Süper Lig ve şampiyonluğun denklemi

27 Eylül 2017 Çarşamba

Ligin ‘altıncı’ haftası geride kalırken, yaşanan hakem, futbolcu, yönetici ve teknik adam davranış ve söylemleri diğer ‘haftalardan’ farksız değil. Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan maç, sezonun en önemli karşılaşması olarak adlandırıldığında ister istemez gündem oluşturmasıyla birlikte, tartışılması gerekiyor...

PALABIYIK’IN PERFORMANSI

Karşılaşmanın hakemi Ali Palabıyık... Gözlemcisi Hamza Işın hakeminin performansına ‘zor bir maç’ anlayışıyla yaklaştığı için, göstermediği kart ve vermediği penaltıya rağmen geçerliliğini koruyup, maç almaya devam edecek FIFA kokartlı hakem Palabıyık. Maç Vodafone Stadyumunda olsa durum aynı olur muydu? Evet...

Ev sahibi olmak ayrıcalık ise, Palabıyık bu ayrıcalık ‘takdir’ hakkını kullandı dersek abartmış olmayız. Ne olacak şimdi, Beşiktaş tarafından Ali Palabıyık da ‘kara’ listeye mi alınacak? Alsa da neticenin değişmeyeceğinden emin olabilirsiniz!...

Cevabın sağlamasını yapalım; ‘Derbiyi, bugün akşam Atletico Madrid ile Chelsea arasındaki mücadeleyi yönetecek Cüneyt Çakır veya Bursa-Galatasaray maçından tam not alan Fırat Aydınus yönetseydi...’ itiraz eden olur muydu? Sorunun cevabı, sürecin devamı niteliğinde olduğu için, inanın kararlara ‘itiraz’ noktasında değişen bir durum olmazdı. Öyle ise geriye ne kalıyor; ‘Futbolumuzun kaderinde var tartışmak’ Ne gibi? Sorunun sağlamasını açılımla yapalım...

KARTAL LİGİNİ KÜÇÜMSÜYOR MU? 

Tüm bunları dillendirirken, şu soruda aklımızdan geçmedi; ‘Beşiktaş kendi ligini küçümsüyor mu?’ Sorunun geçerliliği ve cevabını ‘Devler Ligine Porto galibiyetiyle başlayan Kartal’ın dün akşamda Alman ekibi Leipzig karşısındaki mücadelesiyle daha iyi anlamış olduk’ sanırım! Tüm bu yaşanan olayların ışığında, Kartal’ın ligin ‘favori’ isimler arasında olacağını söylemek ‘gerçeğin’ iz düşümü. Peki, bu sürece kimler ‘çomak’ sokmak ister?..

PROFESYONEL OLABİLMEK Mİ!

Caner Erkin... Fenerbahçe’nin eski, Beşiktaş’ın yeni futbolcusu. Karşılaşma öncesinde her iki taraftarın ilgisini çekecek saha içi ‘hareketleri’, maç başlamadan oyuncunun hedef alınmasını sağladı. Futbolcunun kendi ektiğini biçmesiyle örtüştü. Mücadele başladığında ise ‘protesto’ durumu ortaya çıkıyor. Adımız ‘profesyonel’ olsa da, yaptıklarımızın karşılığı amatör/acemiliğe çıkıyor. Öyle ise futbolcunun ‘muhatap’ kaldığı durumu yadırgamaması, kesilecek faturaya da rıza gösterme mecburiyeti var...

Mahmut Uslu... Fenerbahçe’nin yöneticinin Beşiktaş maçı sonrası ‘açıklamaları’ olay oldu. Nasıl olmasın ki? Uslunun sarf ettiği ‘Arsen Orman’ ifadesi, sözcüklerde karşılık bulunmaya çalışıldı. Eğer söylenen söz kaynak araştırması gerektiriyor ise, iyi niyet taşıyıp taşımadığı karşılık bulması zor değil. Öyle ya takımı maçı kazanmış. Ona rağmen yapılan açıklamalar Uslu’nun ‘Kulübün kendisini mahkemeye vereceği?’ sorusuyla muhatap kılıyor. Her zaman olduğu gibi şimdi gözler Futbol Federasyonu Ceza Kurulunda. Ne mi olacak ya hak mahrumiyeti, ya da para cezası. Sayın Mahmut Uslu, çok değil bundan dört ay önce bu kez Basketbol Federasyonu Ceza Kurulunca ‘Müsabaka görevlilerine yönelik hakaret ve sözleri sebebiyle’ 24 gün hak ve 10 bin lira para cezası almıştı. İşleyen süreçle birlikte değişen ‘uslanmayan’ yöneticiler için kocaman bir ‘hiç’...

KARTAL HIRS KURBANI OLUR MU?

Şenol Güneş... İsmi Türk futboluyla özdeşleşmiş ‘efsane’ Şenol Güneş. Öyle ki adı Türkiye’nin en muhteşem stadyumlarına verilmesi, yaptığı güzel işlerin ne kadar ‘takdir’ gördüğünün ‘adeta’ yansıması. Sahadaki mücadelenin ‘hırsına’ kapılıp öfkenin frenlenememesi ‘ne profesyonellik’ ne nede, bu durumun sahadaki temsilcisi ‘Şenol Güneş hocaya yakıştı’ dersek, abartmış olmayız! Fenerbahçe karşısında Quaresma’nın üç dakika içerisinde atılmasına ne demeli? Başarılı futboluyla, çok değil bir hafta önce ‘övgüler’ yağdırılan oyuncu, bir kez daha ‘hırsının’ kurbanı oluyor ve oyun dışı kalıyor. Hollandalı oyuncunun ‘iyi’ gününde olması ve devamı Şenol Güneş’e bağlı derken, Güneş’in bir nevi ‘hırsının’ kurbanı olup Fenerbahçe maçını tribünde tamamlaması!. Şampiyonluğun en önemli adayına yakışmadığını söyleminin yanı sıra, bu sezon ‘Beşiktaş’ın en büyük rakibi kendisi’ tezindeki haklılık payımızın son örneği oldu....

 

  • AbdullahAbdullah1 ay önce
    Kadın güreşçi meselesini atlamayalım, futbolda sorun yok, kadınlar oynamıyor zaten ama güreş öyle mi? Sayı günden güne artıyor, olmaz, geleneklerimizi dinamitlemesinler.