7. Astana görüşmeleri

03 Kasım 2017 Cuma

Kazakistan’ın başkenti Astana’da Suriye’yle ilgili olarak düzenlenen görüşmelerin yedinci turu 30-31 Ekim 2017 tarihlerinde gerçekleştirildi. Daha önce gündemde epey yer tutan ve zihinleri bayağı meşgul eden Astana görüşmelerinin bu kez çok fazla gündem oluşturmaması dikkat çekti. Bizim gördüğümüz kadarıyla bunun en önemli sebebi Astana görüşmelerinde alınan kararların pratiğe yansımaması ve büyük ölçüde kâğıt üzerinde kalmasıdır. Örneğin bundan önceki Astana görüşmelerinde çatışmasızlık bölgelerinin sayısının dörde çıkarılması ve İdlib’in de bu bölgelere eklenmesi kararlaştırılmıştı. Fakat kararın alınmasından iki gün sonra üstelik anlaşmanın garantör ülkelerinden olan Rusya tarafından İdlib’e saldırılar düzenlendi. Bu saldırılar bir diğer garantör ülke durumundaki İran’ın da işine geliyordu. Dolayısıyla ondan herhangi bir tepki beklenemezdi. Üçüncü garantör ülke olan Türkiye’nin sergilediği tutum da saldırıların engellenmesi için yeterli olmadı. O yüzden saldırılar devam etti. 

Çatışmasızlık bölgelerine dahil edilenlerden biri de Şam’ın taşrasında yer alan Doğu Guta’dır. Ayrıca bir bölgenin çatışmasızlık bölgesi ilan edilmesinin tek amacı orada silahların susturulması değildir. En önemli amaçlarından biri de o bölgeye insani yardımların artırılması için bir koridor açılmasına imkân verilmesidir. Fakat Doğu Guta’nın çatışmasızlık bölgesi ilan edilmesinin üzerinden altı ay geçmesine rağmen üzerindeki muhasara kaldırılmadı. Bu bölgede bugünkü durum altı ay öncesine nispetle daha kötüdür. Her gün çocuklar açlıktan ölüyor. Sağlık hizmetleri verilemiyor. 

Durum böyle olmakla birlikte yine de Astana’daki görüşmelerin devam ettirilmesini Suriye’nin yararına görüyoruz. Astana görüşmelerinin yedinci turuna garantör ülkeler olarak Rusya, Türkiye ve İran heyetlerinin, Baas rejiminin ve askeri muhalefetin temsilcilerinin yanı sıra gözlemci olarak BM, ABD ve Ürdün temsilcileri katıldı. 

Bu görüşmelerin ana gündem maddeleri tutuklu ve esirlerin serbest bırakılması ve muhasara altındaki bölgelere kesintisiz bir şekilde insanî yardım akışının sağlanması konularıydı. Ancak bu konularda müşahhas bir anlaşma sağlanamadı. Anlaşma sağlanamamasının sebebi ise Baas rejiminin sergilediği tutumdu. Rusya ve İran’ın Baas rejimine herhangi bir baskı yapmaması da bunda etkili oldu. Fakat garantör ülkeler bu konularda çalışma yapmaya devam edeceklerini bildirdiler. Bu esas gündem maddelerinde anlaşma sağlanamaması Astana görüşmelerinin yedinci turunda belirgin bir şey ortaya konulamaması anlamına geliyor. 

Toplantının sonuç bildirisini okuyan Kazakistan Dışişleri Bakanı Kayrat Abdrahmanov, önceki turlarda belirlenen gerginliği azaltma bölgelerinde ateşkesin büyük ölçüde sağlanmasından memnuniyet duyduklarını söyledi. Ancak dediğimiz gibi bu bölgelere yönelik saldırılar tamamen durmamıştır. Özellikle Doğu Guta üzerindeki muhasaranın devam etmesi de ciddi sıkıntılara neden olmaktadır. 

Abdrahmanov’un dikkat çektiği bir husus da garantör ülkelerin DEAŞ, Nusra Cephesi, El-Kaide ve onlarla bağlantılı örgütlerle mücadelede kararlı oldukları hususuydu. Suriye’de hâlâ kan dökülüyor olmasının gerçek sebebi ise Baas rejiminin ve ona destek veren ülkelerin saldırgan tutumudur. 

Abdrahmanov tarafların Rusya’nın teklifi üzerine BM gözetimindeki Cenevre süreciyle uyumlu olarak Suriyeliler arasında ulusal diyalog kongresi düzenleme konusunu değerlendirmeye karar verdiğini söyledi. 

Abdrahmanov’un yaptığı açıklamaya göre Astana görüşmelerinin sekizinci turu önümüzdeki ayın yani Aralık 2017’nin ikinci yarısında düzenlenecek.