzerine plan kumpasüzerine kumpas kuruyordu.şimdi seçimlere bir seneden az bir zaman kamışkenhalkın ordunun kapısına gidip darbe yapın demesini nasıl açıklıyacağızaklın yolu seçime hazırlanıp enerjisini adil bir seçim olması için kullanmakkengidip sonu nereye çıkaçağı belli olmayan bir belirsizlige atmak mıdır.bu aceleciliğin 2 sebebi var birincisi yeni hazırlanan islami anayasayı engellemekikinçiside hemen hemen halkın bütün kesimlerinin teveccühünü almış Muhammed tahir iila nın cumhur başkanıolmasının önünü kesmek ve sudanı üçe dörde bölmeyi kolaylaştıran ortamı hazırlamak.dişardan müdahale olmadıda sıradan birdükkanda aylar önce bir milyar dolar yakalandısahibi ben bu parayı döviz alıp satmaktan kazandım dedi bu miktar merkez bankasında bile yok.peki ne olduda sudan milli parası piyasadan kayboldu nereye gitti hiçbir banka hesap veçek sahiplerineödeme yapamaz oldu yabancı para kıtlığının makul bir izahı olabilir ama milli paranın bulunamasınınizahı varmı dünyada örneğı varmı bunun dış mudahaleden başka bir açıklaması olabilirmi.20 senedir elektrige bir kere bile zam yapılmamış petrol dışardan ıthal olduğu halde 0.5 tl.un 4.tl kg. ekmek 1.20 tl kg devletin ne kaynağı var bunu suspanse etsin.Beşir zaten geçen seçimlerede girmiyecekti ama partisini zorlamasıyla mesuliyeten kaçmamak için girmişti.ona kimse darbe yapamazdı o kan dökülmesin diye razı geldi belkide kendisi onlara emretti.bugüne kadar hiç bir kimse onun vatanına islama hiyanetine bir delil getirememiştir yalan ve iftiradan başkaBeşir Allahtan korkan halis bir mumin dir darbecilere son sözü size vatanı ve şeriati tavsiye ediyorum olmuşturAllahtan korkun islam düşmanlarının değirmenine su taşımayın.
  • MahmutMahmut1 ay önce
    YA ALLAH'IN ŞERİATI DOĞRULTUSUNDA ADİL UYGULAMALARA GEÇİLECEKYA DA, HİÇ OLMAZSA AVRUPALILARIN KENDİ HALKLARINA TANIDIĞI İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK TEMELLİBİR SİSTEMLE ÜLKE YÖNETİLMELİDİR.İKİSİ DE OLMAYINCAO YERLER BİRER SUDAN OLUR: Genç damadımız ve Maliye Bakanmızın para arayışları için ABD ziyaretinde bulunduğu bir anda, belki beklentileri sekteye uğrar düşüncesiyle ABD'yi çok fazla eleştirmeyeceğiz.Ancak,büyük rakiplerine karşı er meydanına çıkanların meydanda zafer kazanmasalar da,Rezil-Ü Rüsva olmamaları için adımlarını dikkatli atmaları ve akıllıca hesaplar yapmaları gerekir. Örn.EL BEŞİR,düşmanlarına rest çekerek göreve başladıktan sonra,CANCAVİT örgütünü Kuzey Sudanlılar'a karşı desteklemeseydi, Güçlü ülkelerin Sudan'a müdahale etmeleri sonucu,Sudan ikiye bölünmeyebilirdi.Yanı sıra,İslam iddiasında bulunan bir devlet başkanı,ülkesinin Müslim ve G.Müslimleri arasına nifak sokmaması gerektiği gibi ülkesinin farklı dini ve etnik kesimlerini ötekileştirmemeliydi.Gerektiği zaman farklı dini veya etnik topluluklara sosyal ve siyasal haklarının verilmesinin yanı sıra,"federe" hakkı da,verilebilmeliydi.Ancak bunlar yapılmadığı gibi Kuzey Sudanlılara terörist eylemlerde bulunan CANCAVİT milisleri desteklenerek ülkede kaos'a sebep olundu.Sonuç ülke ikiye bölündüğü gibi elde bulunan güney Sudan'da bile istikrar sağlanamadı.Yanı sıra,EL BEŞİR Uluslararası Ceza mahkemesi tarafından suçlu duruma düşürüldü.Yani sonuç sıfır elde sıfır olduğu gibi neredeyse ülke bir daha yaralarını saramayacak bir duruma getirildi.Bütün bu belalar, Allah'ın dinine aykırılığı,meşru hale getirmenin sonucunda oldu.ÜLKEMİZE GELİNCE: Çok fazla bir şey anlatmaya gerek görmüyorum.Çünkü,artık 7 yaşındaki bir çocuk bile her şeyin farkında.Ancak,İslami inançla ortaya çıkan bir siyasi partinin Kavimperest bir partiyle eşleştiği ve birleştiği ortada. Bunun sonucu olarak da, kendilerini "BEKA" taraftarları olarak değerlendiren bu oluşum, karşı tarafı "Terörist yandaşı" olarak tanımlaması nedeniyle ülke şimdilik kesin hatlarıyla ikiye ayrılmış durumda.Tam da bu esnada,Fransa ve İtalya "ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARI"nı meclislerinde kabul ettirdiler.Biz bir şey yapabildik mi? Hiçbir şey. PEKİ BİR KAÇ GÜN SONRA ABD MECLİSİ'de BÖYLE BİR KARAR ALIRSA,BİZİM YAPACAĞIMIZ BİR KARŞILIK VAR MI? "Nato'dan çıkarız" söylemleri dllendiriliyor.Ülkesindeki bir seçimi yüzüne gözüne bulaştırdığı gibi, iç siyasi karmaşa nedeniyle önünü göremeyen bir toplumun,Natodan çıkmanın getirisini hesaplayabilecek durumda olmadığı da ortada değil mi?
  • SelcukluSelcuklu1 ay önce
    Bu darbe devlet ici temizlik taktigidir. Amac kaos gibi gosterip kufrun hakimiyetini daha iyi tesis etmektir. Halkida bu taktiklerle oyaliyorlar turkiyede ayni seyler defalarca yasandi. Hepsi yalan dolan
  • AbdullahAbdullah1 ay önce
    Sizin diğer yazarlara bakarsak Erdoğan ile iyi ilişkiler yüzünde darbe oldu diye masalları yazıyorlar. Malesef bizim halk okumadan, at gözlüğü ile her yazılana inandığından buna inanıyor. Darbeyi Amerika yaptı zannediyor hala.

Günün Özeti