Kahire Anlaşması’nın Bazı Ayrıntıları

14 Ekim 2017 Cumartesi

Dünkü yazımızda Kahire’de imzalanan anlaşmanın içeriği hakkında genel bilgiler vermiştik. Bugün de Hamas’ın Siyasi Birim üyesi ve Kahire’deki görüşmeleri sürdüren heyetinin de bir üyesi olan Ruhi Müştehi’nin Filistin Enformasyon Merkezi’ne yaptığı açıklamalardan yararlanarak bazı ayrıntılara dair bilgiler vermek istiyorum. 

Müştehi, anlaşmayla ilgili yorumunda Kahire’de yürütülen görüşmelerin uzlaşma hükümetinin Gazze’deki işleri de üstlenmesinin ve burada temel sorumlulukları yüklenmesinin zorunlu hale geldiğini ortaya çıkardığını, Hamas’ın ve Gazze’de mevcut olan yönetimin, sorumlulukları yerine getirmesi için bütün yetkileri uzlaşı hükümetine teslim edeceğini söylüyor. Önümüzdeki dönemde tüm dosyaların açılacağını ve her bir dosyanın uzmanlık dairesi içinde ele alınacağını belirtiyor. 

Müştehi Filistin hükümetinin Gazze halkına uyguladığı yaptırımları kaldırması gerekeceğini ve bu doğrultuda Gazzelilere tedavi ve eğitim imkânları, elektrik ve temel ihtiyaç maddeleri temin etmek zorunda olduğunu, bunların artık bir tartışma ve soruşturma gündemi olmadığını, anlaşmanın sağladığı kesin hak olduğunu, hükümetin Gazze’deki insanların çıkarlarını gözetmek zorunda olduğunu ifade ediyor. 

Müştehi memurlar dosyasıyla ilgili olarak bütün memurların görevlerinin başında olduğunu ve bunların yönetimin memurları olduklarını, dolayısıyla Gazze’de üzerinde ittifak sağlanan alt limitten az olmayacak şekilde maaşlarını alacaklarını hatırlatarak memurlar konusunun kendileri için kırmızı çizgi olduğunu vurguluyor. Sigorta ve iş güvenliğinin de tüm memurların hakkı olduğunu belirterek bunun da temin edileceğini, en geç dört ay içinde de memurların görevlendirme tablosunun ortaya çıkması gerektiğini söylüyor. Görevlendirme konusundaki gerekli düzenlemelerin Hamas ve Fetih mensubu üyelerin yer alacağı ortak Hukuki ve İdari Komite tarafından yapılacağı üç dört aylık süre içinde de memurların görevlerinin başında olacaklarını ve hareketlerinin hiçbir memurun işinden kovulmasına, şantaja maruz kalmasına veya çocuklarının ekmeğiyle oynanmasına razı olmayacağını belirtiyor. 

Müştehi, güvenlik konusunda 2011 Kahire Anlaşması’nda üzerinde ittifak sağlanan hususlarda söze gelir bir değişiklik olmadığını buna göre bölgeye üç bin güvenlik görevlisinin yerleştirilmesinin söz konusu olacağını ifade ediyor. Bu konuların ayrıntılarının da iki tarafça oluşturulacak güvenlik komitelerinin yetkisi dahilinde olacağını, üzerinde ittifak sağlanan şeylerin uygulanacağını üzerinde tartışma olan hususların ise erteleneceğini herhangi bir ittifak sağlanmasından sonra uygulamaya geçirileceğini belirtiyor. 

Mahmud Abbas’ın açıklamalarından dolayı en çok zihinleri meşgul eden direnişin silahı konusu hakkında ise Ruhi Müştehi şu bilgileri veriyor:  Geçmiş anlaşmalarda ve bu arada 2011’deki Kahire Anlaşması’nda direnişin silahı konusu hiçbir zaman masada tartışma konusu olmamıştır. İşgal devam ettiği sürece de direniş Filistin halkının meşru bir hakkıdır. Kendi şahsına saygı duyan hiçbir Filistinlinin direnişin silahını tartışma konusu yapacağını düşünmüyorum. Halkımızın çıkarlarının temin edilmesinin ve işgalden özgürlüğüne kavuşturulmasının tek güvencesi de budur.

Anlaşmaya Hamas adına imza atan ve aynı zamanda hareketin Siyasi Birim başkan yardımcılığına yeni seçilmiş olan Salih El-Aruri de yaptığı açıklamada Hamas’ın bölünmüşlüğü sonlandırma konusunda ciddi ve samimi olduğunu dile getirerek Filistin halkına da gösterdiği sabırdan dolayı teşekkür etti. El-Aruri bu ittifakın siyonist planın karşısına çıkması ve tam bağımsız Filistin devletinin yolunu açması için hareketinin elinden geleni yapacağını belirtti.