Sporcularımız hangi dini ritüelin kurbanı?.

09 Şubat 2018 Cuma

Ritüel, uygulamalarda alışkanlık haline gelen hafızalardır. Dini, mesleki, politik, yasal gibi, ritüellerin birçok çeşidine rastlamak mümkün. ‘Spor ile ritüellerin ne bağlantısı olabilir?’ sorusuna karşılık ararken, doğru bildiğimiz yanlışlara rastladığımızda, mübarek Cuma günkü yazılarımızda bu konuyu taşımadan edemedik. Tıpkı bayan güreşi rezaleti, tıpkı Nike’nin sporcular için başörtüsü ürünü üretme projesi gibi. Vücudunun tüm hatlarını, giydiği kıyafetle sergileme durumuna gelen bir sporcunun başını kapatma ihtiyacı, hangi içgüdüsel davranış sonucu ve ne derece doğru? Ve bunu fırsata, ticarete dönüşmek, rant peşinde olanlar. ‘Haramın azı da çoğu da bir…’ hassasiyetinden hareketle, spor aracılığıyla nasıl bir ‘etkileşim’ içinde olduğunu görmek mümkün. Özellikle Uzakdoğu sporları olarak tanımlanan branşlarının ‘bazılarında’, dini ritüellerin devam ettirilme ısrarcılığı, genç, saf, temiz beyinlere şüphe düşürme açısından kaygı verici. ‘Hak yoldan ayrılan, şeytanla dost olmaya aday’ gerçeğiyle hareketle, bu düşünce yapısını oluşmaması için, problemin kaynağının ne olduğu bulunarak, gerekli ‘neşterin’ vurulması kaçınılmaz. Doğruya ulaşmanın ne kestirme ve kesin sonucu, söz hakkını konunun uzmanına bırakmak. Uzakdoğu sporlarındaki dini ritüelleri, kendi branşında uzman olan Ali Akbulut hocamızla paylaştık. Akbulut’un “İslam dini açısından bir ‘beden ve ruh eğitimi tekniği’ olarak sporlarla uğraşmak uygun görülmüş hatta övülmüştür. Yüzmeyi, cirit atmayı, koşuyu her Müslümana tavsiye eden Peygamberimiz, başka tanrılara secde ettirilen bir sporu tavsiye etmiş olabilir mi?” sorusuyla aradığımız Uzakdoğu Sporlarındaki dini ritüelleri ağırlıklı sohbetimizi, satır başlıklarıyla siz değerli okuyucularımızla paylaşmak istiyoruz;   

EY SPORCU MÜSLÜMAN, TEHLİKENİN FARKINDA MISIN? 

‘14 yaşından beri sporun içerisindeyim. 1996 yılından itibaren kendi geliştirdiğimiz VASEKA yöntemi ile Uzakdoğu sporlarını İslami hale getirmeye çalışıyoruz. Burada önemli olan bu dînî ve felsefî unsurlardan hangilerinin bizim dinimize ve kültürümüze uygun olup olmadıklarının belirlenmesidir. Örneğin; Aikido’da olduğu gibi sporcuların birbirlerine karşı secdeye benzer bir ritüeli yerine getirmelerinin İslam Dini açısından doğru olduğunu söylemek mümkün değildir.”

‘RÛKU’ VE ‘SECDE’ ŞEKLİNDE SELÂMLAMA

“Bilhassa Uzakdoğu sporları olarak bilinen dövüş sporları, müsabakanın başındaki seremonide, sporcuların hem birbirlerini hem de hakem ve seyircileri ibadet rükunlarından olan “Kıyam”, “Rüku” ve “Secde” şeklinde kemal-i tâzim ile eğilerek selamlama (Tachi Rei; Za Rei) şekli bir Müslüman için uygun olmayan bir selamlama şeklidir. ‘Buda’ya dua ederlerken kullanılan bu hareket sporculara zorunlu tutuluyor. Biz nasıl ‘Selamun Aleyküm’ diyorsak onların da dini selamlamaları bu salonlarda bizim sporcularımıza mecburi yaptırılıyor.” 

