Doğu Guta’da sessiz ölüm

28 Ekim 2017 Cumartesi

BM raporunda Han Şeyhun’daki kimyasal katliamın Baas rejimi tarafından gerçekleştirildiği ortaya kondu. BM heyetinin raporuna göre Suriye Arap Cumhuriyeti’ne ait uçak tarafından Han Şeyhun’daki hedefe sarin gazı bombası atıldı. Verilen bilgilere göre Nisan 2017’de gerçekleştirilen bu saldırıda en az 87 kişi hayatını kaybetmişti. Baas rejimi saldırının uydurma olduğu iddiasında bulunmuştu. 

Ancak bu olay Baas rejiminin kimyasal silahlarla gerçekleştirdiği ilk saldırı değildi. Daha önce de kimyasal ve biyolojik silahlarla pek çok saldırı gerçekleştirdiği biliniyor. Baas güçlerinin kimyasal silahlarla gerçekleştirdiği saldırıların en önemlilerinden birine maruz kalan bölge de Şam’ın kırsalında yer alan Doğu Guta bölgesidir. 21 Ağustos 2013 tarihinde gerçekleştirilen Doğu Guta katliamında 1400 kişi katledilirken en az on bin kişi de yaralandı. Ölenlerin ve yaralananların çoğunluğunu çocuklar ve kadınlar oluşturuyordu. Aynı zamanda bu saldırıda hayatlarını kaybedenlerin geneli sığınaklara sığınmış insanlardı.

Şimdi Doğu Guta, görünüşte Astana anlaşmalarında çatışmasızlık bölgeleri olarak kabul edilen dört bölgeden biridir. Buranın çatışmasızlık bölgelerine dahil edilmesi konusunda geçtiğimiz Mayıs ayında ittifak sağlanmıştı. Astana görüşmelerinde çatışmasızlık bölgeleri oluşturulmasının en önemli amaçlarından biri bu bölgelere insanî yardımların ulaştırılmasının önünün açılmasıdır. Anlaşmada çatışmasızlık bölgelerine açılacak yardım koridorlarıyla gıda ve tıbbi malzemelerin taşınmasının amaçlandığı dile getirildi. Çatışmasızlık bölgeleri oluşturulmasıyla ulaşılması istenen bir amaç da savaş nedeniyle zarar gören yerlerde alt yapı yatırımlarının başlatılmasıdır. Ayrıca bu bölgelerden ayrılan sivillerin geri dönmeye başlaması için de yolların açılması ve imkanların oluşturulması da hedefler arasında yer almaktadır. 

Fakat Baas rejiminin Doğu Guta üzerindeki kuşatmasının devam etmesi sebebiyle bu bölgede ciddi bir açlık sorunu yaşanıyor. Her gün çocuklar açlıktan ölüyor. Açlıktan ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olan yüzlerce çocuk var. 

Beşşar Esed’e bağlı güçlerin insani yardımların kontrol noktalarından bölgeye girişine izin vermemesi sebebiyle bölgeye temel ihtiyaç maddeleri girmiyor. O yüzden gıda stokları bitmiş durumda. Bazı ihtiyaç maddeleri karaborsa yoluyla satılıyor. Fakat bu şekilde satılan ürünlerin fiyatları da çok yüksek. Bölgede iş imkanlarının çok kısıtlı olması sebebiyle insanlar hayatlarını idame ettirmelerine yarayacak bir kaynak bulmakta zorluk çekiyorlar. Dolayısıyla bölgede yaşayanların büyük çoğunluğu açısından karaborsada satılan ürünleri almak tamamen imkansız. 

Doğu Guta’nın çatışmasızlık bölgelerine dâhil edilmesinin üzerinden yaklaşık altı ay geçti ve bu süre içinde bölgeye insani yardımın sokulması, bu konudaki engellerin kaldırılması gerekiyordu. Eğer kuşatma kaldırılsa ve insanî yardımların sokulmasına imkân tanınsaydı şimdi bölgenin durumu nispeten daha iyi olacaktı. Fakat maalesef şu anki durumunun altı ay önceki durumundan daha kötü olduğu ifade ediliyor. Çünkü Baas rejimi bölge üzerindeki kuşatmayı kaldırmadı ve insanî yardımların girmesini engellemeye devam ediyor. 

Uluslararası mekanizma ve Astana anlaşmalarının garantörü olan ülkeler devreye girse ve Doğu Guta’yla ilgili ittifakın uygulanması için Baas rejimini zorlasalar açlıktan ölümler son bulabilir. Fakat ne yazık ki anlaşma tamamen kağıt üzerinde kalmış durumda ve açlıktan ölümlerin son bulması için söze gelir bir şey yapılmıyor. Baas rejimine baskı yapılması ve anlaşmanın gereğinin yerine getirilmesi için Doğu Guta’nın sesi  olmak gerekiyor. Çünkü bu bölgede insanlık dışı vahşi kuşatmadan dolayı sessiz ölümler devam ediyor. 

 

  •  mardili mardili27 gün önce
    Sayın hocam Allah cc razı olsun.İnne lillehi ve inne ileyhi raciun ümmet kafirlerin zalimlerin elinde esir düştü ummetin durumu iyi değil ama inşaallah bu durum kıyamete kadar devam etmez Allahın izniyle ümmet suurlanacak bu durumdan kurtulacaktır.Selam ve dua ile