THY- Euroleague

Sporun yaşayan efsanesi; Sadık Oflu

15 Aralık 2017 Cuma

Sporun içersinde, milli ve manevi değerlerimizle bezenmiş temsilcilerimizi köşemize taşımaya devam ediyoruz. Mübarek Cuma gününün bereketiyle birlikte, spor aracılığıyla verilmek istenen mesajın boyutunu ayrıntılarıyla irdelemek gerekiyor. Diyanet’in bile, ‘uygun değil’ fetvasını vermesine rağmen bayan güreşi halen devam ediyor,  bayanları yarı çıplak vaziyetteki kıyafetlerle ‘spor’ adı altında müsabakalarda yarıştırılıyor ise, uygulamalardan kimin nasıl kazanç sağladığını iyi analiz etmek gerekiyor. Ülke insanımızın ortak ‘değerlerini’ zedeleyen, yok eden uygulamaları, yasaklanması adına ön plana çıkarmak, çözüm yolları sunmak lazım. Tüm bunların yanı sıra kazanım sağlayacak uygulamalar da yok değil. İşte, o değerleri yaşayan ve yaşatan kişi, savunma sporlarının usta spor adamı Sadık Oflu. Tıpkı Cemal Kamacı, Kenan Sofuoğlu gibi hayatı ‘belgesel’ yapıp, asımın nesli için örnek olmalı. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, kamu ve özel sektördeki tüm yöneticiler için ders niteliği taşıyacak, 40 yıla sığdırılan efsane Kick Boks ustası, Milli Takım Baş antrenörü Sadık Oflu hocamızla yaptığımız hoş sohbetimizden satır başları;

NEDEN UZAKDOĞU SPORLARI

Karate, Tekvando, Judo, Muay Thai, gibi hemen hemen hemen bütün dövüş sanatlarını yaptım, hepsinde de siyah kuşak seviyesindeyim. Benim istediğim şu, bütün Uzakdoğu sporlarının özünü bir yerde toplamak. Sporun güzel bir hizmet olduğunu, gençleri çeşitli kötü alışkanlıktan kurtaracak en etkin rollerden biri olduğunu gördüm. Ondan dolayı spor hayatımın parçası oldu...

AİLENİN TÜMÜ SPORCU

Hanımım, kızlarım ve oğlum, ailecek Kick Boksun içindeyiz. Spor bizim için yaşam tarzı. Haftanın 7 günü spor salonunda geçiyor günümüz. Başarıyı yakalayıp,  zirvede kalabilmek için Bir Amerika, İngiltere, Fransa gibi ülkeler günde 2 saat çalışıyorlarsa, biz bilimsel ve  daha çok, günde 3 saat çalışmalıyız. Her sene 8-10 sporcuyu Milli Takıma kazandırmaktayız. Bu başarı bilinçli ve sabırla çalışmayla elde edilecek bir neticesidir...

BİLİMSEL DESTEK DE ŞART

Öncelikle teknik açıdan dünyadaki bütün gelişmeleri yakinen izliyoruz. Kendimize prensip ettiğimiz bir görüşümüz var ‘Her zaman, her insanın öğrenebileceği bilgisini geliştirecek bir şeyler vardır.’ Bizim amacımız kişiyi dövmek veya canını yakmak değil, birinci derecede spor yapmak. Dolayısıyla bu şekilde eğitim vererek sporcu yetiştirirsek, hem vatana, hem millete, hem dinimize faydalı bir nesil ortaya çıkmış olur...

SAKAL VE BAŞÖRTÜSÜ SERBEST

Evvelden tesettürlü kimseyi maça almıyorlardı, yasaktı. Şimdi memuriyette bile tesettür ve sakallı insanlar var, elhamdülillah. Yıllardır Milli Takımda dövüştüm, yenilgim olmamasına rağmen dışlandım, Milli Takımdan ‘kesilme’ durumuna geldik. Dünya Şampiyonası seçmesindeyim. Sakalım uzun diye, dört beş kez kestirmeye gidip geldiğimi biliyorum. Allah’a hamd olsun, nereden nerelere geldik. Tesettür ve sakal konusunda herhangi bir kısıtlama ve sıkıntımız yok, onları aştık. Başarının kıyafetle değil, çalışmayla olduğunu göstermiş olduk. Sakallı, başörtülü görürler ve ‘Sizden başarılı sporcu olmaz...’ denilirdi. Hamd olsun, başarı hususunda biz şu an zirvedeyiz. Böylelikle onların teorilerini çürütmüş olduk...

HARAMLARDAN UZAKLAŞMAK, 

BAŞARI DEMEK

Benim dinim; içki, kumar, gece hayatı vs. haramları yasak ediyor bana. Spor otoriteleri de diyor ki, dinimizin yasakladığı şeyler sporculara son derece zarar veriyor. İslam’ı yaşayan kişi, sporda başarılı olacak kişinin beden sağlığına kavuşuyor. Biraz da çalıştı mı, Allah’ın izniyle başarı kendiliğinden geliyor. Bugüne kadar 12 Dünya Şampiyonu çocuk yetiştirmişiz. Benim çocuklarımın  yüzde doksanı namaz kılan çocuklar. O köhneleşmiş zihniyet artık bitti, elhamdülillah...   

SELAMLAMA SECDESİ BATILDI 

VE KALDIRDIK

Karate branşına ilk başladığımda selamlama vardı ve secde ediliyordu. Uzakdoğu sporlarının kökeni Budistlere, rahiplere, din adamlarına dayanıyordu. Adamlar dinlerinin propagandasını bu branşlar aracılığıyla yapıyorlar. Her organizasyonda Avrupa ve Dünya Şampiyonu çıkarıyorsun. Yurtdışındaki sporcular sizi gördüğünde, takım olarak eli ayağı titriyor ise bu güçtür. Orada yumruğunuzu masaya vurup, istediğinizi yaptırabilirsiniz. Kick Boksta secde selamını kaldırıp, yumrukla selamlamayı uygulamaya koymak, bunun en bariz örneği...

 

YORUM YAZ