PARA KAZANAMAYIZ KAYGISI ETKİLİ OLUYOR

 “Bu sembolleri değiştirin diyoruz; para kazanamayız, kimse gelmez kaygısı yaşanıyor. İşte bu noktada yapılması gereken beden ve ruh eğitimi ile ilgili bir teknik olarak bu sporların alınması, ancak İslam inancına, kültürüne ve felsefesine aykırı olan dini ve felsefi yönlerinin İslam anlayışına uyarlanmasıdır. Erkeklerin şort boylarının uzaması gerekiyor. Kızlarımızın vücut hatlarının belli olmaması gerekiyor. Keşke bu noktalarda seslerini yükseltebilse federasyonlarımız. Dışarda kızına sarılan bir adama kızan baba, kızının ödül aldığı şampiyonluk töreninde bu sahneyi ayakta alkışlıyor. Spor bizim için elbette çok önemli. Ancak dinimizin emir ve yasaklarına ters düşmeyen (tesettür, şirk selamlaşma, yüze vurma, kumar, ibadetlere -namaz, oruç gibi- engel olmama ve kumara sebep olmadıkça) bütün spor çeşitlerinin İslami olduğunu unutmamamız gerekiyor... İslam’a uygun bir spor için, bütün insanlarımızın bilinçlenmesi gerekiyor. Salonlarda başka dinlere ait semboller varsa bunu oradaki yetkililere söyleyip, hassasiyet geliştirmeliyiz. ‘Burada Ying yang var, selamlaşmalar dini ritüeller taşıyor, ben neden çocuğa Allah’tan başkasına secde ettireyim. Burada bir Kore bayrağı var. Ben çocuğuma bu bayrağa selam verdirtmem hocam’ dememiz gerekiyor…” 

YORUM YAZ

  • İlke kindoİlke kindo11 gün önce
    Allah razı olsun sizden hocam. Uzun zamandır aikido yapıyordum. Lakin bu eğilip selam vermeler falan çok kanıma dokunuyordu. İmanlı bir müslüman olarak artık karar verdim. Bırakıyorum bu illet sporu . İmanı bütün hocalardan başka döğüş sporları öğreneceğim. Selametle.
  • Erdal SelimoğluErdal Selimoğlu11 gün önce
    Spor branşlarında ki dinimizle uyuşmayan yanlışları anlatırken din spora karşıdır algısı oluşturmamak lazım dinimiz ile uyuşmayan davranışların kaldırılması spora ve sporcuya zarar vermez ilgili kurumlar bir araya gelip son halini belirleyebilirler. Her şeyimizle dini yaşayalım yayalım anlayışı olması gerekendir bu çelişkilerin tartışılmasıda abes değildir burada spor kalksın denilmiyor spordaki yanlışlar kalksın deniliyor müslüman baskı yapmamak kaydıyla ikaz eden hatırlatandır.
  • MehmetMehmet11 gün önce
    Bende Ali hocanın öğrencisiyim, 4 aydır yanındayım, önce den gittiğim spor salonlarında ki o çirkin görünüm yani ( kız ve erkek aynı yerde ) insanların tanrı diye taptığı putlara verdikleri selamı bizlerede verdiriyorlardı çok şükür kurtulduk böyle yerlerden, rabbim böyle dini ve manevi sporların yani vaseka gibi sporların devamını getirsin...
  • VatandaşVatandaş11 gün önce
    Dizilerde reklamlarda o kadar ırza bakma özendiriliyor hatta hükümete yakın tv lerdeki haber sunucuları bile harama teşvik verirken haramzadelik 12 13 yaşına kadar inip nesil yok ediliyorken uğraştığımız şeylere bak
  • AliAli12 gün önce
    gecerlı bır kaygı... klasık muzık konserlerı sonunda ıcracı seyırcıye ruku derecesınde egılıyor. klasık muzık sevmeme ragmen, bu sebeple konsere gıtmıyorum mesela. hiçbir dının rııtuelı degıl ama bızım dınımızın rıtuelıne ters (ruku sadece Allaha yapılır).